Yılmaz Sandıkcı

Yılmaz Sandıkcı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Duygu ve Algı

A+A-

Kaldığımız yeri hatırlayarak devam ediyorum. Çocuğunuz güvenin, sevginin, sadakatin, aşkın, vefanın ne olduğunu öğrenmeye gerek duymadan, arkadaşı nereye gitmiş, ne yemiş, ne giymiş gibi bilgileri daha fazla merak ediyor olabilir… Veya bir youtuber hangi videou paylaşmış, sanal bir fenomen ne demiş ya da kahraman gibi gösterilen bir hain hangi yalanları ballandıra ballandıra anlatmış? gibi konuları dinlemeyi daha fazla önemsiyor olabilir… Sonuçta çocuk, henüz sanal ve gerçek algısı gelişmemiş, dahası yalan ile doğru arasındaki farkı fark edecek kadar gelişmiş de değil… Hatta algısı da bilgisi de bu yönlerde gelişiyor olabilir

*

Soru şu: Çocuklarımıza öğrenmeyi öğrettik mi? Yoksa öğrenmek yerine kanmayı mı öğrettik onlara. Sorularına cevap alamayan çocuklar, soru sormaktan vazgeçtiklerinden hayal kurmaktan da öğrenmekten de vazgeçmişler demektir ve hem bedensel hem de zihinsel enerjilerini, kendilerine hoş duygular yaşatan şeylere yönlendirirler gerçek veya sanal olmasını önemsemeden.

*

Hayal kurmaları bile zorlaştı şimdiki çocukların farkında mısınız? Biz TV izlemenin sınırlı olduğu zamanlarda, radyo dinlerken veya kitap okurken kendi hayallerimizi kurmayı öğrendik. TV ile videolar ile yetişen daha az kitap okuyan bu nesil, filmi çekenlerin hayallerini izliyor, kendi hayallerini kurmaya bile gerek duymadan.

*

Sizin izlediğiniz filmlerde hangi sahnelere niçin duygulandığınızı anlamıyorlar diye duygusuz sanmayın çocuklarınızı… Yeni neslin duygu dünyası farklı bir frekansta gelişiyor. Sanırım sorun frekansta.

*

Duygusuz oldukları için değil sadece farklı bir frekansa duygulandıkları için bizi anlamıyorlar, belki onlar da bizi suçluyordur onların duygularını anlamadığımız için.

*

Hani yunus balıklarının çıkardıkları sesleri kulağımız duymuyor ya işte öyle bir şey. Acaba yunusların kulakları bizim çıkardığımız sesleri duyabiliyor mu? Biz insanız kulağımız duymasa da cihazlar geliştirebiliyoruz ve duymadıklarımızı da duyar oluyoruz.

Peki çocuklarımızın duygularını anlamak için de mi cihazlar geliştireceğiz yoksa duygusal kapasitemizin frekansı ile kendimizi onların yerine koyma kabiliyetimizi mi geliştirmeliyiz?

*

Çocuklar anlaşamadıkları kişilerin değil anladıkları ya da anladıklarını sandıkları kişilerin anlattıklarını öğreniyorlar ve algılarını da o yönde geliştiriyorlar. Onlara sorgulamayı unutturan eğer sizseniz, çocuklarınızı “sanal” yalanlara kandıkları için hiçbir eleştiri hakkınızın olmadığını da bilmelisiniz.

*

Çocuklarına, kanmayı değil öğrenmeyi öğretebilen, sorgulayan işin aslını anlamayı öğretebilen duygu dünyası gelişmiş insanlara selam olsun…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.