1. YAZARLAR

  2. Turan Aydın

  3. Doğu Türkistan ve Uygurlu Müslümanlar
Turan Aydın

Turan Aydın

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Doğu Türkistan ve Uygurlu Müslümanlar

A+A-

Komünist Çin Doğu Türkistanlı Uygurlu çocukları Çinlileştirmek için tel örgülerle çevrili kamplara kapatıyor, kampların önünde Çinli askerler nöbet tutuyor, açık hava çocuk hapishanesinde asimilasyona tabi tutuyor.

Birleşmiş Milletler (BM) soykırım suçunun engellenmesi ve cezalandırılması sözleşmesini 1948 yılında 149 ülkenin katılımı ile imzalanmış dolayısıyla soykırım dünyada insanlık suçu olarak kabul edilmiş, edilmesine de gel gör ki bu sözleşmeye aykırı politika izleyen komünist Çin’e uygulama ve yaptırım var mı? Maalesef yok.

‘Küfür tek millettir’ Sözü gerçekleşmiştir. BM İnsan hakları ihlalleri ile ilgili istatistiki bilgi vermenin dışında hiç bir şey yapmıyor.

Çin; Doğu Türkistanlı uygur çocukların ilk evvela kimlik bilgilerini değiştiriyor ve kimilerini oluşturduğu kamplara, kimilerini de Çinli ailelere evlatlık veriyor. Çocuklar denek olarak kullanılmakta, öldürmekte ve ahlaksız alanlarda da kullandığı söyleniyor.

Çin’in çocuklar üzerinde uyguladığı bu vahşet Birleşmiş Milletler (BM) Çocuk hakları sözleşmesine de aykırı olduğu halde Siyonist kuruluşlar ve Ülkeler hiç kıllarını kıpırdatmıyorlar, gündeme almıyorlar, söz ve eylemde bulunmuyorlar.

Merhum Necmettin Erbakan hoca “Birleşmiş Milletler (BM) NATO, IMF ve benzeri sözde uluslararası kuruluşların tamamı Siyonizm/Irkçı Emperyalizmin kuruluşlarıdır” demişti.

Coğrafi ve stratejik konum itibariyle Doğu Türkistan zengin doğal kaynaklara da sahip bir bölge olması nedeniyle Çin bu kaynaklara sahip olmak için aşırılık yanlısı olan Uygurlu Müslümanları zorunlu olarak kadınları doğum kontrolüne ve kürtaja tabi tutuyor, Çocukları ailelerinden alıyor, kamplara götürüyor, işkenceye tabi tutuyor, Çin kültür ve diline dönüştürüyor, asimilasyon, soykırım yapıyor. Ne yazık ki İktidar/ hükümet Çin ile yapılan siyasi ve ticari anlaşmalar üzerinden değerlendirerek Doğu Türkistan’da yaşanan soykırımı yok sayıyor ve gündemlerine dahi almıyor. Gündeme getiren/alan politikacıları da suçlayıcı tavır ve davranışlarında bulunuyorlar.

Akşener’den Sağlık Bakanına: Yazıklar olsun!

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, muhalefeti, “Çin ile Türkiye arasındaki hassas konuları kaşıyarak ilişkileri bozmaya çalışmakla” suçladı. İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener de bu sözlerin kendisine ve partisine yönelik olduğunu ileri sürdü. “Yazıklar olsun!” diyen Akşener, Çin’in Uygur Türklerine uyguladığı baskılardan örnekler verdi. Akşener, “Çin’le aralarında ne olduğunu bilmiyorum. Hiçbirimiz bilmiyoruz” dedi. Ayrıca; Akşener, şunları da söyledi: “Soykırım orada yapılıyor. Kocasını evden alıyorlar kadınların, kız çocuklarıyla bırakılıyor; çocuklarını evden alıyorlar ve ‘kaynaştırma’ adı altında kereste gibi Çinli adamlar konuluyor evlere. Birincisi bu kamplar var. Çocuklar için kamplar var, erkekler için kamplar var, kadınlar için kamplar var. Ucuz iş gücü olarak kamplar var, köle gibi çalıştırılıyor. Var, var, var. Yani Uygurlar, o Müslüman kadınlar, Müslüman Türk kadınlar, Müslüman Uygur kardeşlerimiz,  tecavüze uğruyor, tecavüze! Soykırıma uğruyor, soykırıma! Ve “aramızdaki hassas konuları kaşımak”mış! Yazıklar olsun bu arkadaşlara, yazıklar olsun! Böyle bir şey olabilir mi?

Şimdi, Çin’le aralarında ne olduğunu bilmiyorum. Hiçbirimiz bilmiyoruz. Biz, dış politika ile alâkalı hiçbirimiz, ne Meclis biliyor, ne siyasî partilerin genel başkanları biliyor ne de siyasî partilerin dış politika ile ilgili insanları biliyor. Ne olduğuna dair hiçbir şeyden haberimiz yoktur. “Şahsım diplomasisi” devam ediyor dedi.

Saadet Partisi Konya Milletvekili Abdulkadir Karaduman, TBMM. Başkanlığına soru önergesi vererek cevaplan-dırılmasını istediği konu: Doğu Türkistan’a yönelik uygulanan zulümlere sessiz kalışınızın sebebi Çin ile yapılan anlaşmalar mıdır? Türkiye için IMF’nin YERİNİ  Çin mi almaktadır? diye sordu. Ayrıca Çin ile yapılmış gizli anlaşma var mı? varsa niçin gizlidir? Anlaşmanın konusu nedir? Anlaşmanın gizliliğinin ihlali neticesinde yapılacak olan yatırımlar nelerdir. Yapılan anlaşmalar iç siyasete müdahil olacak şekilde düzenlendiği ifade edilmektedir. Bu iddia doğru mudur?

Ey milletvekilim cevap verecekleri yok, soru önergesine verilmeyen cevaba karşı Meclisin iç tüzük veya yönetmeliğinde bir yaptırımı var mı? Yahut Cumhurbaşkanlığı sistemine göre ilgili ve görevli bakanların soru önergelerine veremedikleri cevaba karşı Cumhurbaşkanlığınca bir kanun ve yönetmelik var mı? Yok mu veya Cumhurbaşkan’ının bir yaptırımı olacak mı? Bilen varsa beri gelsin.

Saadet Partisi genel başkanı iktidara/hükümete dolayısıyla Cumhurbaşkanına hitaben diyor ki “İki doğudan birini tercih et” doğunun birisi; Doğu Türkistan, Uygurlu Türk ve Müslümanları kastetti.

Cumhurbaşkanı ise hiç oralı olmadı o ikinci doğuyu yani Maocu, Çin sevdalısı Doğu Perinçek’i çoktan tercihini/seçimini yapmış oldu ki Doğu Türkistan, Uygurlu Türk ve Müslümanların Çin’in soykırımına, asimilasyonlarına, işkence ve tecavüzlere duyarsız kalmış oldu, sözlü olarak bile gündeme alamamıştır. Dolayısıyla Doğu Perinçek’in siyasi/politik ideolojisi Hükümetin Çin’e karşı uyguladığı politikada etkili olmuştur. 

Kalın sağlıcakla, kalabilirseniz.

Önceki ve Sonraki Yazılar