1. HABERLER

  2. ÖZEL

  3. Doğa harikası Karadeniz
Doğa harikası Karadeniz

Doğa harikası Karadeniz

Muhabirimiz Samet Aktaş, Karadeniz temalı gezi yazısının ikinci kısmında Trabzon, Rize, Amasya ve Gürcistan Batum’u kaleme aldı…

A+A-

Trabzon Ayasfoya eşsiz bir sanat

Yazımıza isterseniz Trabzon ve Rize ile devam edelim. Karadeniz’in kalbi olarak adlandıran bu yerlere bence daha çok sahip çıkılmalı. Trabzon Uzungöl’ü Rize ise, Ayder Yaylası’nı barındırdığı için bence ekstra koruma gerektiriyor. Tabi bu konuya girmeden önce Trabzon Ayasofya’dan birkaç kelime bahsetmek isterim. Trabzon Ayasofya’da kilise olarak inşa edilmiş, günümüzde ise cami olarak kullanılmaktadır. Tarihi 1200’li yıllara dayanmaktadır. Fatih Sultan Mehmet tarafından 1461 yılında Trabzon fetih edilmiştir. Daha sonra camiye çevrilmiştir. Müzede Hristiyanlığın da simgeleri vardır. Hristiyanların sanatı da dikkat çekse de, Selçuklu sayesinde İslam sanatının da etkileri görülmektedir. Cami içine girmeden kolonların yukarısında mozaik çalışmalar yer alır. Bu mozaik çalışmalarda özellikle Hz. İsa’nın figürleri dikkat çekmektedir. O zamanın önde gelen Hristiyan dini adamları Hz. İsa’yı resimlerle anlatmaya çalışmıştır.

trabzon_ayasofya_muzesi.pngFigürlere dikkatli bakacak olursak, Hz. İsa’nın kıtlıkla mücadele eden insanları, kurtardığı görülür. Diğer bir figürde ise, doğal afetlere maruz kalan insanların Hz. İsa tarafından kurtarıldığı yer alır. Yani resimlerde anlatılmak istenen Hristiyanlık ve Hz. İsa’ya olan inancı artırmaktır. O zamanlar Hristiyanlar dini yaymak için resmetmişlerdir. Tabi Fatih Sultan Mehmet burayı da İstabulda’ki Ayasofya gibi camiye çevirmiştir. Ama kimsenin dinine ve inancına karışmamıştır. Avlusunda ise açık hava kilisesi bulunmaktadır. Trabzon Atatürk Köşkü ise, Soğuksu semtinde küçük bir çam korusu içinde yer alır. Yirminci yüzyılın hemen başında yaptırılmış 1923'ten sonra hazineye kalmıştır. Atatürk 1934 ve 1937 yıllarındaki Trabzon ziyaretlerinde, bu köşkte konuk edilmiştir. Yazlık bir köşktür. Bahçesi rengârenk çiçeklerle doludur.uzungol_lake_and_town.jpg

 

“Buraları korumak lazım”
Eskiden hatırlarsanız Trabzon Uzungöllü takvimler de ya da resimlerde küçük bir cami dikkatimizi çekerdi. Evet şimdi ise o cami var ama yanında ise birçok yapı dikkat çekiyor. Yani öyle bir çarpık yerleşme olmuş ki, kimin nerede olduğu belli değil. Çarpık yerleşme yüzünden Trabzon Uzungöl’ün doğallığı biraz bozulmuş. Eski Trabzon evleri tamam ama her yeri otele çevirmişler. Boş bulan yere paso dükkan açmışlar ve her şeyi fırsata çevirmişler. Yani orada illa ki, otelde, dükkan da lazım ama bunlar bir planlama doğrultusunda, yapılmalıdır. Şimdi kaçak yapıların yıkılması gündemde. Yani bunun önüne geçmezsek Trabzon Uzungöl diye bir şey kalmayacak. Bu dediklerim Rize Ayder Yaylası içinde geçerli. Yani özellikle yaz aylarında bir çok etkinliğe ev sahipliği yapan bu yerleri korumak bizlerin boynunun borcudur. Ayder Yaylası’nda ise salıncaklar hemen dikkatimi çekti. Yani olsun ama, bir planlama doğrultusunda olsun. Kimin nereye salıncak yaptığı belli değil. İzni var mı yok mu? Soru işareti?

 

ayder-yaylasi-kopya.jpg Etkinlik demişken Ayder Yaylası’nda ve Trabzon Uzungöl’de yöresel programlar yapılıyor. Mesela uçurtma şenlikleri en önemli şenliklerden biri. Ayrıca buraları Arap turistler bizden daha çok gezip görüyor. Yani yeriniz de durmayın gidin gezin ve görün. Her şeye rağmen doğa ile iç içe olduğunuz zaman iyi ki gelmişim diyeceksiniz. Havası bile yeter…

resim_31444913551.jpg

Güzellikler keşfettik

Karadeniz sadece bunlardan ibaret değil elbette. Fırtına Vadisi, de Rize’nin en önemli akarsuları arasında yer alır. Buna Fırtına Deresi’de denir ve uzunluğu 60 kilometreden fazladır. Yine Palovit Şelalesi’nden bahsedecek olursak, buda Rize’nin en önemli turistlik yerlerinden biridir. Şelale uzunluğu ile dikkat çekmektedir. Özellikle yoğun yağış alan bu bölge diğer adıyla Palovit Vadisi Mayıs aylarında su bakımından daha etkilidir.

 

zil-kalesi.jpg  Zilkale ise Çamlıhemşin ilçesinin 12 km güneyinde, Fırtına Vadisi'ndeki bir geçide hakimdir. Yüksekçe bir tepe üzerinde konumlandırılmıştır. Kalede tam 8 gözetleme kulesi vardır. Özellikle zamanında düşmanlara karşı savunma amaçlı yapılan Zilkalesi günümüzde ise hale dimdik ayaktadır. Trabzon İmparatorluğu tarafından 1200’lü yıllardan sonra yaptırıldığı düşünülmektedir. Dev bir kayanın üstüne böyle bir görkemli yapıyı nasıl yapmışlar gerçekten çok şaşırtıcı.

kayabasi-yaylasi-dogal-yasamin-merkezi-kopya.jpg

“Kayabaşında Karadenizli olduk”

Şimdi ise Trabzon’da bulunan Kayabaşı Yaylası’ndan bilgi verecek olursak ben buraya adeta aşık oldum. Yani doğal yaşamın ne kadar güzel olduğunu burada görebilirsiniz. Kayabaşı Yaylası’nda konaklama imkanımız oldu. Butik tarzında ki otelde gecemizi yaylada geçirdik. Gece biraz serin olan Kayabaşı Yaylası gezimize de ayrı bir renk kattı. Gece düzenlenen şenlik ve müzik eğlencesi her insana keyif verecek nitelikte. Ayrıca insan istemese bile orada Karadenizli oluyor. Yöresel yemeklerini de tattık horonda teptik.

batum-kopya.jpg

Gürcistan Batum’da yurt dışına çıktık

Gürcistan Batum’da ise yurt dışına çıktık. Bilgi verecek olursak Gürcistan bağımsızlığını 1991 yılında ilan etmiştir. Yani 91 yılında bağımsızlığını ilan etmesine rağmen kendini geliştirdiği görülüyor. Tabi biz sadece Liman kenti olan Batum’u gördük. Burada hemen dikkatimizi görkemli yapılar çekiyor. Binalara baktığımız zaman Avrupa’nın önde gelen Almanya, İngiltere, Fransa, İtalya, Yunanistan gibi ülkelerden mimari tarz aldığı görülür.  Dünya’nın en iyi su gösterilerinden birisi Batum’da yapılır. 130 metre uzunluğunda ki Alfabe Kulesi ve Ali Nino heykeli Batum’un simgesi haline gelmiştir. Ali Nino heykeli kavuşamayan iki aşığı anlatır. Liman kenti olduğu için önemli bir ticaret hacmine sahiptir. Kentte bisiklet kültürü çok fazladır. Özellikle sahil boyunca, bir birinden farklı bisiklet modelleri dikkat çekmektedir. Tabi bende bu bisikletleri test ettim ve çok keyif aldım. Akşam ise şehrin ışıklandırılması muazzam…

gurcistan-batumda-bisiklet-kulturu-cok-fazla.jpg

 

Amasya Osmanlı şehri

Gezimizin son gününde ise Orta Karadeniz’de yer alan Osmanlı şehri Amasya’yı gezdik. Amasya şehzadeler şehri olarak bilinir. Amasya Osmanlı Devleti’ne birçok şehzade ve padişah yetiştirmiştir. Bu gelenek yaklaşık 180 yıl boyunca devam etmiştir. Osmanlı Padişahlarının Amasya’yı seçmelerinde ki en büyük nedenlerinden biri, şehrin tepesinde bulunan Amasya Kalesi’ni bulundurmasıdır. Çünkü kale savunma ve korunma açısından oldukça uygundur.

amasya-osmanli-sehri-kopya.jpg Şehzadeler Müzesi’nde Osmanlı’nın tarihine damga vurmuş önemli padişah ve şehzadelerin balmumu heykelleri vardır. Bunlardan en önemlilerinden birisi Fatih Sultan Mehmet’dir.Dünya’da ilk defa akıl hastalarının müzik ve su sesiyle tedavi edildiği Darüşşifa Amasya’dır. Tedavi yöntemi birçok hastaya şifa olmuştur. Elimden geldiğince sizlere Karadeniz’i anlatmaya çalıştım. Kusurumuz varsa affola… Ben bu gezide bana yardımcı olan Farma Tur yetkilileri; Deniz ve Seval hanıma, değerli rehberimiz Şahin Beye, kardeşim Beyza’ya, yeni arkadaş edindiğim Oruç beye,  değerli şoförümüze, benden büyük abilerim ablalarıma ve herkese teşekkür ederim… Allah’a emanet olun. Görüşmek üzere...

batum-bircok-ulkenin-mimari-yapisini-kopyalamis-kopya.jpg

ali-nino-heykeli.jpg

 

http://www.konyaninsesi.com.tr/dogu-karadeniz-buyuledi-772943h.htm  İLK YAZI İÇİN TIKLAYIN... 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
3 Yorum