1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkçı

  3. Demokraside Zindanların Rolü
Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Demokraside Zindanların Rolü

A+A-

Herkesin ağzında bir demokrasi, bir demokrat, bir özgürlük, bir adalet tanımı var, ama hiç kimse diğerini dinlemiyor, bu da çok seslilik değil gürültü yaratıyor, bu yüzdendir demokrasi kök salmıyor bu topraklara. Dördüncü güç olduğuna inanılan medyamız da, ait olduğu gurubun doğrularına hizmeti esas bilmiş, adaleti veya gerçekleri araştırıp halkı aydınlatma hizmetinde olmaktan çok uzakta. Bildiği gerçekleri de hükümete şantaj için elinde tutmakta. Belki de demokrasinin bize soğuk durması bu medya yüzündendir. İnsanlar samimi olarak inandıklarını konuşmuyorlarsa demokrasi niçin gelsin ki kendiliğinden? Konuşanlar da kendisi olarak değil de lideri veya efendisi adına konuşuyorsa o ülkede çok seslilik oluşması beklenemez zaten. Kalabalık olan az olanı ezmeyi bir yöntem olarak görüyorsa çok seslilik sadece gürültü doğurur. Peki, gerçekler ve adalet nasıl çıkacak ortaya? Adaletin olmadığı yerde demokrasi olur mu? Geçmişten gelen kin ve intikam duyguları ile etkiledikleri kitleleri yönlendirme gücüne sahip olanların insafına kalmışsa adalet ve demokrasi, biraz zordur ikna etmek ürkek demokrasiyi. Demokrasi sağlıklı ve tutarlı bir ortam ister, adaletin kişilere göre değil, evrensel gerçeklere göre işlediği ortamları sever, kişilere göre değişen, dönemlere göre eğilen bükülen kavramlar değildir adalet ve demokrasi.
Maalesef “demokrasi” ile “İslam” arasında kavga çıkaran ve bu kavgaya destek veren ne İslam’dan ne de insanlıktan nasiplenmiş insanların dilli düdükleri halkın beynini o kadar karıştırıyor ki, insanlar sadece kendilerine lazım olunca adalet veya demokrasi diye bağırıyor. Oysa kâmil bir Müslüman, kendisi için istediğini sadece lazım olunca değil her zaman başkası için de isteyebilen insan değil midir? Demokrasiyi, İslam üzerine doğmuş ama yabancı kültürlerde büyüyüp gelişmiş bir çocuk gibi görmek lazım. Burnunun ucunu bile göremeyen, beyinlerini başkalarına kiraya vermiş bireylerden bu çocuğa sahip çıkmalarını beklemek zorundayız. Çünkü karakter sahibi, kendisi olabilen, ikiyüzlü olmayan, erdemli insanların harcıdır demokrasi. Gazeteci Balbay’ın, milletvekili seçildiğinde bile uygulanmayan tahliyesinin, mahkûmiyet kararı çıktıktan sonra Anayasa Mahkemesi’ne yapılan şahsi bir itiraz ile uygulanabilir hale gelmesini nasıl yorumlamak gerekir? Adalet sistemimiz mi gelişti yoksa demokrasi anlayışımız mı? Aynı çarktan Başbakan geçmedi mi? Vicdanlarda hala izi duran İstanbul Belediye Başkanı’nı hapse attırmak “birilerinin istemediği adamı” Türkiye Cumhuriyeti’ne Başbakan yaptı, yolculukta Cumhurbaşkanlığı da görünüyor. Buradan, kâmil olmayan, bize layık olmayan insanların bizi yönetmiş olduğu sonucunu çıkarmak mümkün. Peki, kâmil olduklarını iddia eden şimdiki yöneticilerimizden öncekilerin yaptıkları hataları tekrar etmemelerini bekleme hakkımız yok mu? Elbette var, adalete kin ile intikam ile müdahale etmeyiniz. Tribünleri çalım atmalar ve güzel top çevirmeler ile etkilemek yerine paslaşarak, takımımızı süper lige çıkaracak golleri atınız.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum