1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkçı

  3. Demokrasi ve İletişim Medeniyeti-2
Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Demokrasi ve İletişim Medeniyeti-2

A+A-

Dün iletişimin önemine ve 4M, Münakaşa, Münazara, Müzakere, Müşavere adlı iletişim yöntemlerine değinmeye çalışmış, bir de bir kişinin konuşup diğerlerinin soru sorma hakkı bile olmadan sadece dinlediği, sorgulamaya kapalı, kandırmayı ve kandırılmayı kolaylaştıran ortamların bir iletişim yöntemi olarak değerlendirilemeyeceğini ifade etmiştim.

*

İlim, eğitim için değilse, iletişim medeniyetinin gelişmesi önünde engeldir bu ortamlar. İşlerine geldiği şekilde Allah’ın kelamını çarpıtarak, çarpık hadisler uydurarak her söylediğine sorgusuz sualsiz inanılmasını isteyenler toplumda iletişimin gelişmesini engellemekle kalmayıp İslam’a da zarar veriyorlar…

*

Bu tipler iletişim istemezler, kayıtsız şartsız kendilerine inanılmasını hatta biat edilmesini isterler. Bu tipler, Allah’ın insana en çok tekrar ettiğin “düşün, aklını kullan” emrinin uygulanmasını istemezler. Bu tiplerin milletlerin kalitesine etkisi büyüktür; ne kadar çok olurlarsa o kadar düşer kalite. Kaliteyi düşüren bunların sayısından çok bunları takip ederek, güç ve destek veren cahillerin çokluğudur ki; çimentoya katılan deniz kumunun çimentonun kalitesini düşürdüğü bir etki yaparlar. Hatırlayınız; 1997 depreminde yıkılan binaların çoğunda deniz kumu kullanıldığı raporlara girmişti.

*

Sorgusuz, sualsiz, kayıtsız, şartsız inanmak biattir ve biat ancak peygamberlere yapılır. Liderlere biat edilmez, liderlere itaat edilir. *Biatte peygambere karşı sorgulama olmaz. İtaat edilen lider gerektiğinde sorgulanabilir. *İtaat eden takipçilerin de itaat ettikleri liderin kanuna, ahlaka ve akla-mantığa aykırı emirlerini yerine getirmeme hakları vardır.

*

Sağlıklı iletişim, düşünme ve sorgulama ile doğrudan alakalıdır. Bir defa dinleyip inandığı insanın her söylediğini doğru kabul eden kişiler, kandırılmaya açıktırlar ve önyargılı hale gelirler. Önyargılı insanlar düşünmeyi bırakır, ezberci ve takipçi olurlar.

*

Bilgi ile karar veremeyenler duyguları ile davranmaya ve inat ile hareket etmeye meyillidirler, kendilerine anlatılan gerçekler için delil isterken sağlıklı bir delilin ne olduğunu dahi bilmeyen acıklı bir durumuna düşerler. Bu tiplerin bir medeniyet geliştirmesi beklenemez, ancak başka medeniyetlere ya yancı olurlar ya da parazit.

*

İman ederken bile düşünerek ve mutmain olarak iman eden insanların kalabalığa uyarak veya kandırılmış halde iman edenlere üstünlüğü bundandır. “Bilenler ile bilmeyenler hiç bir olur mu?” (Zumer 9)…

*

Kendi içinde sağlıklı iletişim kurabilen medeniyetler, kendi içinde sağlıklı bir iletişim kuramayan medeniyetlere üstün gelmişler. Çünkü farklı fikirlerin doğru iletişim şartlarında karşılaşmasından doğan enerji uzlaşma, bilgi, adalet, demokrasi, işbirliği, bilim, teknoloji ve kalkınma gibi şekillerde ortaya çıkarak medeniyetleri geliştirmiş. Bu enerjiyi ortaya çıkaramayanlar ise kavga ve gürültü içinde boğulmuş, yok olmuş gitmişlerdir.

*

Sonuç, kavgaya götüren münakaşa gelişmiş insana yakışan bir iletişim yöntemi değildir. Bilinmelidir ki; iki tarafın kavgasında kazanan hep üçüncü taraf olur…

*

Fikri ve tercihi ister evet olsun ister hayır olsun, insana yakışan müzakere, münazara veya müşavere yöntemlerinden birisi ile iletişim kurmaktır.

*

Çünkü vatan tektir ve birlikte yaşamamız gerekmektedir. Selametle.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.