1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkçı

  3. Diplomasi Sanat mı? Siyaset mi?
Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Diplomasi Sanat mı? Siyaset mi?

A+A-
 
Vatanımız jeo-politik ve jeo-stratejik bir konuma sahiptir diye öğrendik yıllarca. Ne anlama geldiğini anlamak için cevap vermemiz gereken soru şudur; dünya üzerindeki konumumuz bir avantaj mı, yoksa dezavantaj mı?
*
Coğrafya insan hayatında elbette çok önemli ve etkilidir. Çünkü günlük yaşamdan, kültüre, devletin yapısından, din içinde çıkan mezheplere kadar bir çok konu üzerinde belirleyici bir role sahiptir coğrafya . Buna ek olarak ticari açıdan kazanan bölge mi kaybeden bölge mi? Askeri açıdan huzur bölgesi mi gerilim bölgesi mi? İnsan açısından çalışkanlık mı, tembellik mi? Tüm bu değişkenleri dinamik bir şekilde etkileyen coğrafyada olmamız her politik hareketimizde stratejik bir derinlik ve istikrar gerektiriyor. Dolayısı ile coğrafi konumumuz bir avantaj mı yoksa dezavantaj mı sorusunun cevabı da bu strateji becerimizde yatıyor.
 
*
Bir futbol maçında, rakip kaleye gol atmak amacı ile topu en hızlı şekilde golcü oyuncuya ulaştırmak için yapılan planlı hareketler bütününü strateji olarak ifade edebiliriz. Bu süreç içinde topu kapan oyuncunun yaptığı anlık artistik hareketler, çalımlar ise taktik olarak ifade edilebilir. Seyirciden alkış almak için top çeviren veya golü sadece ben atabilirim düşüncesi ile hareket eden oyuncunun gol atmaya uygun arkadaşına pas vermek yerine topu rakip oyuncuya kaptırması da kuvvetle muhtemeldir…
 
*
Bulunduğumuz coğrafi konumun dünyanın akupunktur noktalarından birisi olduğunu dikkate alarak, dünya siyasetinde istediğimiz etkiyi yapabilmek, istediğimiz yankıyı alabilmek için stratejik politikalar üretmemiz gerektiği, taktik hareketlerin ise ters tepebileceği son derece aşikârdır. Bölgedeki hareketleri kontrol etmek isteyen birilerinin bize dost görünerek, bizdenmiş gibi görünerek, bizimle aynı amaca hizmet ediyormuş gibi görünerek kendi hareketlerini bize yaptırması ihtimalini de yâddan çıkarmamak gerekiyor. Böyle diplomatik manevraları anlamaz, atlarsak birileri bizim sırtımızdan sefa sürerken biz onlar için cefa çeken durumuna düşebiliriz.
 
*
Böyle bir durumda bunu düşmanlarımız yaptı, dış mihraklar yaptı diyerek şikâyet etmenin bir işe yaramayacağı da açıktır. Zira düşman düşmanlık yapmak için vardır. Düşmanı düşmanlık yaptığı için suçlamak yerine, bize zarar verecek şekilde düşmana fırsat ve imkân verdiğimiz için kendimizi suçlamalı, samimi bir özeleştiri ile durumdan ders almalıyız. Aksi halde strateji üretecek beyinleri yetiştiremediğimiz gibi taktik oyunları alkışlayan ilkel, geri beyinlerin hâkim olacağı coğrafyamızda, strateji üreten rakip beyinlerin hizmetçisi olma riskine atmış oluruz kendimizi.
 
*
Dünyanın öbür ucundaki komşumuz(!) ABD ve müttefikleri ile hareket ederek, Suriye rejimine müdahalede, komşumuz Rusya ile savaşın eşiğine kadar gelmemize neden olan dış politikamızın stratejik derinliği bu anlamda sorgulanmalıdır. Zira kendilerini zalim bir rejimden kurtarmak için yardım ettiğimiz Suriyeli kardeşlerimiz vatanlarını bir zalimden kurtarırken ölmek yerine kaçarken ölmeyi tercih ettiklerinden dolayı, dış politikamızın olgunlaşmayan şartlar üzerine oyun kurduğu ortadadır.
 
*
Ham meyveyi dalından kopardıktan sonra olgunlaştırmak mümkün değildir, ya çöpe gider ya da hayvan yemi olur, daha iyi bir sonuç çıkarmak için sanatsal bir diplomasi geliştirme zamanındayız.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.