1. YAZARLAR

  2. Mustafa Güden

  3. Değişim Ancak İçeriden Açılabilen Bir Kapıdır-1
Mustafa Güden

Mustafa Güden

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Değişim Ancak İçeriden Açılabilen Bir Kapıdır-1

A+A-

“Değişim ancak içeriden açılabilen bir kapıdır” Şirin Mine Kılıç’ın 2016 Nisan’ında birinci baskısını yapan ‘Benim Sevgili Başkanım Ekrem İmamoğlu’ adlı kitabın iç kapağına kondurulmuş, Terry Neil’e ait bu sözü bir kenara not edin.

Değişim ancak içeriden açılabilen bir kapıdır! Zihninizin bir kenarında dursun.

***

Çocukluğundan, gençliğine, hentboldan futbola geçişine kadar bütün dönemleri ‘tek ağızdan değil’, aile fertlerinin, arkadaşlarının, tanıyanlarının anlatımıyla kaleme alınmış. Kapağında da belirtildiği gibi kitapta adeta ‘sıra dışı bir liderin doğuşu’ muştulanmaya gayret edilmiş. Çocukluğundan beri onun, akıllı, çalışkan, zeki ve lider yapılı bir insan olduğuna, etrafındakilerle kolay iletişim kurduğuna, herkesi dinlemede mahir olduğuna vurgu yapılmış. Kitap Nisan 2016’da basılmış ve Haziran ayında ikinci baskı gerçekleştirildikten sonra Aralık 2018’e kadar çoğaltma ihtiyacı duyulmamış.

Aralık 2018’in ilk günlerinde İmamoğlu’nun adaylığı açıklanır açıklanmaz aynı ay içerisinde kitap ‘bazı eklentilerle’ peş peşe üç baskı yapmış. Nisan’da 2 baskı yapan kitap Mayıs’ta 8. baskıya erişerek ‘tekrarlanan seçim öncesi’ önemli bir tanıtım görevini yerine getirmiş.

 ***

Kitapta İmamoğlu’nun sıra dışı siyasetçi olmasının yanında sıra dışı kampanya yürüttüğü, sıra dışı belediye başkanı olduğu gibi vurgular yapılmış.  Dikkat çeken 5. Bölüm ise ‘Ben değil, biz diyebilen liderlik’ başlığını taşıyor.

Final bölümünde de tanıyanların, İmamoğlu için referans niteliği taşıyan ifadelerine yer verilmiş. Mesela, Trabzonspor eski Başkanı Özkan Sümer’in ‘İmamoğlu’nu Bordo Mavili yönetime nasıl aldığı ne gibi katkılar verdiği’ şeklindeki anlatımı Karadenizlilerin ruhunu okşamış olmalıdır.

***

Keza, Kürt meselesiyle ilgili tespitleri de Güneydoğu kökenli seçmenlerle gönül bağı oluşturma amacı taşıyor. Diğer bölümlerde AK Partililerin, MHP’lilerin, dindarların, azınlıkların İmamoğlu’nu neden desteklemeleri gerektiğine dair vurgulara rastlamak mümkün.

Görülüyor ki 2016’dan bu yana ‘İstanbul Belediye Başkanlığı için değil, Cumhurbaşkanlığı seçimleri için’ çok özel ve hassas bir çalışma yürütülüyor. İstanbul seçimleri, belirlenen isim için iyi bir PR fırsatıydı. Seçimin her iki raundunda da bunu başardıklarını söyleyebiliriz.

Geçen hafta karşılaştığımız İYİ Partili bir dostumuzun ‘İmamoğlu komünist filan değil, biliyoruz. Onu desteklemekte de sakınca görmedik, görmeyiz’ şeklindeki sözleri konsensüsün devamına dair önemli bir ipucuydu.

Yarın devam edeceğiz…

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.