1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkçı

  3. Din, Bilim-Seçim, Demokrasi - 1
Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Din, Bilim-Seçim, Demokrasi - 1

A+A-
Bilinçsiz insana bilgi ne yarar sağlar? Farkındalık sahibi olmayan insan bilinç sahibi olabilir mi? Bilinç sahibi olmadan takvadan bahsetmek mümkün mü? Hiç kimse kandırıldığını kabul etmek istemez, kandıranlar da bunun ortaya çıkmasını istemez elbette. Dolayısı ile insanı düşünmeye götüren sorgulama yasak hatta günah olmalı. Çünkü düşünmek Müslüman insanın hakikati anlamasına kapı açacağı ve Allah’ın hakikatini anlayan Müslümanlar, liderlerin öğrettiği doğrulara hizmet etmeyi bırakacağı için düşünmek engellenmelidir.
*
Birileri bu görevi çok güzel başarmış, Müslüman görünümünde bazı hainler, insanımızı düşünmekten korkar hale getirmişler. ‘Çok düşünürsen, aklını da kaybedersin, imanını da kaybedersin’ diyerek korkutmuşlar. Düşünmeyi öğreten insanları da dışlamışlar. Ecdat hepten bırakmış düşünme işlerini ve şeyhine, hoca efendisine biat ederek kurtulacağına inanmış, torunlar da aynı yolda, dosdoğru yürüyor. Bir yerlerde yanlış yola sapmış, saptırılmış insanların dosdoğru gitmekte ısrar etmeleri hedefe ulaştırır mı?
*
Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak boş değirmen misali kendi taşını aşındırmak içindir. Bu yüzden değil midir Allah (CC) ilk emir olarak OKU demiş (öğren, bilgi edin) ama sonrasında namaz dahil bütün diğer emirlerden çok daha fazla olmak üzere DÜŞÜN, AKLINI KULLAN mealindeki emirleri tekrarlamış, tekrarlamış, tekrarlamış. Bir şeyhe bağlan ve onu dinle kaç yerde geçiyor? Anlayana!
*
Düşünmekten korkan insanın bilime bakışı nasıl olur ki? Aramızda Müslüman gibi gezen hainlerin dedeleri, Haçlılar ile başa çıkabilmek için artık biz de onlar gibi bilimde fende gelişelim diyerek dar-ül fünun yani fen okullarını kurmaya çalışan Osmanlı padişahlarını bile dinden çıkmakla suçlayarak, karanlık fikirlerini fısıltı ile günümüze ulaştırdıklarını nasıl anlatabiliriz? Dini sadece şekil ve ibadet olarak anlayan insanımıza nasıl anlatabiliriz bilimin dine rakip olmadığını! Aynı dedeleri gibi, oğulları da ‘En hakiki mürşit ilimdir’ diyen Mustafa Kemal’i dinsizlikle suçladılar. Suçladılar ki gelecek nesiller bilimi, fenni takip etmesin, düşünmesin ve birilerinin hizmetinde olmayı din zannetsin, boyunduruk altında olduklarını anlamasın… Aynı çizgiyi dünkü hainlerin torunları devam ettirmiyor mu günümüzde?
*
M. Kemal Atatürk, Kur’an-ı Kerim’e dogma dediği için dinden çıktığını iddia eden hainleri dinleyenler, açıp bir okumaz mısınız, dogma ne demektir? Lütfen bakınız, TDK dogma kelimesinin karşılığını şöyle veriyor: Dogma Belli bir konuda ileri sürülen bir görüşün sorgulanamaz, tartışılamaz gerçek olarak kabul edilmesi, doğruluğu sınanmadan benimsenen... İşte aynen Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi! Biz, kitabımız Kur’an-ı Kerim’i doğruluğu sorgulanamaz ve tartışılamaz bir gerçek olarak kabul ediyoruz. Bu kabulümüz bilim ile fen ile uğraşımıza niçin engel olsun?
*
Ey din kardeşim, din yolumuz ise bilim de o yolda önümüze çıkan engelleri, uçurumları, dağları aşmamız için gerekenleri geliştirmemizi sağlayan bir yardımcıdır. Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olanların sığındıkları rüyalar, rivayetler bizi bir yere götürmez. Bir daha düşünmeye değmez mi, birilerinin doğrularına hizmet için düşünmeden yaşamak mı yoksa Allah’ın hakikatini anlamak için düşünerek yaşamak mı? Yarın da demokrasi açısından bakalım inşallah.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.