1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkçı

  3. Dubai’den Selamlar
Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Dubai’den Selamlar

A+A-
   Defalarca iş için geldiğim Dubai’yi ilk defa farklı bir açıdan gözledim. Oğlum Bilgehan’ın çocukluğundan beri dünyanın en yüksek binalarına olan ilgisi ve merakına kardeşi İrem Nur’u da ortak etmesinin baskısına dayanamayıp kısa bir tura razı oldum.
 
*                       
Bu sayede ilk defa katılma fırsatı bulduğum şehir turunda rehberin anlattığı kadarıyla Dubai denizden çıkardığı inci ile geçinen fakir bir bölgeymiş üstelik Japonların daha ucuz olan kültür incisi üretimini keşfetmesi ile pazarını kaybedip sıkıntıya girmiş ama 1960’larda petrolün bulunması ile rahatlama ve zenginleşme süreci başlamış.
 
*
Öncesinde ise sömürge hikâyesi var buranın da… 16. yüzyılda başlayan Portekiz hâkimiyeti,  17. yüzyıldan itibaren yerini İngilizlere bırakmış. İngilizler bölgedeki limanlara ve ticarete hâkim olmak için bölgenin aşireti olan Kavasimleri ve Arabistan içlerinden gelen Vahabileri korsan ilan ediyor ve savaş açıyor. Aşiretlerin direnişine rağmen İngilizler deniz ticaretini ve bölgeyi kontrol altına almayı başarmışlar. Ancak 1971 yılında İngilizlerin Basra Körfezi'nden çekilmesi üzerine, Birleşik Arap Emirlikleri adı altında bir federasyon oluşturan Arap aşiretler, İngiltere'den bağımsızlığını ilan etmiş. İngilizlerin bu bölgede korsan ilan edip savaştığı Vahabileri Osmanlı’ya karşı kullanmış olmaları İngiliz oyunu konusunda ve Osmanlıcılık hayali kuranlara iyi bir ders olacağını düşündüm birden.
 
*
Emirlikler arasında en dikkat çekeni ve fark yaratanı Dubai. Hong Kong’un 1999 yılında İngiliz yönetiminden Çin yönetimine geçtiğinde oluşacak eksikliği ve bir gün petrolün biteceğini öngörerek kendisine büyük hedefler koyan bu Emirlik, başarılı bir süreç yönetimi ile Hindistan’dan, Orta Afrika’ya kadar geniş bir bölgenin ticaretinde söz sahibi olmayı başarmış. Şimdi dünyanın en dinamik ve heyecanlı yaşamına ev sahipliği yapıyor. Bölge ticaretine etkisi dışında bir de turizm merkezi olmuş.
*
Dünyanın en yüksek binası Dubai’de, dünyanın en büyük alışveriş merkezi, en büyük akvaryumu ve en büyük yapay kayak pisti de öyle. Denizi doldurarak yapılan palmiye görünümlü yarımadada kurulan mahalleden ve dünya haritası şeklindeki yapay adalardan ev almak bir prestij konusu dünya zenginleri arasında. Çöl safarileri ise doğasında var zaten coğrafyanın.
 
*
Dubai’nin yerli nüfusundan kat be kat fazla yabancı var çalışmak için gelen. Araplar kendi ana dilini bırakmış, çalışmaya gelen yabancılar ile anlaşmak için İngilizce öğrenmiş.
 
*
Dünya’nın en yüksek binası Burj Halife’yi gezerken daha önceki bir seyahatimden kalan anımı anlattım çocuklarıma, “Bir arkadaşım dünyanın en yüksek binasını biz yaptık diye övünüyordu. Ben de sordum, inşaatta çalışan işçiler Hindistan’dan, Filipinlerden, mimarlar, mühendisler, projeler Amerika’dan, Avrupa’dan, kullanılan malzemeler ülke dışından ithal peki siz bu başarının neresindesiniz?” Arkadaşım önce bozulmuş ve biraz düşündükten sonra şöyle cevap vermişti: “Ama parasını biz verdik…”
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.