Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Cumhur

A+A-

Başkan mı seçeceğiz Cumhurbaşkanı mı tam olarak anlaşılamamış Cumhur tarafından ama bizim adam olsun da kim olursa olsun motifi ile kimi seçecekleri konusunda kavganın derinliklerine koşar adım gidiyor herkes. Mesele Cumhur veya memleket meselesi olmaktan çoktan çıkmış, mesele benim adamım meselesine dönmüş durumda.
*
Bu seçimde özel bir durum var; Siyaset için bir araya gelmesini asla beklemediğimiz CHP ve MHP’nin ortak bir aday üzerinde anlaşmış olması, biz göremesek de vatan için, millet için, gelecek için gerçekten vahim bir durumların var olduğunu düşündürecek cinsten.
*
Cumhur, ne 90 yılda Cumhuriyet’in, ne de 65 yılda demokrasinin kıymetini anlayabilmiş değil daha kötüsü Allah’ın 1400 yıllık öncesinden gelen OKU, akıl et, ibret al, düşün emirlerinin gereğini yapma konusunda da yeterli bir çabaya girebilmiş değil. Ama ipi dışarıdan mı içeriden mi bilinmez, kerameti kendinden menkul bazı hocaların ağzına bakmakta birbiri ile yarışıyor. Düşünen insan az biraz.
*
Eğer bir ülkede, kültür, sanat ve bilimden çok siyaset konuşuluyorsa biliniz ki o ülke geri bir ülke o insanlar da cahil insanlardır demiş birisi. Katılırsınız katılmazsınız bilmiyorum ama çıkan gürültüde konuşanlar kendi sesini bile duyamıyorsa bu karmaşa ancak cambaza yarar…
*
Demokrasi erdem sahibi insanların harcıdır. Cahil ve belli merkezler tarafından kolayca güdülen toplumlarda demokrasi gelişmediği gibi çoğunlukla gereksiz, hatta kötü bir şey olarak algılanır. Elbette o toplumların da gelişmesi beklenemez. İnsan denen varlık toprak altındaki karanlık ile eşref-i mahlûkat aydınlığı arasında farklı konumlarda olduğu için, çoğunluk hangi seviyede ise toplum onların alabildiği seviyede ışık almaya razı olmak zorunda kalır.
*
İnsanlar fikirleri, olayları, bilimsel sonuçları bırakıp kişiler üzerine konuşuyorsa durumun vehameti biraz daha artar. Örneğin (duyumlara ve iddialara göre) Ekmeleddin İhsanoğlu hakkında, babası Cumhuriyet devrimlerini kabul etmediği için Türkiye’yi terk edip Mısır’a yerleşti diye eleştiri üretenlere, acaba bu milletin evladı Kubilay’ın kafasını kesen insanlık ve İslâm’dan nasipsizlerden birinin (rivayetlere göre) torunu olduğu iddia edilen Bülent Arınç’ı nerenize sığdırıyorsunuz? Cevap alabilir miyiz?
*
Sayın Başbakanımızın da sevdiği üzere, geçen yazımızda olduğu gibi Hz. Ömer’den bir kıssa ile bitirelim; Hz Ömer Cuma hutbesinde konuşurken, cemaatten birisi “Ya Ömer seni dinlemiyoruz” der. Hz Ömer nedenini sorunca, itiraz eden şahıs “Üzerindeki elbisenin kumaşı son savaşın ganimetleri arasındaki bir kumaştan ve herkese bir gömleklik kumaş dağıtılmışken, sen elbiseye yetecek kumaşı nereden buldun? Kendine fazla mı ayırdın? Bunun hesabını vermeden bizden itaat bekleme! der… Bunun üzerine Hz Ömer oğlunu çağırır ve ona söyletir, “Ben hissemi babama verdim ve bu sayede babam Hz Ömer elbiseye yetecek kadar kumaşa sahip oldu…” Bu açıklamayı takiben, cemaat “Ya Ömer devam et, seninleyiz” derler.
*
Ya Başbakanımız, seçildiğiniz zaman sürekli önünüze getirilecek ve makamınızın meşruluğunu tartışılmasına sebep olacak şeyleri temizleyip, adil şekilde Başbakanlık mumunu da söndürüp kendi mumunuz ile bu yarışa devam etseniz, sizin için de millet için de daha hayırlı olmaz mı?

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.