1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkçı

  3. Dost mu, Düşman mı? -1
Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Dost mu, Düşman mı? -1

A+A-

En büyük bilgileri şu iki süreçte öğrenir insan; birincisi çocukken-büyürken, ikincisi çocuk büyütürken.

*

Çocukken, aile içindeki büyüklere sorulan sorulara aldığımız cevaplar ile öğreniyoruz her şeyi; ahlak, din, bilim, yaşam, vatan, demokrasi algımız bu aşamada şekilleniyor. Tercihlerimiz yani, düşünerek, okuyarak, araştırıp sorgulayarak öğrenmek ile körü körüne itaat ederek öğrenmek arasındaki tercihler bu aşamada yapılıyor.

*

İkinci öğrenme süreci ise çocuklarımızın ardı ardına sıraladığı, bitmek bilmez sorulara cevap verirken gerçekleşiyor. Ya yeni bilgiler öğreniyoruz ya da unuttuğumuz bilgileri hatırlıyoruz.

*

Bizi soruları ile boğan çocuklarımıza sabırla cevaplar vermeye bakalım. Cevaplarını bilmediğimiz sorular gelince, çocuğumuzu susturmak yerine gidip öğrenelim ve doğru cevabı verelim...

*

Çocuklarımızın sorularını cevapsız bırakırsak, bir süre sonra onları, zihinleri yanlış cevaplar ile dolmuş buluruz. Hatta çocuklarımızı o yanlış bilgileri anlatan hainlere hayran, o hainleri takip eden cahiller ve ahmaklar arasında görürüz de dövünmemiz bir işe yaramaz Allah muhafaza.

*

Başkalarını suçlamak ise sorunun kaynağının bizzat kendimiz olduğu gerçeğini değiştirmez, vebalimizi ortadan kaldırmaz… Bizim temel sorunumuz, düşmanın hizmetine, şeytanın çemberine girmiş olan hainlerin konuşmasından ziyade onlara inan çocuklarımızın, kardeşlerimizin olmasıdır.

*

Toprağa bir sümüklü böcek kadar iz bırakamamış, hayata bir fare, bir böcek kadar katkı sağlamamış kişiler vardır.

*

Adam olamamış alçak hatta çukur kişilerin “Allah’ın hakiki dini İslam yerine insan uyduruğu hurafeyi din diye yutturması, bizi Allah ile kandırması ya da bize düşman yalanlarını, hain iftiralarını tarih diye anlatması, zaferlerimizi, başarılarımızı küçümseyip, kahramanlarımızı hain gibi göstermesi, hainleri ise kahraman gibi anlatması, adamın hası adamlara sövmesi, vs” değildir bizim sorunumuz.

*

Bizim sorunumuz, böyle konuşanlara inanacak kadar ferasetsiz, basiretsiz cahillerimizin ile zihinleri fitne tohumları ile dolmuş ahmaklarımızın çok olmasıdır... Pazartesi günü devam edelim inşallah.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.