Tankutalp Altunsoy

Tankutalp Altunsoy

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Dünya Nereye?

A+A-

Dünya insanları olarak hep birlikte mücadele ettiğimiz corona  (covid 19) hayatımızı evlerimizde zorunlu bir karantina sürecine sokmuşken bizler de evlerimizde ailelerimizle  evde geçirdiğimiz zamanımızı daha güzel nasıl değerlendiririz derdine düştük. Biz aile babaları olarak eşlerimize göre biraz daha tembeliz ve vakit geçirmekte zorlanıyoruz. Öyle bir tembellik ki bu yazımı bile küçük kızım Kübra’ya yazdırıyorum. Ben söylüyorum cümlelerimi, o sizler için kaleme alıyor. Bekle Konya yakında yeni bir yazar yetişiyor. Babasının izinde Türkçü ve Atatürkçü vatanını milletini seven, ‘Hepiniz birer Türk bayrağısınız, bayrağı kirletmeyin” diyen Başbuğunun yolunda bir Asena.

Kızımı bu kadar anlattıktan sonra, yazımıza kaldığımız yerden devam edelim.

İnsanların bir kısmı doğuştan zayıf olur ve hastalıklarla boğuşur, bir kısmı ise sağlıklıdır fakat zekasını çalıştırmak için imkan bulamamıştır. Böyle insanların bir kısmı mutlu olur. Hayatı fazla kurcalamadan masallarda dans eden Pollyana mutluluğuyla hayatlarını geçirirler. Diğer bir kısım insanlar ise Çin’de yetişmiş oldukları toplumların örf ve adetlerine göre almış oldukları terbiyeye göre fazla ilginç olmadan hayatlarını geçirirler. Bu ikinci kısım insan tipi etliye sütlüye karışmadan içinde bulundukları toplumun diğer insanlarından hiç ayırt edilmezler, bunlardan da kendi yaşamlarını idame ettirme haricinde bir eser vermeleri de beklenemez.  İçinde bulundukları toplum tarafından kendilerine, örf, adet, gelenek gibi karşı koyamayacakları kurallar ile kodlanmış hayatlarını standart bir şekilde yaşayıp geçirirler.

Gençken güzel olanların yaşlılığa doğru fiziki değişimle ellerindeki güzelliği kaybettikleri  bilinir. Bazı insanlar da vardır ki hayat yolunda ilerledikçe ilginç, saygın ve hatta güzel olmaya başlarlar. Yaşadıklarına karşı duyguları ve mantıklarıyla durdukları ve muhakemelerini çalıştırdıkları için dünyanın sorunları ve dengesizliğiyle ilgilendikleri ve dert edindikleri için yüzlerinin çizgileri değişir. Geçen zaman içinde düşündükleri ve olumsuzluklara karşı verdikleri mücadeleden dolayı aynada gördükleri bir zerafet ve olgunluk portresidir.

Herkesin kendi talihinin mimari olduğu bu çağda, bu portre hayatınızın canlı renklerinde bizleri sergilerken, faydalı yaşamaya çalıştığımız için bunun neticesinin oluşturduğu olgunluğu yüz hatlarımızda taşır ve etrafa veririz. 

Hayat, derbederlik ve tembellik için çok uzun, fakat hırsla yağma ve haydutluk yapmaya değmeyecek kadar kısadır. Hayat duygularla çalışılacak ve resmedilecek bir kompozisyon, aynı zamanda mantıklı yazılacak bir rapor gibidir. Bu rapora yeniden üretim, yeni gelecek nesilleri ortaya koymak için önem veririz.

Daha önce üst satırlarda söylediğim gibi tatsız bir çağdayız. Bir yerde eski uygarlık çözülüyor, gevşiyor, çürüyor. Üstelik geleceğin de onun yerini dolduracağını söylemek zor. Bu insanlık tarihinin bir tekrarı gibi görünse de artık dünyamızın kısa zamanda büyük fiziki problemlerle karşılaşacağı görünüyor. Kuşkusuz felaketleri önlemek için her zamankinden daha sorumlu, daha mütevazi, daha ölçülü davranmak zorundayız.

Bu zaruret hiçbir şekilde hayatın neşeli, mutlu ve yeterince yaratıcı olmasına engel bir durum değil. Ama tek yapacağımız okumak, öğrenmek, dikkat etmek ve yöntemli yaşamaktır. Yüzümüz her zaman yaşadıklarımızın aynasıdır.

Olgun ve aydın bir çehre edinmeniz dileğiyle.

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.