1. YAZARLAR

  2. Turan Aydın

  3. Dünya Kudüs Günü
Turan Aydın

Turan Aydın

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Dünya Kudüs Günü

A+A-

Büyük çağlayan mitinginde Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın Kudüs için söylediği sözler bugünü özetlemeye yetiyor. Erbakan “Görevi layıkıyla yapmak başka bir şeydir. Bir şey yapıyormuş gibi lafla geçiştirmek başka bir şeydir. Laf yetmez; Hareket, aksiyon ve çözüm gerekir” demiştir. Mevcut iktidarın yaptığı/yapamadığı da tam manası ile bir şey yapıyormuş gibi lafla geçiştirmekte kamuoyunda millete karşı İsrail’i telin ediyor, kınıyormuş gibi yapıyor, ancak masa başında arka planda ise normalleşme antlaşmaları yapıyor. Mevcut hükümet meydanlarda lanet ediyor, masada destek veriyor. 1986 yılında gazeteciler Şimon Perez’e, “İsrail’i kurdunuz ama Kur’an-ı Kerim, sizin devletinizin yıkılacağından haber veriyor” diye sorduklarında Perez, “Bizim devletimizi yıkacak, Kur’an’ın bahsettiği Müslümanlar gelsin! O zaman düşünürüz” diye cevap veriyor. (Kaynak; Abdülaziz Kıranşal)

***

Siyonist İsrail Başbakanı Netanyahu diyor ki “Türkiye ile ticaretimiz olmadığı kadar yüksek seviyededir. Ayrıca şunu da diyor “Erdoğan düşman görünümlü dosttur.” Bir söz var ya hasmının şahitliği muteberdir. TBMM’de bir milletvekili; Dışişleri Bakanlığı’nın cevaplandırılmasını istediği bir soru önergesine verdiği cevaba yapılan antlaşmaların 22 adet olduğunu bildirmiştir.

Mavi Marmara Filosu; Erbakan Hocamın teşvik ve talimatları ile hazırlandı, ”Rotamız Filistin yükümüz insani yardım” umdesi ile hareket etti. Altı adet gemi ile oluşan filoda Almanya, İsveç, İsrail ve Kuveyt’ten milletvekili, akademisyenler ve yazarların bulunduğu 36 ülkeden 600’e aşkın aktivist yolcu vardı. Hareket tamamen sivil inisiyatifti. Mavi Marmara’ya saldıran başta İsrail Ordusu ile yetkili komutanlar olmak üzere yöneticiler ilk defa uluslararası mahkemede yargılanacaktı, muhtemelen suçlu bulunacaklardı. Ancak Türkiye-İsrail ardasındaki anlaşma;  hem anlaşma metininde Kudüs geçmesi; Ankara-Kudüs arasında imzalanması sonucu İsrail’in başkenti olması onaylanmış hem de hukuki olan dava düşmüş oldu. Şehit ailelerine ödenen tazminat değil yardım olarak alınmış oldu, üstelikte İsrail devlet olarak değil, vakıf aracılığı ile bu yardımı bizim devletimize yapmış oldular. (Kaynak; Nazmiye Gülbaş)

***

İnsani Yardım Vakfı –İHH öncülüğünde yardım götüren geniş katılımlı Mavi Marmara Filosu uluslararası sularda seyrinde iken katil İsrail askerleri saldırmış, saldırı sonucunda yaralı-gazi ve şehitlerimiz olmuştur. Şehit edilenlerin davasının siyasi olarak kaldırılması ve normalleşme sürecinin başlaması, ablukanın kaldırılması ve yardımların devlet eliyle yapılması olmuştur. Ancak gel gör ki hiç de yazılı metinlerde olduğu gibi olmamış Filistin ve Kudüs’e abluka resmileştirilmiş, uygulamada tam aksine bazı Sivil toplum Kuruluşlarının vakıf ve derneklerin yaptığı yardımlara bile İsrail el koymuş, maalesef çoğu yardımları engellemiş, hatta yardımlar yapılamamış, yapılan bazı yardımlar da İsrail’in kontrolünden geçmeden ya da gecikmeli olarak ancak ulaştırılabilmiştir.

“Mukaddes şehrimiz Kudüs’ü, mukaddes mabedimiz Mescid-i Aksa’yı, İslam diyarı Gazze’yi her türlü işgal ve tecavüzden kurtarmak için bütün İslam ve insanlık adına, bütün gücümüzle çalışacağımıza söz veriyoruz” diye Merhum Erbakan programlarının tamamında yemin ettirmiştir.

***

İsrail demek sadece bölgede hayat mücadelesi veren bir devlet değil, aynı zamanda Batı medeniyeti ve onun temsilcileri olan Amerika, Rusya, Avrupa Birliği ülkeleri, İngiltere demektir. Bölgede İsrail’i istememek demek, savaşmak demektir. Bundan vazgeçen bölge ülkeleri, koskoca bir mücadeleyi sadece Filistinli halkın sırtına yüklemişlerdir. Siyonist kongrenin elli yıllık planı deşifre olmadığından gerçekleşmiş, bölge insanı yaklaşan tehlikenin farkında olmamasındandır. Yüz yıllık planında ise ciddi bir sapma olmuş, en önemlisi ve sebebi Türkiye içerisinde neşvünema bulan 1969 yılında faaliyetlerine başlayan Milli Görüş hareketi ve onun merhum lideri Necmettin Erbakan, başta Türkiye Müslümanları olmak üzere tüm coğrafyada etkin bir bilinçlendirme faaliyeti yapılmış, yaklaşan tehlikeyi görmüş ve göstermiştir. Elbette ki bu hareket yani Milli görüş, bedelini de ödemiştir. Erbakan ve teşkilat mensuplarının somut olarak ödediği ilk bedel, Milli Selamet Partisi’nin Konya’da yaptığı Kudüs Mitingi sonucu yapılan 1980 darbesi ile partinin kapatılması, cezalı duruma düşmeleri-cezaevlerinde tutuklu olarak cezalandırılmaları olmuş ve siyasi yasaklı olmuşlardır. Milli görüşün siyasi temsilcisi olan Saadet Partisi’ne hala günümüze kadar dahi itibarsızlaştırma, iftira atma, yok sayma gibi buna örnek İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı olmasına rağmen aday bile çıkaramadılar yalanında bulunulmuştu, karalama kampanyaları, ekonomik sorunlar, medya ambargosu gibi daha nice sayamayacağımız sorunlarla karşılaşmaktadır.

***

Erbakan; Türkiye’de koalisyon hükümetleri ile iktidar olduğu dönemlerde Siyonist hedefin amacına ulaşmasını engelleyecek bir dizi girişimlerde de bulunmuştur. Bunun da somut örneği D-8 oluşumudur. “ İsrail ancak güçten anlar” diye sık sık dile getiren Erbakan İslam ülkelerini bir araya getirerek Batı’nın ve İsrail’in karşısına ciddi bir güç olarak çıkmış, bu şekilde İsrail’in hedefine ulaşmasını engellemiştir. Hamas liderlerinden İsmail Haniye’nin “Erbakan Hükümeti boyunca İsrail Gazze’ye bir füze dahi atamamıştır” ifadesi Erbakan’ın göstermiş olduğu bu güçlü olma halinin bir sonucudur. Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Kaya “bir taraftan Filistin’in ahına ağlarken,  bir taraftan da İsrail ile anlaşarak Filistinlilerin derdini katmerli hale getirmeyin” diyerek hükümete uyarıda bulunmuştur.

Mavi Marmara’nın 10. yılı münasebetiyle gazilerine şifa, sihhat ve afiyetler, şehitlerimize Allah (cc) rahmet etsin, yakınlarına da sabrı cemil dua ve niyazında bulunmaktayım.    

Kalın sağlıcakla, kalabilirseniz. Allah’a emanet olunuz. 

 

 

 

 

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar