1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkçı

  3. Cumhurbaşkanımızın Büyüklüğü
Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Cumhurbaşkanımızın Büyüklüğü

A+A-

İnsanları kandırmak kolaydır, zor olan insanları kandırıldığına inandırmaktır. Çünkü insan kandırıldığını kolay kabul edemez. Egosu buna izin vermez. Hatta insan inandığı şeyin yalan olduğunu itiraf etmemek için yalanı savunmaya yardımcı olacak kişi ve bilgilerin peşine bile düşebilir. Egosunun esiri olan kişi polemik ve demagoji ile durumu kurtarmaya çalıştıkça daha da batar ve kendisine güvenenleri de yanında aşağı çeker. İnsan egosu bildiğimizden daha vahşi, daha güçlü ve daha tehlikeli olabilir.

*

İnsanın, egosunu yenip tersine kararlar alması takdire şayan bir başarıdır. Sayın Cumhurbaşkanımız bunu birkaç defa başardığını gösterdi. Egosunu ezerek kandırıldığını söyledi; İslam düşmanlarına hizmet eden gizli bir örgütün İslami cemaat görüntüsünde İslam’a hizmet ettiğine inanması konusunda. Emperyalist İslam düşmanlarına uşaklık eden bir hainin veli, mürşit, yüce bir hoca efendi olduğuna inanması konusunda, terörist başının barış güvercini olduğuna inanması konusunda, şanlı ordumuzun subaylarına kumpas düzenleyen savcıların iddialarının doğru olduğuna inanması konusunda… … Kandırıldığını kabul etti.

*

Bir insanın kandırıldığını kabul etmesi büyüklüktür hem de yüksek mevkilerdeki insanların bunu yapması daha büyük bir büyüklüktür. Peki, kandırılmış olabileceği başka konular yok mudur? Örneğin tarih konusunda… Tarihi yalancı gösterip, yerine kendi yalanlarını dolduran hainlerin sözlerine kanmış olamaz mıyız hep birlikte? Ya da demokrasinin İslama uygun olmadığını veya şirk olduğunu söyleyen sahte ve hain hocalara, üstatlara kanmış olamaz mıyız? İslam düşmanı emperyalistlerin sinsice zihinlerimize attığı İslam görüntülü fitne tohumlarını yeşertmeye çalışanların cübbeleri, takkeleri, sarıkları, sakalları bizi kandırmaya devam ediyor olamaz mı?

*

Hayati konularda bu kadar kolay kandırılabilen bir milletin içinden çıkan ve öğretmen, imam, bürokrat, müsteşar, subay, bilim adamı, milletvekili, bakan, başbakan, cumhurbaşkanı olabilen kişilerin bundan sonra bari kandırılmasını önlemek için ve hatta sonraki dönemlerde gelecek olanların da kandırılmasını önlemek için neler yapmalıyız? Nereden başlamalıyız?

*

Başbakan, Cumhurbaşkanı konumuna çıkabilen insanların, devletin kurumlarını ve sistemini adalet içinde tarafsız bir şekilde çalıştırmak yerine tek adam olma ve kendi yandaşlarını kayırma çabalarını insan fıtratından gelen bir anlayış ile izah etmek mümkün olabilir ama bunun vatana ve millete zarar vermemesi için kandırılmalarını engelleyecek tedbirlerin alındığından da emin olmak isteriz elbette.

*

Milletin yetiştirdiği beyinleri farklı düşünüyorlar diye, bizim gibi düşünmüyorlar diye dışlamaktan vazgeçerek başlayabiliriz örneğin. Hem de Peygamber Efendimizin; ümmetim arasındaki fikir ayrılıkları bir nimettir anlamındaki “ümmetimin ihtilafı rahmettir” hadis-i şerifine de uygun davranmış oluruz böylece.

*

Bir adım ileri giderek milletin içinden çıkan gelişmiş, yetişmiş kişilerin parti başkanlarının seçimi ile değil milletin seçimi ile milletvekili olabilmelerini sağlayacak düzenlemeleri başlatabilir Sayın Cumhurbaşkanımız…

*

Geleceğimiz olan çocuklarımızın taze ve temiz dimağlarını şeyhlerin, hoca efendilerin, sahte mürşitlerin insafına ve şefaatine teslim etmeyip, akıldan, bilimden ve Sünnetullahtan ışık alan bir eğitim sistemi kurma çalışmalarını başlatabilir hükümetimiz…  Selametle…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.