1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkçı

  3. Doğrular mı Gerçekler mi?
Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Doğrular mı Gerçekler mi?

A+A-

İnsanlar bulunduğu mevki ve makama göre sözleri, olayları farklı anlayabilir. Baktığınız açıya bağlı olarak aynı kişi vatansever de olabilir vatan haini de. Ama resmi bütün olarak görebiliyor ve olaylar arasındaki bağlantıları beyninizdeki kıvrımlara doğru yerleştirebiliyorsanız doğruya biraz daha yakınsınız demektir. Doğruya ulaşmak da kendi başına yeterli değildir, zira herkes kendi bakış açısı ile kendi doğrusunu oluşturmuş başkalarının doğrularına yan gözle bakar olmuş olabilir, olabilir değil öyle maalesef. Öyle olmasa bu kadar anlamsız çekişme, çatışma nereden çıkacaktı.

Dünya Müslümanları olarak bir Allah’a, bir Kuran-ı Kerim’e ve bir Peygamber’e inanıyoruz ama aramızdaki sorunlar düşmandan beklenmeyecek vahşeti içeriyor. Peki nerede hata yapıyoruz? Herkes kendine anlatılan veya anlayabildiği doğrulara göre bir lider tutmuş onu takip ediyor. Kendi liderinin hatalarını bile görmüyor ama başka birinin lideri ağzıyla kuş tutsa görmezden geliyor. Bu ilkel insan yapısından kurtulmamız gerekmiyor mu? Gerekiyor. Çünkü kavgada biri diğerini dövse bile kaybeden her ikisidir gerçeğini idrak etmekten uzaktalar. İnsanlar inandıkları doğruları sorgulamak ve birliği engelleyen pürüzleri gidermek yerine, başkalarının doğrularını kırmaya uğraşıyor. Saplandığı “doğru kavgasında” gerçek nedir onu aramaktan bile aciz kalmış ve bu acizliğini örtbas etmek için tehdit edici, gürültücü yollara giriyor.

Bu anlattıklarımı devletler boyutunda veya siyasi partiler boyutunda veya cemaatler boyutunda, hatta arkadaşlar boyutunda değerlendiriniz, bir fark olmadığını göreceksiniz.
Sorun, inandığımız doğruları bile beynimize doğru yerleştiremiyor olmamızdır, Allah’ın verdiği aklı bizzat kullanmak yerine, başkalarının doğrularına hizmet için kiraya vermiş olmamızdır. Rahmetli Naim Göncü ağabey şöyle derdi, hayatta 4 şeye inancım tamdır, onlar asla yalan söylemezler; 1- Allah, 2- Kur’an-ı Kerim, 3- Hz Muhammed (sav) ve 4- Matematik!...

Yaptığı işin hakkını veren bir makine mühendisi olan Naim ağabeyin mevcut bilgimize eklediği dördüncü aslında ilk üçe olan inancımızı netleştiren, doğrulayan ve bizi gerçeğe götüren Allah’ın yaratığı mucize bir sistemdir. Aklını kullananlar için doğruyu sadece bir tane olarak tanımlayan ve bu tekliğin de onun bunun bakış açısı ile eğrilmeyen “gerçek” olduğunu bize öğretendir.

Maalesef, boş verin matematiği, Allah’ın verdiği aklı bile kullanmaya üşenen insanlar ile gerçeklere gitmek yerine doğruları vuruşturmayı marifet sayanların hâkimiyeti altındayız. Onların bizi getirdiği sonucu da eğitim sistemimize bakınca görebiliriz zaten. Tabiata bakınız etçil hayvanların otçul olanlara hakimiyeti gibi, matematik ile iyi geçinen, teknoloji üreten ülkeler de dünyayı yönetiyor.

Eğitim sistemimiz böyle de hukuk farklı mı? Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, Konya’daydı ve KTO Karatay Üniversitesindeki konferansta şunu söyledi ; “Kenan Evren'in yaptığı anayasa ile bugün yapılmak istenen anayasanın arasında bir fark görmüyorum”…

Darbeci bir generalin anayasası ile seçimle gelmiş sivil bir hükümetin anayasa talebi nasıl oluyor da aynı oluyor? İşte bunun cevabını doğrular, gerçekler çatışması içinde matematik ile bulabiliriz belki, çünkü Matematik ile arası iyi olan toplumlarda adalet bile gelişiyor. Üzerinde durulmaya değer bir çelişki bu. Haftaya devam etmek üzere…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.