1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkcı

  3. Dost, Düşman Müttefik Derken
Yılmaz Sandıkcı

Yılmaz Sandıkcı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Dost, Düşman Müttefik Derken

A+A-

Milletlerin kendisine zarar verebilecek unsurlara karşı mücadele edecek refleksleri, dirençleri ve bağışıklık sistemleri vardır. Bir milletin içine o milettenmiş gibi görünerek sızmak kolay değildir ama milletin uğruna ölmeyi göze aldığı dindenmiş gibi görünerek en kılcal damarlarına sızmak hiç de zor değildir.

*

Millet bilinci üzerinden kurulmuş olan bağışıklık sistemi, din maskesi ile gizlenmiş virüsler tarafından kolayca aşılabilir… Virüsler, virüsleri kahraman gibi gösterirken milletin kahraman evlatlarını da düşman gibi göstererek, milleti birbirine kırdıracak kadar kafaları karıştırarak, ileri seviyeli ihanet oyunları sergileyebilir.

*

Millet bilinci eksildikçe dost ve düşman ayrımı da zorlaşır, aldanmalar kolaylaşır. Bu durumda dost veya düşman demeden önce bir daha düşünmekte yarar vardır.

*

Örneğin, tarihteki haçlıyı günümüzde temsil ettiğini söylemekten çekinmeyen ABD, dün komünist düşman(!) Rusya’ya karşı en büyük dost(!), bizi silahlandıran en büyük müttefik iken, bugün Suriye’deki YPG/PKK terör örgütünü bize karşı silahlandırma yolundadır ve bizim dostluğumuz da Rusya’ya dönmüştür. ABD ile müttefik olduğumuz NATO gibi kurumlar aktif çalışırken, ABD’nin dostluğuna karşı Rusya ile işbirliğimiz güçlenmektedir.

*

Geçen ay ABD’nin Kudüs açıklaması, Ortadoğu’da yangına benzin dökerken, bir diğer haçlı bakiyesi, Hıristiyan kulübü AB üyesi ülkelerinin çoğu, duyduğumuz rahatsızlığa katılarak, bizimle aynı safta yer aldı.

*

Bölgemizde, uğruna ABD ve BM ambargolarını deldiğimiz İran’a karşı dostluk kurduğumuz din kardeşimiz Suudi Arabistan ile Mısır yüzünden küstük, Katar yüzünden karşı cephelere geçiverdik ve tüm musibetlerin altında BAE’ni buluverdik… Dost(!) Araplar ile düşman(!) Araplara karşı işbirliği yapıyoruz.

*

Bu örnekler, “düşman” ve “dost” kavramlarının nasıl karıştığını, karmaşıklaştığını görmek için yetmez mi? Bu karmaşadan kurtulmak, dostu ve düşmanı doğru anlamak için mihenk taşı, milletin doğru tanımlanması ve millet olma bilincidir.

*

Son derece insani bir duygu olan “milliyetçilik” ile ilkel bir dürtü olan “ırkçılık” arasındaki farkı anlamayan, millet ile ümmeti birbirine rakip gibi gösteren kişilerin, din adamı kisvesi altında konuşarak dinleyici ve takipçi bulması, milletin bağışıklık sistemine vurulan en büyük darbedir.

*

Bir yandan milliyetçiliği ayaklar altına alırken diğer yandan millî söylemler ile hareket etme çelişkisi, dünyanın akupuntur noktalarından en önemlisi olarak gördüğüm coğrafyamız için hiç de sürdürülebilir değildir…

*

Zeytin Dalı Harekâtı sürecinde dile getirilen millî ve manevî değerlerimiz hatırına, din adına kandırıldığını vahim bir tecrübe ile anlayanların, tarih adına da kandırılmakta olabileceklerini düşünmelerini, bu yanlış yolda millet bilincine kasten zarar verildiğinin anlaşılmasını ve bu yanlıştan dönülmesi gereğinin görülmesini ümitle bekliyor, şehitlerimize rahmet, ordumuza zafer diliyorum…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.