1. YAZARLAR

  2. İlyas Tuncer

  3. Dünyanın Ateşi Üstümüze Sıçramasın
İlyas Tuncer

İlyas Tuncer

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Dünyanın Ateşi Üstümüze Sıçramasın

A+A-

Yaklaşık bir yılı bulan pandemi süreci insanları yeterince bunalttı. Bu bunaltıcı süreçte canları da yanan halk ufak ufak derken büyük isyanlara başladı. Fransa sokaklarında güvenlik tasarısına karşı halk sokağa döküldü ateşler yakıldı, polisler taşlandı, hükümet protesto edildi; Amsterdam sokaklarında halk sokağa çıkma kısıtlamasından dolayı taşkınlıklar yapmaya başladı. Viyana sokaklarında senin kurallarından bıktık yazılı pankartlarla halk sokakları abluka altına aldı. Belçika, Bulgaristan, Macaristan gibi ülkelerde de olaylar çok farklı değildi. Rusya’da muhalif liderin tutuklanmasına isyan eden halk sokağa döküldü, hükümeti protesto ediyor. ABD’de seçim sonrası sarı saçlı adam anahtar teslim töreninden önce söylediği bir kaç söz vatandaşları fitilini ateşlemeye yetti de artı bile. Yeni Delhi’de hükümetin yeni yasa tasarısına karşı çıkan halk sokaklara döküldü, halkı köşeye sıkıştırdığını düşünen polis, halk tarafından yüksekten aşağı iteleyerek pek çok polisin yaralanmasına sebep oldu.

Dünya daralan ekonomi, karşı karşıya kalınan kıtlık riski, hükümetlerin halka yaptığı baskıcı ve zorba yönetim tavrı gibi problemleri bahane edilerek halk birer bire sokağa dökülmeye başladı. Dünya yeni bir düzenin sancılı günlerini mi yaşıyor? Tarih 1789 yıllarını gösterdiğinde Fransız milliyetçileri sokaklara dökülerek Avrupa için aydınlanma ateşini yakmışlardı. Rusya topraklarında birinci cihan harbi daha yeni bitmişti ki halk kendi içinde büyük kavgaya tutuşmuş kızıl muhafızlar tarafından kanlı Bolşevik devrimi gerçekleşmiş, Asya ülkeleri ve ardı sıra pek çok ülkeleri etkileyecek olan ilk sosyalist devlet kurulmuştu.

Günümüzde yaşanan olaylar gösteriyor ki dünya artık yeni bir düzenin doğum sancılarını çekiyor. Dünya’da yeni düzen kurulurken bizim ülkemizde pencerenin ardına geçip bakar mı? Bu acayip olaylara ayak uydurmazsak geri kalmış ülkeler arasına mı gireriz? Vatanımızda gül gibi geçinip gitsek fena mı ederiz?

Geçtiğimiz günlerde pek çok üniversitenin rektör ataması yapılarak rektörleri değişti fakat ne hikmetse bu olaya yalnızca Boğaziçi Üniversitesi isyan etti. Rektörün çalışmalarını beğenmemek ya da üniversite için fayda sağlamayacağını düşünerek bu atamaya karşı çıkmak akademisyenler ve öğrencilerin en doğal hakkı, bu doğal hak  hukuki yollar ile beyan etmek şartıyla tabii karşılanır. Kampüs içinde barikatlar yapmak, fakülteleri zapt etmek, rektörlük binasını ablukaya almak anarşist düşünceden başka bir şey değildir. Bu zihniyet bizlere yıllar öncesini 70’li yılları hatırlatmaktan öteye gitmedi. Karşı karşıya kalacağımız olayların tahayyülü bile midemi bulandırdı. Ümit ediyorum ki taraflar sulh ile bir araya gelerek bizi geçmişe götürmezler. Umarım yine ezilen Türk halkı olmaz.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.