1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkcı

  3. Dinin Temeli ve Direği
Yılmaz Sandıkcı

Yılmaz Sandıkcı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Dinin Temeli ve Direği

A+A-

Tarihte, kavimler göçü ile insanlar uzak topraklara taşındı, deniz aşırı gemilerin gelişmesi ile daha uzak ülkelere. Farklı insanlar birbirleri ile karşılaştı, bedenlerinde bulunan mikroplar da… Bu mikroplara karşı bağışıklığı olmayan insanlar hastalandı, salgın hastalıklar yüzünden milyonlar yaşamını yitirdi.

*

Günümüzde, sosyal medya benzer bir yayılmaya ortam sağlıyor. Fikir ile yayılan mikroplar zaman ve mekan sınırı olmadan kolayca ve hızla herkese ulaşıyor. Akıl ve düşünce dünyası yeterince gelişmemiş, bağışıklık sistemi oluşmamış insanların zihinlerine bulaşıyor.

*

Çocuklarımızın etrafına, fikir yolu ile bulaşan mikrop ve parazitlere dayanıklı bir koza örelim demiştik ve İslamın “çok temel esası” hakkında “az bir bilgi” ile sıkıcı olmadan zamanında uyandıralım çocuklarımızı diye eklemiştik.

*

Peki, çocuk kozadan çıktığı döneminde onu koruyacak olan nedir? Kozadan sonraki dönemde işe yarayacak bir de aşı mı bulsak acaba? Bu konuda “aşı” ne olabilir? Çocuklarımıza, düşünmeyi ve sorgulamayı ve işin aslını, esasını anlamaya çalışmayı öğretmek bu hastalık yayan fikir mikroplarına karşı bir aşı etkisi yapabilir mi?

*

Biz, düşünmenin bir aşı olabileceğini konuşurken, bize düşünmemeyi tavsiye edenler, düşünceyi İslam dünyasından kaldıranlar kimler? Müslümanlar neyi yanlış anlıyor? Nerede yanlış yapıyor? Allah insandan ne ister? Kur’an-ı Kerim’de “namaz” kelimesinin 47 defa geçmesine rağmen “düşün” kelimesinin 146 defa geçtiğini görüyorum. (Sayılar, meallere göre değişebilir ama akletmek, ibret almak, beynini kullanmak ifadeleri de düşün kelimesinin hanesine eklenmelidir).

*

Allah, insanlığa yol göstermek için gönderdiği kitabında insan ilk emir olarak “oku” demiş, en çok da “düşün”. Buna rağmen, biz Müslümanları, insan olmanın da esası olan düşünmekten uzaklaştıranlar kimler? Düşünme, bizi dinle, bize tabi ol,  diyenlerin amacı ne? Bunlar, düşüneni, soru soranı niçin dışlar, kötüler?

*

İslam dininin direği olan namazın üzerine dikileceği temeli niçin kuramadı Müslümanlar? Dinin direği namaz oluyorsa, Kuran’da namazdan kat be kat fazla üzerinde durulan “düşünmek” niçin dinin temelinde olmuyor?

*

Müslümanlar, temelsiz binaya direk dikerek bir yere varamasınlar diye bizi düşünmekten uzaklaştıranlar, bize kurdukları tuzakları da düşünmememiz sayesinde kolayca yutturuyor olmasınlar? Din adına konuşan herkesi hoca zannetmemiz ve onların sözlerine kolayca kanmamız da düşünmediğimiz için değil mi?

*

Sorular ne kadar çok olursa olsun, cevapları içinde taşır. Düşünmeyi, ister namaz direğinin üzerine dikileceği “dinin temeli” olarak görün, ister hastalıklı fikirleri yayan yalancılara karşı “aşı” olarak görün fark etmez. Bizim, İslam’ı anlamadan Müslüman olmaya çalışma aymazlığından kurtaracak olan budur. Devam edeceğiz inşallah.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.