1. YAZARLAR

  2. Mustafa Güden

  3. Cihangir Bey Hangi Batıla Hizmet Etti? (2)
Mustafa Güden

Mustafa Güden

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Cihangir Bey Hangi Batıla Hizmet Etti? (2)

A+A-

 

SP Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’nun Cihangir İslam beyin konuşmasında ‘haklılık aramaya yönelik’ açıklamaları da dikkat çekiciydi. “15 Temmuz gecesi daha Cumhurbaşkanı çağrı yapmadan sokağa çıkan ve sabaha kadar darbecilerle mücadele eden bir insanın bu duruşu aşağılaması akla mantığa sığar mı?” diyerek vekili savundu. Bu arada Mili Gazete Cihangir İslam’ın 15 Temmuz gecesinde sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlara da yer verdi. Cihangir bey ikinci İstiklal Zaferinin kazanıldığı gece saat 23.57’deki mesajında, “Hiç AK Partili olmadım ama demokrasi ve hukukun düzeni adına sokağa çıkıyorum. Her vatandaşı sokağa çıkıp karşı koymaya davet ediyorum” demiş. Bizim esas ilgimizi çeken ve Cihangir beyin zihin dünyasındaki bulanıklığı ortaya koyan ise aynı gece 23.28’de paylaştığı mesaj. Bakın ne demiş Cihangir bey: “Demokrasinin, meşru hükümetin yanındayız. Sandığa sandık, sokağa sokak, tokata tokat. Hukuk düzeninin, meşruiyetin ve demokrasinin yanındayız!” Dikkat edin; 15 Temmuz hainliğinin yaşandığı gece “Demokrasinin, meşru hükümetin yanındayız” diyen Cihangir bey, Milletvekili seçilip kürsüye geldikten sonra, fikir değiştirip “15 Temmuz akşamı iki batılın çatışmasını seyrettik” diyor! Oysa ihanet gecesinde olanları seyretmemiş, kendi mesajlarından anlaşıldığına göre –batıl saydığı- iki saftan birinde yer alıp mücadele etmiş! İster hezeyan deyin, ister galeyan ama Cihangir beyin zihni berrak değil. Hele Botancı’nın, ‘DEAŞ kafası’ tespiti doğruysa durum daha da vahim.

Erdoğan’ın Hadim’ül

Haremeyn vurgusu

Gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın Suudi Arabistan’ın İstanbul Başkonsolosluğunda öldürülüp adeta buharlaştırılmasından sonra, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan cinayete ilişkin kapsamlı bir açıklama yapmıştı. O konuşmasında Erdoğan Suud Kralından bahsederken birkaç defa vurgulu bir şekilde ‘Hadim’ül Haremeyn’ ifadesini kullandı. Cinayeti işleyenler Suud Hükümeti mensupları olarak görünmesine rağmen; Erdoğan’ın ‘Hadim’ül Haremeyn’ vurgusu ‘Suud içindeki derin yapıyı’ işaret ediyor olmalıdır. Amerika’nın açıkça tehdit ettiği Suudi Arabistan her bir yandan kuşatılmış ve teslim alınmak isteniyor. Öyle anlaşılıyor ki derin ABD yapısının Suud’da inisiyatifi tamamıyla ele alabilmesinin planları yürütülüyor. Kaşıkçı’nın cesedinin parçalanıp asitle eritildiği veya yakıldığı gibi insanlık dışı ihtimaller konuşulurken önemli soru da bizden gelsin; Özel timin götürdüğü gizemli bavullardan birinde, filmlerden de aşina olduğumuz meydan okuma sahnelerindeki gibi, Kaşıkçı’nın herhangi bir uzvu Suud Kralına gönderilmiş olabilir mi?” Malum, tam da o günlerde Trump, Suud Kralına, “Sizi biz koruyoruz. Biz olmasak orada iki hafta bile oturamazsınız” dediğini kendisi ifşa etmişti.

KOSKİ’den

bir istek var

Geçen hafta bir ziyaretimizde, duyarlı bir vatandaş ‘KOSKİ ilgililerine iletilmek üzere’ bir istekte bulundu. Aynen aktaralım;“KOSKİ şoför ve operatörlerinin görev yaptığı Selçuklu Tesislerinde barınma mekanları çok kötü vaziyette. Civarda görev yaptığımız için görüyoruz; 40-50 kadar işçi etrafı naylonla çevrilmiş, kameriye gibi bir yerde yazın tozda, güneşte, kışın ayazda, karda görev yapıyor. Oradan geçip manzarayı gördükçe bizim içimiz yanıyor. Su faturalarından biraz da bu garibanlara pay ayırıp, ısınıp serinleyecekleri bir yer yapsınlar.”

Elçiye zeval olmaz.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.