1. YAZARLAR

  2. Mehmet Ali Eskipostalcı

  3. CHP'li Vekil Haddini Aştı!
Mehmet Ali Eskipostalcı

Mehmet Ali Eskipostalcı

Haber/Yorum
Yazarın Tüm Yazıları >

CHP'li Vekil Haddini Aştı!

A+A-

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (SAV) bir hadisinde şöyle bahseder: 'Her doğan çocuk fıtrat üzere doğar. Sonra anne babası onu Yahudi, Hıristiyan veya Mecusi yapar.' Bu hadise göre dinimiz İslam'da dünyaya gözlerini açan her bebeğin sağ kulağına ezan, sol kulağına ise kamet (camide, cemaatin namaza kalkması için okunan ezan) okunur. Bebeğin kulağına ezan ve kamet okunması bebeğin dua ve Allah ile ilk kez tanışması demek olduğu için önemli bir sünnet olarak kabul edilir. Bu sayede bundan sonraki hayatına Müslüman olarak devam edecek olan bebek, dini İslam'a ilk adımını atar. Zamanla yaşı ilerleyen çocuk, aklı ermeye başladıkça aile büyüklerinin yanında saf tutarak namaz kılmaya çalışır, okumayı öğrendiği zaman ise yaz tatilleri döneminde dini bilgilerini pekiştirme adına Kur'an-ı Kerim kurslarına gönderilir. Burada namaz surelerini ve Arapça harfleri öğrenen çocuk, daha sonra ise Kur-an'ı Kerim okumayı öğrenmesine binaen arkadaşlarına adına fergab dediğimiz çeşitli ikramlarda bulunur. Bu sayede Kur-an'ı Kerim öğrenmek için de diğer çocuklar teşvik edilmiş olunur. Akıl baliğ yani ergenlik yaşına gelen bir çocuk ise o zamandan sonra dininin gerektirdiği emir ve yasakları yerine getirmekle mükelleftir.

***

İslam'a ait bu önemli bilgilerimizi tazeledikten sonra, şimdi konuya ilişkin esas meselemize gelelim. Geçtiğimiz günlerde 27. Dönem Cumhuriyet Halk Partisi Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde, Milli Eğitim Bakanlığı onayı ile Server Gençlik ve Spor Kulübü tarafından başlatılan 'Haydi Çocuklar Camiye' isimli proje hakkında bir konuşma yaptı. Konuşmayı hatırlayalım: Bekir Başevirgen, "6-13 yaş arası erkek çocukların camiye alıştırılıp 5 vakit namazın camide cemaatle kıldırılmasının sevdirilmesi ve çocuklara cami sevgisinin aşılanması amacıyla Milli Eğitim Bakanı onayı ile Türkiye genelinde yaklaşık 2 bin 500 camide uygulanacak 'Haydi Çocuklar Camiye' kampanyası başlatılmıştır. Anayasamızın 41. maddesi ile çocuk hakları, 42. maddesi ile eğitim hakkı güvence altına alınmıştır. Anayasamız ve taraf olduğumuz uluslararası sözleşmeler bütün olarak değerlendirildiğinde, etkinlik adı altında ideoloji empoze edilmesi, çocukların düşünce ve vicdan özgürlüğünün ihlal edilmesi demektir. Milli Eğitim Bakanı'na soruyorum: Söz konusu proje ile çocuklarımıza eğitim-öğretim anlamında ne kazandırılması planlanmaktadır? Katılım aralığı 6-13 yaş olarak belirlenmiş bu projenin bu kadar küçük yaştaki çocuklarımıza nasıl bir fayda sağlayacağı düşünülmektedir?" 

***

Elindeki bültene bağlı ve aceleci bir konuşma gerçekleştiren Başevirgen'in çocukların camiye gitmesinden duyduğu rahatsızlık aşikar. Bana göre CHP'li vekil bu konuşmayı gerçekleştirirken büyük ölçüde haddini aştı ve büyük bir skandala imza attı. Burada Başevirgen'e şu soruyu sormak istiyorum: "Şayet ki biz Müslüman isek, şayet ki dinimiz İslam ise çocuklarımızın namaz kılmaya teşvik edilmesinden daha güzel ne olabilir? Bana göre Meclis ortamında konuşulması gereken çok daha önemli konular varken, Başevirgen'in namaz ve çocuk üzerinden oluşturmak istediği bu polemik, yaklaşan yerel seçimler öncesi gerçek gündemin saptırılmaya çalışılmasından başka bir şey değildir.

***

Benim bu eleştirilerime karşılık, bazı vatandaşlar da diyebilir ki, "İyi güzel hoş da, camiye sırf hediye alabilmek için gelen çocuklar, proje bittiğinde camiye bile uğramıyorlar." Haklı olabilirsiniz, ama şu da bir gerçek ki, yaklaşık 50 bin çocuğa ulaşması hedeflenen bu projede bir çocuk dahi kazanılırsa bu bizim kazancımıza olacaktır. CHP'li Bekir Başevirgen'in 'ideoloji empoze edilmesi' tabirine karşılık, 'Ağaç yaş iken eğilir' atasözü üzerine namazın da bir eğitim olduğunu hatırlatıyor ve projeyi sonuna kadar destekliyorum. Bu arada projede herhangi bir katılım zorunluluğunun bulunmadığını da hatırlatmakta fayda var...

***

5 Eylül 2017 tarihinde kaleme aldığım 'Evlatlarınıza Sahip Çıkın' isimli köşe yazımda şu cümleleri sarf etmiştim: "Toplumsal yapımızda yaşanan yozlaşmalar gün geçtikçe etkisini artırmaya başladı. Örf, adet, gelenek ve göreneklerinden hızla uzaklaşan yeni bir nesil ile karşı karşıyayız. Geçmiş yıllarda yapılması büyük ayıp olarak görülen eylemler, günümüzde oldukça sıradanlaştırıldı insanoğlunun gözünde. Teknolojinin hızla gelişmesiyle birlikte bozulan ahlak ve maneviyat, yerini sapkınlığa bıraktı tabiri caizse..." O gün kurduğum bu cümlelerin anlamını gün geçtikçe daha iyi anlıyoruz. Ne yazıktır ki, teknolojinin insanımızın hayatına yerleşmesiyle birlikte toplumumuzdaki bozulmalar gün geçtikçe artar oldu. Bugün teknolojiyi yerinde ve gerektiği şekilde kullanmak yerine tablet ya da akıllı telefon başında yabancı kökenli programlar üzerinden amaçsız videolar çeken ve bu videoları sosyal medya hesaplarında paylaşan bir nesil ile karşı karşıyayız. Şimdi söyleyin bana, İslam düşmanı milletlerin bizi kendi öz değer, ahlak ve maneviyatımızdan hızla uzaklaştırmak istediği şu dönemde, çocuklarımızı küçük yaştan itibaren İslam'ın ışığında iyi birer evlat olarak yetiştirmekten duyulan rahatsızlık niye? Yorum sizin... 

Minik Öykü'yü unutma

Bu arada hatırlatılması gereken önemli bir konu daha var. İzmir'de lösemi teşhisi konulan 3,5 yaşındaki Öykü Arin Yazıcı'nın yaşama tutunması için henüz uygun bir donör bulunamadı. Minik Öykü gibi birçok çocuğumuz şu an kendisine uygun ilik naklini bekliyor. Öykü'nün zamanı daralıyor, Kızılay'a kan bağışında bulun, duyarsız kalma...

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.