1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkçı

  3. Demokrasi ve Matematik
Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Demokrasi ve Matematik

A+A-
Bizim bir Hacı İbrahim Dayımız vardı, Allah rahmet eylesin. “Kime oy verdin diye soranın daaaa kime oy verdiğini söyleyenin deee…” diye devam ederdi... Çünkü dostlar, akrabalar arasında yapılan, daha doğrusu yapıldığı zannedilen siyaset şuculuk, buculuk seviyesini aşamıyor. Şunlar, bunlar yani siyasetçiler atı alıyor, Üsküdar’ı geçiyor, yoluna gidiyor da dostlar arasındaki kırgınlıklar kalıyor.
*
Sosyal medyada da gözlediğim laf sokma seviyesindeki siyasi yorumlar, körlerin fil tarif ettiği gülmeli hikayeyi hatırlatıyor bana… Yarın, ‘Bak bak ben dediydim, gördün mü?’ diyebilmek için harcanan nafile çabalar ve sen ben, siz biz ayrışımı üzerinden ego tatminine hizmet eden ilkel yazılar ile yürütülüyor siyaset. Bunları bir yana bırakalım.
*
Demokrasi erdemli insanların işidir, birey olabilen insanların işidir, birey olamayıp, ancak “bir oy” olabilme seviyesine razı olan, kendi aklı ile değil de birilerinin fikirleri ile konuşanların başaracağı, kıymetini bileceği bir şey değildir demokrasi…
*
Matematik bilmeyen toplumlarda adalet gelişmiyor. Adalet yoksa kalkınma da beklemeyiniz, demokrasi de. Her fırsatta demokrasiye dil uzatanlar şu hesabın içinden çıksın önce: Geçerli 46 milyon 815 bin 600 oyun yüzde 40,92’sini alan AK Parti 550 milletvekili olan meclisimizde 259 milletvekili kazanıyor, yani yüzde 40,92 oy ile meclisin yüzde 47’sini alıyor. Buna karşılık, yüzde 16,25 oy oranı ile 79 milletvekili kazanan MHP, yüzde 13,42 oy oranı ile aldığı 81 milletvekili kazanan HDP’nin gerisinde kalıyor. Yani, yüzde 13, yüzde 16’dan daha büyük…
*
Demokrasiye dil uzatanlar, böyle bir aritmetik içinde oluşan demokrasiye dil uzatmadan önce bu akıl ve adalet yoksunu seçim kanununu düzeltme gücü olduğu halde düzeltmeyenlere birkaç soru sormalılar. Sormalılar çünkü sormadan sorgulamadan kabul edilen her şey insanın putu olur ilahı olur, Allah muhafaza. Elhamdülillah Müslümanım diyen insan sormalı sorgulamalı, kitabımızda emredildiği gibi OKUyup, DÜŞÜNmelidir. Hiç kimse övüldüğü kadar iyi, sövüldüğü kadar kötü olamaz. İnsan beşer, bazen şaşar bazen düşer, önemli olan kula kulluk etmeden insan onuruna yakışır şekilde düşünmek ve yaşamaktır.
*
Gelelim matematik konusuna, matematik bilmeyen toplumlarda adalet gelişmiyor. Adalet yoksa kalkınma da beklemeyiniz. Gelişmiş ülkelerde orta öğretimde matematik ve fen derslerindeki başarı oranı yüzde 30 yüzde 40 seviyelerinde olurken, OECD ortalaması yüde 12 olarak gerçekleşiyor, Türkiye'de ise bu başarı oranı sadece yüzde 5,9. 
*
Türkiye’yi tek parti ile yönetmekle övünen, yaptığı yollar ile, özelleştirmeler ile övünen AK Parti hükümetleri, milli eğitimde matematik ve fen dersleri ile çocuklarımızı geleceğe hazırlamak yerine Osmanlıca dersi koymayı akıl ederken, bu aklı nereden aldı acaba? Bu milleti düşünen insan geleceği düşünen insan eğer samimi ise Osmanlıca yerine Kur-an Arapçası bari koysa daha iyi olmaz mı, diye sormak yersiz mi olur?
*
13 yıllık hükümetleri döneminde, eğitimi geliştirmeyen, çarpık ve adaletsiz seçim yasasını düzeltmeyen AK Parti son 3-5 ayda seçim meydanlarında yazdığı kanun ile palas pandıras Başkanlık sistemine geçmeyi nasıl başaracaktı ki? Bu acele nedendi ki? Seçmenin bunu sorup, öğrenmeyi akıl etme hakkı yok mu ki?
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.