Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Çin – Şanghay

A+A-

Yıllar önce gördüğüm Çin ile alakası yok, vahşi kapitalizmin estirdiği rüzgârı süper güç olmak için kullanmayı başarmış bir komünist ülke. Londra’da yaşadığım 1997-2001 arasında gündemdeki en cazip konuydu uyuyan dev Çin, çünkü uyuyan dev uyanıyordu artık. Kapitalizmin aptal, ahmak yüzünü de bu vesile ile görme fırsatı buldum, daha çok kazanmak için uyuyan devi dürtüp, iştaha getiriyorlar sonra dev uyanacak, uyanıyor, uyanırsa neler olur gibi bir sürü haber, araştırma, tartışma. 
*
Kapitalist ülkeler yoksul Çin’in ucuz işgücünü öyle bir kullanmışlar ki, Çin’e yuvalanan batılı fabrikalar bu fakir ve eğitimsiz insanları, birkaç nesil sonra dünyaya açılan ve kendilerine işveren kapitalistlerin en büyük rakibi yapacak tecrübeyle donatıvermiş. Nasıl bir çelişki? Kapitalizm Çin gibi bir pazarı kaybetmenin sersemliğini atlatamadan Çin global pazarlarda kapitalistlerin en büyük rakibi oldu. Günü daha zengin yaşamak için her yolu mübah gören batı kapitalizmi yarını nasıl da kaybettiğini anlayamadı bile. Çin sermayesinin ABD pazarında yaptığı satın almalar 12 milyar dolara ulaşmış 2013 yılının ilk 9 ayında. Bunun yanında rezerv olarak ABD dolarına 1,5 trilyon dolar ile en çok yatırımı yapan ülke Çin, ABD’nin en büyük rakibi olmasına rağmen en büyük destekçisi de oluyor istemeden.
*
Komünist yönetimi ile en liberal ülkeleri bile geride bırakacak seviyede kapitalist olmayı başarmış bir ülke Çin. Bir avuç pirinç için çalışan nüfus bir yana hayallerini aşacak kadar kazandığı parayı nereye harcayacağını şaşıran zenginlerini tatmin etmekte zorlanan tarafı ile kapitalist ötesi bir ülke Çin. Parasını düşük değerde tutarak ihracatını sürekli artırıyor. Bu sayede kazandığı zenginlik ile de cazip fırsatlar sunan bir pazara dönüşüyor. Riskleri olan bir pazar. Ama risk demek ateşin içindeki fırsatı alacak kadar cesur olmak demek Çince’de. Katıldığımız fuarda ilk ziyaretimize gelenler Çin Milli Uçak Projesi’nin satın alma şirketinden. 2020 yılına kadar A-320 muadili uçakları jet motorları dâhil yüzde yüz Çin malı olarak üretmekmiş amaç. Tedarikçi firmalar arıyorlar, duyurmuş olalım.
*
İlk geldiğimiz 1992 yılında Hong Kong, İngiliz Krallığı’nın bölgedeki sömürgelerine ulaşmak üzere kiraladığı ve bölgede parmakla gösterilen heyecan verici bir ticaret merkeziydi. 1999 yılında kira süresi dolup Çin’e devredildiğinde Hong Kong’un sönükleşeceği konuşuluyordu. Ancak Çin öyle bir uyanmış ki yeni rüya şehirler kurmaktaki hızı ile dünyanın dudağını uçuklatıyor. Bulunduğumuz Şanghay şehri göz kamaştıran gökdelenlerini, 20 milyonu aşan nüfusun trafiğini kaldıran yolları, çok katlı kavşakları ile çok güzel desteklemiş.
*
Eğitim umuttur diyor Çin. Çevrenin temizliği ve düzeni dikkatimizden kaçmıyor, gizliden bir imrenme hissediyorum. İnsanlarda bir sistem, bir kural saygısı hakim. Aksi olsaydı, böylesine kalabalık bir şehirde yaşam kaosa dönerdi zaten. Şu dinsiz saydığımız insanların temizliği ve düzenini kuramayan Müslüman ülkeleri hatırlıyorum. İçim buruluyor.
*
Çin yemeklerine değinmedik, çünkü önceki gelişimizde böcü börtü arasında ne yiyeceğini şaşırıp aç kalan bizler, bu sefer ezogelin çorbasının kralını, kebabın kralını tatma fırsatı bulduk Kebab King Restoran’da. Ankara’da doğmuş, Avustralya’da yetişmiş ve Çin de yaşayan genç bir işadamı Ali Gökçimen sayesinde akşam yemeklerimiz dert olmaktan çıktı. Bir gün yolunuz düşerse Şanghay’a, uğrayın derim; Ruijin – Julu kavşağında.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.