1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkcı

  3. Dil, Düşünce Ve Medeniyet
Yılmaz Sandıkcı

Yılmaz Sandıkcı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Dil, Düşünce Ve Medeniyet

A+A-

‘Medeniyet demek bilimden önce iletişim demektir’ demiştim önceki bir yazımda. Çünkü bilimin temeli iletişimin, iletişim temeli ise dildir… Buna “değiniyorum” bugün. Eleştiri, yorum ve katkılarınızı bekliyorum her zaman olduğu gibi.

*

Tarihî birikim şöyle söylüyor veya böyle anlamamızı istiyor gibi geliyor bana; “Dil bozulunca adalet de bozulur! Adalet yoksa gelişme de kalkınma da olmaz, medeniyet de gelişmez…

Çünkü dil bozulursa önce iletişim bozulur, sözler düşünceyi anlatamaz hale gelir. Düşünce anlatılamaz ve anlaşılamazsa yapılması gereken görevler doğru yapılamaz. Görevler hakkı ile yapılamazsa kültür ve töre bozulur. Töre ve kültür bozulunca da adalet şaşar. Adalet yoksa halk da ne yapacağını şaşar... Güç güce yeten biz düzen hâkim olur… Sistem işlemez hale gelir. Anlık algılar ve anlık fikirler ile yaşamaya başlayan insanlar ham fikir ile proje arasındaki farkı anlamaz olur… İsraf başlar, millî kaynaklar heba olur… Haklı olan değil güçlü olan kazanır…”

*

Dil bozulunca, kendi içinde sağlıklı iletişim kuramayan bireylerden oluşan halklar kendi içine kapanır, yozlaşır ve vahşileşir. Böyle bir ortamda yaşayan bireylerin gelecek hayalleri söner, günü kurtarma derdi büyür, düşünen yoksa bilim de durur. Böyle halklar millet de olamazlar olsa olsa ancak başka medeniyetlere, medeniyet kurmuş milletlere maşa olurlar, köle olurlar, sömürge olurlar!...

*

Öte yandan “matematik bilmeyen toplumlarda adalet gelişmiyor” tespitini de yukarıda bir yerlere yerleştirmek gerekiyor bence… Konu dilden adalete bağlandı… Adaletten medeniyete…

*

Aslında iletişimi sağlıklı geliştirebilmek için, Düşünce, Bilim, Bilimsel düşünme, Adalet, İletişim, Medeniyet, Matematik, Gelişme, Kalkınma gibi kavramları iyiden iyiye tanımlayıp aynı kelime ile farklı şeylerin anlaşılmasını önlemek gerekiyor.

*

Zira birçok ortamda aynı düşünceyi savunan kişilerin kavgaya tutuştuğuna ve gereksiz yere ayrıştığına şahit oluyorum. Ayrışarak gelişemeyiz değil mi?

*

Matematik deyince, bilimsel düşünce deyince herkesin bilim adamı olması gerekiyor gibi anlaşılmasın. Bilimsel ve rasyonel (gerçekçi) düşünmeyi, hayvanlardan bir seviye daha kaliteli düşünme olarak anlamak yeterli ilk bakışta… Bunu sağlamak için de matematik bilmek gerekli ama bakkal matematiği yeterli olmaz. Soyut, uzaysal matematik de gerekli değil… Yeteri kadar, kararı kadar yani.

*

Dünyada aç, sefil ve geri kalmış ülkelerin çoğunun “Müslüman Ülke” adı altında sıralanmasından rahatsız oluyorum ve bu sefaletin sebebinin Müslüman olmak değil, Müslümanlaşırken farkına varmadan Araplaşmak olduğunu anlatmaya çalışıyorum.

*

İslam “dini” hatırına kendi “dilini” bırakıp Arapça diline geçenler, dini anlayamadıkları gibi kendi aralarındaki iletişimi de kaybettikleri için o duruma düşüyorlar diyorum. Konu uzun, yerimiz dar ama devam edeceğiz inşallah.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.