1. YAZARLAR

  2. Turan Aydın

  3. Doğu Türkistan ve Uygurlu Müslümanlar
Turan Aydın

Turan Aydın

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Doğu Türkistan ve Uygurlu Müslümanlar

A+A-

İlim ve Medeniyet Derneği Konya Şube Başkanı Abdulhad Udun ve Doğu Türkistan Maarif Derneği Başkanı Hidayetullah Oğuzhan beylerin basın yayın açıklamalarını dinledim. Merhaba Gazetesi köşe yazısında Nurten Selma Çevikoğlu hanımefendinin yazısını da okuyunca, tespitlere ve teşhislere aynen katılıyorum. Yazacaklarımı bulunca yazmayı bıraktım. Ancak eyleme ve yapılacak işlere yönelik önemli birkaç cümlede olsa bu konuyu yazacağım. Saadet Partisi’nin Çinmallarına boykot çağrısını duydum fakat henüz bu tür organizasyonu göremedim. İnşallah Saadet Partisi’ne gerek kalmadan Konya Sivil Toplum Kuruluşları boykot, panel, açık oturumlarla mitingler yapabilir diye umut ediyorum ve bekliyorum. Devlet yöneten, iktidar Çin ile diplomatik temaslar yapmalı, telin etmeli, bütün partiler Çin’in yaptığı insanlık dışı zulümleri telin ediyorlar gün bu konuda dayanışma günü ve karar alma günüdür. TBMM’den yaptırım kararını çıkarmalı, yaptırımla ilgili birçok konuda karar alabilir ve uygulayabilirler. İthalatı gözden geçirebilirler, üretilen mallara karşılık gelen ithal malları almazlar, bunun yerine yerli üretimi artırıcı tedbir ve teşvikleri yapabilirler. Bu zamana kadar Çin ve Çinli firmalara verilmiş ihaleler, işler var ise askıya alınmalı, duruma göre iptal edilmeli, hatta millileştirmeli.

İstihdam ve işsizlik

Televizyon ve radyo yayınlarında kamu spotu, zorunlu yayın ile ‘İstihdam seferberliği; burada iş var gelecek var burası Türkiye’denilince sanki işsizliği önlemiş oluyorlar. Madem iş var gelecek var deniyor hani işsizlik niye yüksek rakamlarda. Duyduğum bildiğim kadarı ile genç işsizlik yüzde 28, işsizlik ise yüzde 13-14 (TÜİK veya İş-kur verileri). Ayrıca işsizlik fonu var, bu fondan yararlanan işsizler şartlar ağır olunca faydalanan az olmakta, dolayısıyla bu fonda biriken meblağı işverenlere kullandırılmaktadır. Buna rağmen bir türlü işverenler ve şirketler istihdam yapacak. İşleri, üretimleri ve yatırımları yapamayınca çoğu fonları kullanamamakta yahut farklı şekilde kullananlar olmaktadır. Zaten sanayici ve ticaret erbabı ekonomik olarak zorda. Borçlu olmaları nedeniyle yatırım yapacak iş sahası açacak imkâna sahip değiller. Nasıl işsizliği önleyecekler?Mevcut işletmelerini yürütmeleri bile zorlaşmıştır. Kamuya karşı olan yükümlülüklerini de yerine getirmede sıkıntı yaşamaktadırlar. Vergilerini ödemede, su, elektrik ve doğalgaz sarfiyatından dolayı faturalarını, Sosyal güvenlik primlerini ödeyememektedirler. Netice itibariyle üretim olmadan, üretimle ilgili tesisler ve fabrikalar olmayınca sadece özel sektöre teşvik vermekle işsizlik önlenemez. Bizzat devlet doğrudan doğruya üretim tesisleri ve fabrikalar kurmalıdır.

İstanbul’un Kanalı

Kanal İstanbul projesi var. Ekonomistler, bilim adamları, politikacılar tartışıyorlar ve konuşuyorlar. Ancak bu projenin yapılabilmesi için ne bütçesi var, ne de devletin parası var, deniliyor ki yap işlet devret modeli ile olacak. Peki yurtdışı ve yurtiçi hangi firmalara ihale nasıl verilecek, verildiğinde de önceki ihalelerde olduğu gibi geçen yolcu ve gemi garantisi mi verilecek bunların kamuoyuna duyurulması lazım. Bu konuda Saadet Partisi Genel Başkanı’nın bir sözü dikkate değer “Bana ne Kanal İstanbul’dan işsizlik hat safhada, açlık, yoksulluk varken diyor” el hak doğru diyor. Devlet borçlu, sanayici borçlu, tacir borçlu, kredi kartı kullanıcısı nerde ise ülke nüfusunun yarısı kadar olmuş. Bir millet borca esir edilmiş durumda. Allah (CC) sonumuzu hayra tebdil ede diye dua eder, miladi yeni yılınızı kutlarım.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar