1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkçı

  3. Cumhuriyet Kimsesiz mi?
Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Cumhuriyet Kimsesiz mi?

A+A-

Cumhuriyet, bir ailenin, aşiretin veya bir tarikatın, cemaatin milletin geri kalanı üzerinde kurduğu egemenliğe karşı “millet iradesinin” egemen olmasıdır. Bu hali ile Cumhuriyet kimsenin malı değil, tam tersine kimsesizlerin kimsesidir.

*

Bu durum “millet” tanımının doğru yapılmasını her şeyden daha önemli yapar. Zira kalıcı bir devlet de kapsayıcı İslam Ümmeti de doğru tanımlanmış “millet” üzerine kurulabilir. Millet tanımında yapılacak bir yanlış devlete veya ümmete geçerse büyük yıkımlara sebep olur.

*

Şu sözü tekrarda fayda var, hani “matematik bilmeyen insanlardan oluşan halklarda adalet gelişmiyormuş” ya, tarih bilmeyen insanlardan oluşan halklardan da millet oluşmuyor.

*

Arapların aşiret yapısından kurtulamadığı ortada ve kapitalist, din düşmanı güçlerin desteklediği bir aşiret Arabistan’ın yer altında ve yer üstünde olan her şeyine egemen. Diğer aşiretler bırakın muhalif olmayı, can ve mal güvenliklerini bile garanti altına alamıyor. Ya yandaş oluyorlar ya da yandaş görünmek zorunda kalıyorlar.

*

Türk milleti, İslâm dini hatırına millet tanımını Araplardan öğrenmek zorunda bırakılıyor… Millet tanımı doğru olmayanın, düşman tanımı da yanlış olur… Eksik ve yanlış bir tanımın bedelini Osmanlı’yı kaybederek ödeyen Türk milleti, yanlışı tekrar etmekten kurtulmak için ne yapmalıdır?

*

Müslüman olmadan önce devlet yönetiminde Kurultay geleneği sürdüren Türkler, din zannederek aldıkları bazı Arap gelenekleri yüzünden, Müslüman olduktan sonra kurdukları devletlerde Kurultay geleneğini bıraktılar. Buna razı olmayan Türkler, devlet yönetiminden dışlandı, topraklarından sürüldü. Saltanatı uğruna bu hatayı fark etmeyen padişahlar ile yandaşı olan devşirmeler devletin yıkılışına engel olamadı… Bir yıkıntı üzerine yenisini kurmayı başaran Türkler, şimdi de son kurdukları Türkiye Cumhuriyeti devletinde “milliyetsizleştirme” operasyonuna maruz kalıyorlar.

*

İslam dini hatırına Arap anlayışını devlete egemen kılmaya çalışan güçler, tam da emperyalist din düşmanlarının istediği gibi milliyetçiliği küçümsüyor ve dışlıyor… Bu projeye en büyük hizmet de nedense İslam maskeli tarikat ve cemaatlerden geliyor? Tarihte, bilim üreten üniversiteye karşı, ilim üretemeyerek yenilen medreseleri geri getirme hayalindeki kesim, yarışın çağımızda nasıl değiştiğini anlayamadı.

*

Öyle ki, karşısında mağlup oldukları bilimi dine karşıymış gibi göstererek İslam’a ihanet ettiklerinden bile habersiz olan bu kesim, demokrasiyi de İslam dışı gibi göstermekten utanmıyor. Peygamber Efendimiz (SAV) kendinden sonra liderliği soyundan birine bırakmamış, saltanat kurmamışken, Müslüman'ın Müslüman kanı dökmesine, Müslümanların bölünmesine sebep olan saltanatı dinimizin hangi kaynağına dayandırarak caiz gösteriyorlar?

*

Cumhuriyetimizin kimsesizlerin kimsesi olarak kalması için devletimizin cemaatler, tarikatlar, şeyhler, dervişler, müritler, mensuplar devleti olmaması ve devlet makamlarına birilerinin adamları değil, ehliyet, liyakat sahibi, işinin ehli milletin adamları gelmelidir.  Alnı secdeye gidiyor diye makam verilenlerin niyeti ortaya çıktığı halde, “secdeye niçin gittikleri” anlaşılmadı mı?

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.