1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkcı

  3. Dünya’nın Akupunktur Noktası
Yılmaz Sandıkcı

Yılmaz Sandıkcı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Dünya’nın Akupunktur Noktası

A+A-

Türkiye son derece hassas bir coğrafyada, dünyanın akupunktur noktalarından birinde bulunuyor. Yönetilmesi kolay olmayan bir coğrafyadayız ama yönetmeyi başarabilirsek dünya siyasetinde söz sahibi olmamızı sağlayacak bir ülkeye sahibiz.

*

Doğal olarak dünya siyasetinde söz sahibi olmak isteyen diğer devletlerin de söz sahibi olmak istediği bir bölgedeyiz. Bu devletlerin hedefleri birbiri ile çatışsa da ittifak ettikleri konu, tek vücut ve güçlü bir Türkiye’yi engellemek.

*

Bu yüzden istikrar istemiyorlar Türkiye’de ve bu yüzden her dönem çatışma içinde olmamızı istiyorlar. Bunu sağlamak için de tarihi kullanarak Osmanlıcı-Cumhuriyetçi ayrımını, dini kullanarak Ümmetçi-Milliyetçi, mezhepleri kullanarak Sunni-Alevi ayrımını, etnik kimlikleri kullanarak Türkçü-Kürtçü ayrımını besliyor, destekliyorlar. Sağcı-Solcu ayrımının modası geçmiş görünüyor.

*

Ülkemizin jeopolitik konumunu öğrendiğimiz ilkokul derslerinden hatırlıyorum bu konumun büyük bir avantaj olduğunu ama kıymetini bilmezsek hayati tehlikelere gebe bir dezavantaja da dönüşebileceğini öğrendim… Tam bir cadı kazanında yaşıyoruz sonuçta. Japonya’nın böyle bir sorunu yok mesela.

*

Böyle bir ortamı yönetmek feraset ister, empati ister ve güç ister ama en önemlisi ortak akıl ister… Üst akıl ifadesi ne kadar yanlış ve tehlikeli ise ortak akıl bizim için o kadar gerekli ve yararlıdır. 

*

Pirincin İçindeki

Beyaz Taş

Sayın Cumhurbaşkanımız it izinin at izine karıştığı söyledi. Bu coğrafyada normaldir. Kolaysa ayıkla pirincin taşını… Kolay değil elbette ama daha fazla karışmasını önlemek kolay…

*

Bedel ödeyerek ve sorumluluk taşıyarak bu toprakları vatan eyleyenlerin yanında misafirin sorumsuzca ve bedavadan yaşamasına sebep olacak politikalar ne kadar iyi niyetli olursa olsun yeteri kadar üzerinde düşünülmeden ve tartışılmadan uygulanırsa daha da büyük karmaşalara sebep olacaktır…

*

Devlet güçleri pirincin içine karışan taşları ayırabilir ama daha tehlikeli olan beyaz taşlar ancak ortak akıla inanan halkımızın desteği ile diş kırılmadan önce ayrılabilir ancak.

*
Ortak akıl için bu hassasiyeti göstermek yerine tüm güçleri elinde toplamanın, güç gösterisi yapmanın, sağa sola bağırmanın bir çözüm olmadığını geldiğimiz nokta açıkça göstermiştir

*

İhracatın

Kadar Konuş

Bölgede bir güç olmak için ihracatın yani ülkenin reel zenginliğinin önemini artık anlamış olduğumuza inanarak böyle diyorum. Bu zenginliğe ulaşmanın yolu da sanayi üretimi, teknoloji ve bunu sağlayacak eğitime sahip insan gücüdür.

*

Bunu dikkate alarak önceliklerimizi siyaset değil de yapısal reformlar oluşturmalıdır. Örneğin Başkanlık Sistemi’ne geçmeyi düşünüyorsak, milletvekillerinin parti başkanları tarafından atanan, başkanın adamları yerine milletin içinden çıkarak milletin adamı olan kişilerden seçilmesini sağlamak gibi.

*

Bize diş bileyenlere karşı avazımız çıktığı kadar bağırabiliriz ama ekonomik gücümüz kadar duyurabiliriz sesimizi. Bir de düşmanı suçlamayı bırakıp, düşmanın bize düşmanlık yapacak imkânı ve cesareti hangi hata ve kusurlarımızdan aldığını sorgulamaya başlayınca…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.