1. HABERLER

  2. ÖZEL

  3. Doğu Karadeniz büyüledi
Doğu Karadeniz büyüledi

Doğu Karadeniz büyüledi

Muhabirimiz Samet Aktaş bu seferki gezi yazısında Doğu Karadeniz’de ki izlenimlerini kaleme aldı. Karadeniz’in eşsiz bir doğaya sahip olduğunu vurgulayan Aktaş, insanın hayatında bir kere dahi olsa Karadeniz’e gitmesini tavsiye ediyor.

A+A-

Siz değerli okuyucularıma bu hafta ki yazımda Doğu Karadeniz’de ki izlenimlerimi aktarmaya çalışacağım. Geçen sene Farma Tur öncülüğünde Marmara Turu’nu tercih etmiş ve çok memnun kalmıştım. Bu senede benim için adres değişmedi ve yine Farma Turu seçtim. Son dönemlerde deniz tatili yerine, ülkemizin güzelliklerini keşfetmek için kültür gezilerine ağırlık vermeye başladım. Çünkü farklı kültürlerden insanlar tanımak, gelenek ve göreneklerini öğrenmek en büyük hobilerimin arasında yer alıyor. Bu yaz tatilinde ise, Sinop, Samsun, Ordu, Giresun, Trabzon, Rize, Amasya ve Gürcistan Batum’u görme imkânımız oldu.

new.jpg

“Sinop tam kafa dinlemelik”

İlk olarak Sinop’tan başlamak istiyorum. Sinop Karadeniz’in en sakin ili olarak dikkat çekiyor. Misal Sinop’ta trafik lambası denen bir olay yok. Sahil boyunca, sessiz sakin bir yolculuk yapabilirsiniz. Sinop’ta Hamsilos’ta hem sahil hem de doğa içinde harika bir kahvaltı yapabilirsiniz. Hamsilos’a yurt dışı dahil olmak üzere birçok turist gelip tatilini icra edebiliyor. Bunun nedeni çok sessiz sakin bir yer olmasından kaynaklanıyor. Burada kiralık birçok ev var…

sinopcezaevi.jpg

“Sinop cezaevi Allah’tan kapatılmış”

Şimdi ise sizlere 1999 yılında kapatılan ve şuan turistlik yer olarak kullanılan Sinop Cezaevi’nden bahsetmek istiyorum. Şimdi ki anlatacaklarım belki biraz içinizi karartacak nitelikle olabilir ama bana göre bilinmesi gereken şeyler… Kader mahkûmu olarak adlandırdığımız birçok kişi buraya sürgün edilmiştir. Daha eskiye dönecek olursak, birçok politikacı, sanatçı ve yazar bu cezaevinde kalmıştır. Bu isimlerden birisi ünlü edebiyatçı Sabahattin Ali’dir. Onun dışında Kerim Korcan, Osman Cemal Kaygılı, Osman Deniz gibi önemli isimlerde burada kalmıştır. Sinop cezaevine ev sahipliği yapan Sinop Kalesi’nin tarihi çok eskilere dayanmaktadır. 4000 bin yıl önce Gaskarlılar tarafından yaptırıldığı ifade edilmektedir. Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı gibi devletler kaleyi daha da güçlendirmiştir. Kalenin cezaevi olarak kullanılması bizleri 1500 yıllara kadar götürüyor. . 1887 senesinde iç kalenin resmi olarak hapishaneye dönüştürülmesi sonucu çocuk hapishanesi, kadın koğuşu, hamam gibi ek binalar eklenmiştir. 18 metre uzunluğunda, 22 metre genişliğinde olan surlardan kaçış mümkün değildir. Bu zaman kadar 2 kişi kanalizasyon yoluyla hapishaneden kaçmayı denese de bu deneme başarısız olmuş ve ölmüşlerdir.

sinop-cezaevi2.jpgÜç yanı denizle çevrili olduğundan yüksek nem oranına maruz kalan olan mahkûmların çoğu bu sebeple cezası bitmeden yaşamını yitirmiştir. Yani çoğu hastalıktan, bakteriden, virüsten dolayı ağır şartlarda vefat etmiştir. Tek kişilik hücre odaları ürpertici bir görünüme sahiptir. Ağır suçlular buraya sürülmüştür. Zifiri karanlıkta cezaları çekmişlerdir. Koğuşlara baktığımız zaman kış aylarında her hangi bir ısınma düzeneği bulunmaktadır. Varsa da ben görmedim. 50-60 kişilik bir koğuş için sadece 1 adet soba kurma imkanı vardır. Yani koğuşun kış soğuklarında ısınması mümkün değildir. Genel olarak baktığımız zaman, cezaevi geçmişten beri bakımsız haliyle dikkat çekmiştir. Yani burada bir insanın bırak yaşamayı neredeyse nefes alması bile imkansızdır. Ayrıca zindanlarda vardır. Ağır suçlulara eskiden işkence yapıldığı iddia edilmektedir. Gerçekten Allah buralara kimseyi düşürmesin. Cezaevi Allah’tan 1999 yılında kapatılmış… Biraz içinizi karartmış olabilirim ama gerçekler böyle.

new-3.jpg

 Samsun ülkemizin simgesi

Sinop’tan sonra artık Samsun’a geçebiliriz. Samsun Karadeniz’in nüfus bakımından en yoğun iller arasındadır. İlkadım ilçesinde bulunan ‘Onur Anıtı’ yerli ve yabancı turistlerin dikkatini çekmektedir. Özellikle Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 19 Mayıs 1919’da ki Samsun çıkarmasından dolayı bu heykel daha da önem kazanmıştır. Bir nevi Atatürk’ün Samsuna çıktığını temsil etmektedir. Ayrıca Kurtuluş Savaş’ının başlangıcını temsil eder. 1930’lu yıllardan beri heykel ziyaret edilir. Dünya’nın denge başta olmak üzere, en iyi heykeller arasında yer alır.

bandirma-vapuru-2-kopya.jpg

Bandırma Gemi-Müze ve Milli Mücadele Açık Hava Müzesi’de özellikle yurt içinde ki turistlerin dikkatini çeken yerlerden biridir. Atatürk’ün Samsun’a çıktığı vapurun birebir aynısı burada bulunmaktadır. 19 Mayıs 1919'da Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını Samsun'a getirdikten sonra yine posta hizmetlerine devam etmiş ve 1924 yılında "Türkiye Seyrüsefain İdaresi" tarafından hizmet dışı bırakılmıştır.

bandirma-vapuru.jpg1925 yılında İlhami Söke'ye satılan gemi aynı şahıs tarafından 4 ay içinde Haliç'te sökülmüştür. Geminin orijinal çizimleri referans alınarak yeniden yapılmış ve 07 Şubat 2005 tarihinde Bandırma Vapuru'nun kullanım hakkı ve işletmesini devralan Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından müze haline dönüştürülerek 19 Mayıs 2006 tarihinde ziyarete açılmıştır. Samsun’da Atakum sahilinden de bahsetmek istiyorum. Özellikle yaz akşamlarının vazgeçilmezi olan bu sahil gerçekten görülmeye değer güzellikte. Dalgaları diğer Karadeniz illeri gibi sert değil. Akşam vakitleri sahil civarında bulunan kafeler ya da restoranlar da kafa dinlemek için birebir…

 teleferik-001.jpg

Teleferik büyük hizmet”

Tabi Karadeniz’e gelip te çaydan bahsetmemek olmaz. Samsun’dan sonra rotamızı Ordu ve Giresun’a çevirdik. Karadeniz’de Ordu ve Giresun’da en sakin illerinden biridir. Ordu’da Fatsa ve Ünye ilçelerini gezme imkanımız oldu. Ordu merkezde ise Boztepe’yi keşfettik. Ordu Büyükşehir Belediyesi tarafından işletilen ve merkezde yer alan Teleferik hizmeti bence muazzam olmuş. Öğrenci için 10 sivil içinse 15 lira ücreti bulunan Teleferik, Ordu’yu size adeta yeniden keşfetme imkanı sağlıyor. Yerden metrelerce yüksekten Ordu’yu ve sahilini görmek eşsiz bir manzara doğuruyor. Yaklaşık 10 dakika boyunca Boztepe’ye tırmanıyorsunuz ve Boztepe’de ise yine yöresel hediyelik eşyalarla karşılaşıyorsunuz. Yani hem manzara seyredip hem de sevdiklerinize buradan hediye alabilirsiniz. Ayrıca aşağıda teleferik için almış olduğunuz bilet dönüş içinde geçerli. Teleferiklere 8 kişi binme zorunluğu var.

58f04e51-9d2f-410c-a770-f1f70db02edf-001.jpg

 

Ama bence güzel. Gerçekten büyük bir hizmet. Yani böyle bir projenin Konya Akyokuşa’da yapılmasını isterim. Çünkü turist çekiyor. Ekonomiye katkı sağlıyor.  Giresun’da ise Tirebolu Çay fabrikasını yerinde görme şansımız oldu. Çayın lezzetini bizzat yerinde keşfettik. Tadı güzeldi. İsteyenler buradan hediye olarak çay alabilir. Çay tarlalarına çıkıp çayda topladık. Pek bilmesek te güzel bir tecrübe edindiğimizi düşünüyorum... Haftaya ise kaldığımız yerden devam edeceğiz. Bu sefer yukarı da belirttiğim gibi, Trabzon, Rize, Amasya, Gürcistan'ı anlatacağım. Sağlıcakla…

 

280939f0-d90d-4c68-88cd-66f5969cb579.jpg

d1b23a48-a762-458a-9802-fa431df0e1b8.jpg

http://www.konyaninsesi.com.tr/doga-harikasi-karadeniz-773091h.htm İKİNCİ YAZI İÇİN TIKLAYIN... 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
3 Yorum