Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Cumhuriyet

A+A-

Türkiye Cumhuriyeti’nin 96. yaşını kutlayacağız yarın. Yüzyılı doldurmaya sadece 4 yıl kaldı… Kutlu olsun. Şehitlerimizin kanı ile çizilen sınırlarımızı kabul etmeyen İslam düşmanları, sınırlarını cetvel ile çizdikleri devletlerin desteğini alarak bizden parça koparma planlarını hala sürdürüyorlar. Planlarının başarısı için insanlık düşmanı terörü besliyorlar. Sonra maskelerini çıkarıp insanlık adına konuşmalar yapıyorlar. İçimizden öğrenmeyi, düşünmeyi bilmeyen birilerini de kolayca kandırıyorlar komplo teorileri ile.

*

Türkiye Cumhuriyeti yüzüncü yaşını görmesin gibi planlar içinde oldukları belli bunların. İçlerinde bizden birilerinin olduğu da belli… Onlar bu planlarına karşı, dünyayı yöneten milletler arasına girebilmemizi sağlayacak yumuşak güç olan eğitimin kalitesini artırması gereken bizlerin ise henüz eğitimin tanımını bile doğru yapamamış olması ne acı. Öğrenmek yerine kanarak hareket edenlerin kime hizmet ettiği de belli.

*

Sadece eğitim mi? Demokrasinin de tanımı yapılmamış bizde. Bu yüzden demokrasiyi İslam’a karşı gibi gösteren karanlık güçler, iyi niyetli Müslümanları demokrasi düşmanı yapacak yalanlar ile kandırmaya devam ediyor. Demokrasi bir din değildir ve bu hali ile İslam’a karşı da olamaz, ancak Müslümanların insanca gelişmesini sağlayacak bir ortam sağlar. Doğru uygulanırsa!

*

Laiklik konusu da böyle; devlet işleri ile dini, yani işin özünde “siyaset ile dini birbirinden ayırmayı” ifade eden laiklik, sanki dinsizlikmiş gibi anlatılıyor bazı karanlık köşelerde. Laikliği dinsizlik gibi uygulayan karşı karanlık güçler de sorumlu bu yanlıştan. Laiklik anlamının temeline ‘dini siyasete alet etmemek’ konulmalı, böylece devlet inancını yaşamak isteyene karşı değil inancını gösteriş aracı yapmak isteyene karşı tedbir almalı. Yani kişinin, inancını başka kişilerin inancı üzerinde konuşmak için veya başka kişilere gösteriş yapmak için değil, güzel ahlakı geliştirmek ve topluma yaymak için kullanma bilinci teşvik edilmelidir, İslam’ın özü güzel ahlakı geliştirme amacına uygun olarak.

*

Yanlışlar ve yalanlar bunlar ile sınırlı değil. Türkiye Cumhuriyetini kuran iradenin başındaki Mustafa Kemal Atatürk’ü zehirleyerek öldüren masonların, bir yandan Atatürk’ün ölümünü büyük kurtuluş olarak kutlarken diğer yandan Atatürk’ün mason olduğu dedikodusunu yayması ve bu dedikoduya kanarak Atatürk’ün sağladığı ortama düşman olanlar var aramızda. Müslüman gibi konuşarak Atatürk’ün sağladığı imkanlar ile gelişirken mason yalanlarına ve düşman planlarına hizmet edenler var aramızda.  Ancak, Müslümanım diyenler bir daha düşünmeyi başarabilirse bundan sonraki hizmetleri düşmana olmayacaktır inşallah. Bunun için duyduğuna kanmadan önce düşünmek, işin aslını anlamaya çalışmak ve bir daha düşünmek yeterli.

*

Dünyanın en zor işi kandırılmış bir insanı kandırıldığına inandırmakmış. Demokrasi insanların kandırılması yerine öğrenmesini sağlayan bir sistemdir. Cumhuriyet ise kanmak yerine öğrenmeyi bilen insanlar elinde gelişir.

*

Cumhuriyetin son on yılında yaşananlar üzerinde bir daha düşünür ve olayların görünen yüzünden ziyade aslını anlamaya çalışırsak en azından eğitimi doğru tanımlamak için fırsatlar buluruz. Nice yüzyıllar kutlamak dileği ve duası ile.  Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.