Yılmaz Sandıkcı

Yılmaz Sandıkcı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Duygu

A+A-

Bırakalım ekonomiyi, dövizi, krizi bi yana. Bırakalım üretemediğimiz ve yurt dışından almak zorunda kaldığımız kağıttaki fiyat artışı yüzünden gazete ve dergilerin girdiği krizi diğer yana. Duygular gelişmeden algı da gelişmiyor. Algısız insanlara anlatmak da yetmiyor.

*

Çocukluğumuzda haftada bir gün, TV olan bir evde toplanarak film izleyenlerin filmde geçen olaylar için ağlamasını garipserdik. Bazılarımız, ağlayanlar arasındaki annelerimizin gözyaşlarından etkilenirdi belki ve bazen babalarımızın da duygulandığını görür, şaşırırdık ama güler geçerdik genelde.

*

Şimdi bazı filmleri izlerken benzer duygulara girdiğimizi fark ediyorum, sizde de oluyor mu? Bizim çocuklar ne düşünüyor acaba filmde geçen olaylar için duygulandığımızı gördüklerinde? Hiç farkında değiller gibi sanki…

*

Çocukların çoğu “sanal” bol aksiyonlu, bilim kurgulu, eğlenceli filmler ile dünyanın bilmem neresinde, bilmem kimlerin çektiği videoları izleyerek veya telefonda oyun oynayarak zaman geçiriyor. Kitap okuyanı, kitaplardan uyarlanarak ekranlarda canlandırılan “hayat” konulu filmleri tercih edeni pek az. Çabucak sıkılıyor çocuklar “gerçek” olandan.

*

Bizim çocukken olduğumuz kadar gerçek hayatın içinde de değil şimdiki çocuklar. Farkına bile varmıyorlar insanı yoran bazı zorlukların. Bizim çektiğimiz sıkıntıları sen çekme derken çocuğumuza, pek de hizmet etmiyoruz duygu dünyalarına.

*

Anneyi hizmetçi babayı para ağacı görmeleri, duygu dünyaları gelişmeden yetişmeleri çocukların suçu olamaz değil mi?

*

Çocukların duygu dünyaları gelişmiyor demeyelim de farklı gelişiyor diyelim bence. Örneğin, belki de kızınız telefonunu elinden bırakamıyor ve dünyanın bir ucundaki birinin paylaşacağı yeni videoları bekliyor olabilir, oğlunuz dünyanın diğer ucundan gerçekte kim olduğunu bilmediği bir “güzel” ile mesajlaşıyor olabilir, sınava hazırlanması veya uyuması gereken saatlerde.

*

Çocuğunuz güvenin, sevginin, sadakatin, aşkın, vefanın ne olduğunu öğrenmeye gerek duymadan, arkadaşı nereye gitmiş, ne yemiş, ne giymiş gibi bilgileri daha fazla merak ediyor olabilir… Veya bir youtuber hangi videou paylaşmış, sanal bir fenomen ne demiş ya da kahraman gibi gösterilen bir hain hangi yalanları ballandıra ballandıra anlatmış? gibi konuları dinlemeyi daha fazla önemsiyor olabilir… Sonuçta çocuk, henüz sanal ve gerçek algısı gelişmemiş, dahası yalan ile doğru arasındaki farkı fark edecek kadar gelişmiş de değil… Hatta algısı da bilgisi de bu yönlerde gelişiyor olabilir… Perşembe günü devam edelim.

*

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.