Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Dil Sürçmesi

A+A-

Cumhurbaşkanı tarafından, Türk Tarih Kurumu Başkanı yapılan kişi görevinden istifa etti.

*

İstifa etmesine sebep olan sözleri şöyle, “…15 Temmuz’da darbe teşebbüsüne karışmış, pişman olmuş, nedamet duyan kişilere de sahip çıkmamız, onları bu toplumun içine dahil etmemiz, kazanmamız gerekiyor". Sonra yanlış anlaşıldığını filan söyledi, özür diledi… Bazıları böyle bir pası alıp tevil ederek masum göstermeye çalışabilir…

*

Bir de “Cumhurbaşkanı isterse istifa ederim” diyerek çok daha büyük bir çam devirdi… Ve gitti… Gelen gideni aratmaz inşallah. Amin.

*

Merhum Erbakan Hoca’nın, “…bu Siyonistler, kendilerine sövdüre sövdüre siyonizme hizmet ettirir…” mealindeki uyarısı aklıma geliyor nedense.

*

Mayıs ayında şöyle yazmıştım; “…Dil sürçmeleri veya ağızdan kaçırılan sözcükler, gizlenen duygu ve düşüncelerin bazen kendini gösterme çabası bazen de zihinden taşması olabilir…” diyor bilim.  Yani, kişinin fikri neyse zikri de odur.

*

Bu dil sürçmeleri göründüğü kadar masum değildir, basit de değildir. Bazen stres altında ortaya çıkar, bazen de gücün verdiği rahatlıkta ortaya çıkar.

*

Bilimi dinleyen ve anlayan kişiler, minik bir sivilceyi görmezden gelmezler. O küçük silvilcenin, iç organlarda başlayan bir hastalığın habercisi olma ihtimalini de dikkate alırlar. Küçük işaretleri ihmal etmenin sonuçlarının çok büyük olabileceğini düşünürler. Dil sürçmesi ile ağızdan kaçan veya zihinden taşan sözleri küçümsemeyin! Sözcükler küçük şeylerdir ama büyük anlam taşırlar.

*

Bilim yerine ilim ile düşünenler, beklenmeyen(!) sonuçlar ile yüzleşmek zorunda kalırlar. Almadıkları tedbirlerin suçunu, verdikleri tepkiler ile gizlemeye çalışırlar. Ama kaybederler, kaybettirirler…

*

TTK Başkanlığına atanan kişi bir profesör ve böyle bir unvana sahip, böyle bir makama atanacak yeterlilikte olan kişinin, sözcüklerin önemini bilmesi beklenir. Ağzından çıkan sözleri, kulağının duyması da beklenir.

*

TDK Başkanının atanması da bir hayli tartışmalara yol açmıştı, sanki tarihe mesaj verir gibi atama yapıldığını düşünmüştüm  o zaman. Ancak, sünnetullaha ters düşmeden çalışan bilimsel tarih, bu yanlış atamayı, tükürürcesine çıkarıp attı içinden. Dışarıdan müdahale olmadan, kendi kendine oldu. Ders verir gibi…

*

“Atatürk düşmanlığının Türk düşmanlığı olduğunu ve Türk düşmanlığının ise İslam düşmanlığı olduğunu” anlamayan zihniyet, kendisini ne kadar gizlese de sünnetullaha dokunuyor… Tarihten ders almayı bilmeyenler bunu da anlamıyor.

*

Sinsi hain FETÖ ile mücadele ederken, bunların arkasından gitmeyen ama bunlar ile aynı yoldan gidenleri de görmeli devletimiz. Yoksa darbeci melunları bile masum gösterecek oyunlar ile karşılaşmamız kaçınılmazdır. Selam ve dua ile.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.