Yılmaz Sandıkcı

Yılmaz Sandıkcı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Düşmen Okları

A+A-

ABD seçimlerinde Trump’ın rakibi Biden’in Türkiye’ye değindiği konuşması medyaya düştü. Bu konuşma bana Wilson ilkelerini hatırlattı: Tam da Birinci Dünya Savaşı döneminde, 1913 - 21 yılları arasında ABD’nin 28’inci Başkanı olan Thomas Woodrow Wilson’un savaş sonrası yeni dünya düzenine ilişkin, Irak, Suriye, İran ve Türkiye'den alınacak topraklar üzerinde Ermenistan ve Kürdistan isimli devletlerin kurulmasını da önerdiği 14 maddelik liste. ABD Başkan adayı Joe Biden’in konuşması, Wilson İlkeleri’ne sadık olduğunu gösteren bir konuşmadır. Ne var bunda?

*

Defalarca ABD’ye gidenlerin, orada buldukları akıl ve destek ile kurulan bir partiye oy verirken sorun yok. Bu partinin ABD’nin güney komşumuz Irak’a yapacağı askeri operasyon için Türkiye topraklarını kullandırmak üzere tezkere çıkarmaya çalışmasında sorun yok. Bu partinin, ABD himayesinde yaşayan birinin gönderdiği telkin ve talimatlar ile Türk Ordusuna kumpas kuranlarda sorun yok. ABD’nin oyun kurucusu olduğu Ortadoğu politikalarının BOP şubesinde eş başkanı olanlarda sorun yok. Bu partinin, Wilson’un kemiklerine huzur verecek türden bir Kürt açılımı yürütmesinde sorun yok… Bu partinin ABD'nin Karadeniz'e kıyısı olan ülkelerdeki üslerine lojistik sağlayabilmesi için boğaza paralel kanal açma çabasında sorun yok. Ama ABD Başkan adayı Joe Biden, Erdoğan’a karşı Türkiye’de muhalefeti destekleyeceğiz deyince ortalık toz duman.

*

Beğendiğim ama sevmediğim bir hikaye var, şöyle; İmam-ı Şafi’ye sormuşlar, fitne zamanı kim hain, kim bizden bilemediğimiz zaman bizden olanı nasıl anlayacağız? Hazret şöyle cevap vermiş; Düşman oklarını takip edin. Düşman okları kimi hedef alıyorsa onu seçin, onu takip edin! Söylendiği zamanın ölçeğinde anlam yüklü güzel bir cevap, beğeniyorum. Ama yaşadığımız şu zamanımızda bu nasihatı düşman da öğrendiyse ne yapacağız? sorusuna cevabı eksik olduğu için sevemiyorum.

*

Tehlike de burada başlıyor. İnsan, yani eşref-i mahlukat, düşünen hayvandır denir ya hayvandan ayrışmak için bu tanım yetmiyor artık. Çünkü hayvanların da düşündüğü ortaya çıktı. Yenilenen tanıma göre insan, düşündüğü üzerinde de düşünebilen hayvandır… Yeni tanıma göre eşref-i mahlukat seviyesinde insan olmak için kişinin, duydukları üzerinde düşünmesi, gördükleri üzerinde düşünmesi ve düşündüğü bu şeyler üzerinde bir daha düşünerek söylenene, gösterilene kanmak yerine işin aslını, perdenin arkasını anlamak üzere gereçeği araması ve anlamak için çaba göstermesi gerekiyor... Yetmiyor, feraset ve basiret ile düşünmesi gerekiyor. Yetmiyor! Allah’ın (CC) Kur’an-ı Kerim’de emrettiği şekilde “efela tedeberrun” farzı gereği olayların enini boyunu, önünü sonunu ve olayların birbiri ile ilişkisini dikkate alarak “tedbirli” düşünmeyi öğrenmesi gerekiyor..

*

Bir daha düşünelim mi, Joe Biden ve çevresinde ona akıl veren kişiler, “…sizden olanı anlamak için düşman oklarını takip edin…” mealindeki nasihati duymuş olabilirler mi? Eğer duymuşlarsa nasıl davranmalıyız?

*

Düşmanın görünen okları olduğu gibi görünmeyen okları da olabilir ve düşman hangisini nasıl kullanacağını da bilir. Önemli olan bizim ne bildiğimiz ve nasıl düşünebildiğimizdir.

*

Düşman yenemezse dost görünür, yenebilirse düşmanlığını gösterir… Önemli olan düşmanın düşmanlığını gösterecek cesareti bizim hangi eksik ve yanlışımızdan aldığını düşünebilmemizdir. Selam ve dua ile…

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.