1. YAZARLAR

  2. Ahmet TAPU

  3. Demokrasi ve Siyaset Bağdaştırılabilir mi?
Ahmet TAPU

Ahmet TAPU

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Demokrasi ve Siyaset Bağdaştırılabilir mi?

A+A-

Evet dostlar, çok konuşulan ama hiçbir zaman sonuçlanamayan tartışma konuları olan bu iki kelimenin bağdaşması da bağdaştırılması da düşünülemez. Nasıl böyle kesin konuşuyorum onu da peşinen söyleyeyim. Türk siyasi tarihinde bu iki kelimenin bağdaştığı veya bu konuda bugünden daha iyi olunduğu bir dönemi yaşayan, duyan bilen varsa lütfen söylesin. Hiç ihtimal vermiyorum ve var diyeni de ispata davet ediyorum. Siyasi partilerde önümüzdeki günler 3 aşağı 5 yukarı kongrelerin yaşanacağı bir dönem olarak göze çarpıyor. Demokrasilerin vazgeçilmezleri olarak bilinen bu kurumlarda kongreler yöneticileri belirlemek için yapılır. Buzdağının görünen kısmı böyledir. Hâlbuki kongreye de kongrelerin nasıl yapılacağına da ve hatta kongrelerde kimlerin aday olacağına ya da olabileceğine sözüm ona tüzükler gerçek anlamda genel başkanlar karar verir.

***

Siyasi partilerde genel başkan hegemonyası kırılabilmiş değildir ve toplum olarak kırılması konusunda da herhangi bir hareketimiz de olmamıştır. Genel başkanlar idareyi ele almış ve toplum da onlara tabii olmayı kabullenmiştir. Bugüne kadar böyle gelen bu teamülün bugün değişmesi mümkün değildir ve bu düşünce yapısıyla da kısa sürede değişeceğini sanmıyorum. Çünkü toplum olarak yönetmeye çok fazla talip olmadık. Hep idare edilmeyi tercih ettik. Durum böyle olunca da uygulamada da sözde yasa ve tüzüklerden çok teamüller hâkim olmuştur. Elbette siyasi partiler demokrasilerin temel taşıdır ve ülke yönetiminde söz sahibi olmak için yola çıkmış en büyük sivil toplum örgütleridir. Fakat bu kurumlar kişilerle kaim olmamalıdır. Sonuçta her canlı ölecektir ve bunun vakti de hiç kimse tarafından bilinmemektedir. Öyleyse kurumları kişilerle idare etme yerine yasalarla kurumsallaştırarak idare etmeyi tercih etsek bu kurumların ömürlerini uzatmış ve sürekliliği dolayısıyla da uzun süreli istikrarı sağlamış oluruz.

***

Şu da bir gerçektir ki, ülkemizde siyasi partilerde görev almak sanki bir rant paylaşımı olarak algılanmakta ve burada görev alanların mutlaka bir pay sahibi olacakları düşünülmektedir. Sonuçta sivil toplum örgütlerinde görev alma gönüllülük esasına bağlıdır ve işin ruhu da budur. Buraları bir rant kapısı olarak görmemek gerekir. Bu makamları vatana ve millete hizmet olarak düşünüp böyle görev yapma gayreti içinde olanlara ne mutlu. Şunu da unutmamak gerekir. Nasıl olsa birileri bu görevi yapıyor benim işim değil düşüncesiyle siyasetten uzak durmamak gerekir. İyi, niyetlilerin siyasetten uzaklaşmaları art niyetli ve rant kapısı olarak görenlerin yolunu açmaktan başka işe yaramaz. Hasılı velkelam gönderdik buradan tüm siyasilerimize gönülden selam... Kongrelerin partilerimize, ülkemize ve milletimize hayırlar getirmesi dileğiyle tüm hizmet âşıklarını göreve davet ediyor, en iyilerinin kazanması temennisiyle kolay gelsin diyorum.

Hani bizim bazı veciz sözlerimiz vardır ya bunlardan birkaçı ile kapatmak istiyorum. ‘Bal tutan parmağını yalar’ ne olur yalamasın… ‘Böyle gelmiş böyle gider’ ne olur gitmesin… ‘Ben mi kurtaracağım memleketi nasıl olsa bir yapan bulunur’ demeyin siz olun.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.