Nesrin Erkan Sabuncu

Nesrin Erkan Sabuncu

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Edip Cansever-2

A+A-

Dünkü yazımıza kaldığımız yerden devam ediyoruz… Dilerseniz edebiyatımıza gönül veren bu usta şairimiz Edip Cansever’in şiirlerinden örnekler vererek onu yadedelim sevgili okurlar.

Eski Bir Takvim İçin Şiirler

 

Evlerin saat beş olma hali

Ben yorgunum anlamaktan

Bir duvar, bir tebeşir gibi yazmaktan yazılmaktan.

Ve akşam

Alanların caddelerin bana biraz fazla geldiği

Üstümü başımı bilmediğim bir akşam

Ne yapsam

Alkollere gitsem. Giderim alkollere bir mektup gibi

Alkollerden gelirim bir mektup gibi

Bellidir sırtımdaki kan lekesinden ve puldan.

Yağar ki sokaklarda bir uzun yağmur

Islanırım ıslanırım anlamam

Sanki nedir bir yağmurun güzel olması

Sahi bir yağmurun güzel olması

Yağarken kendine severek bakmasından.

*

Duran ben değilim ki ayakta

Gövdemden daha büyük ve akşama doğru

Görünmekte olan bir sıkıntı var

Dönüp arkama bakamam.

Su gürültüleri! ey benim güneşimi ikiye bölen hızarlar!

Ben işte günün birinde belli olurum

İki olmam, bir olurum günün birinde

Hızarlar! bir olurum, tarih de düşerim

Cep defterime bir şeyler de yazarım

Bir gün bir akşama doğru bulunurum da

Bir kapıdan uzanmış binlerce boyun tarafından

Hızarlar! neden olmasın, elbette sorulurum.

Ey benim güneşimi ikiye bölen hızarlar!

*

Çimen kokusundan hızlı

Bir sıyrık gibi bitiveren elde ayakta

Nedir bu benim yalnızlığım?

Neyiz ki bu karanlık kar yağışında

Ey ipini kendi gerip ufka bakanlar

Ölüler, diriler, daha doğmamışlar

Toplanıp birdenbire hep aynı yaşta

Ve nedir bu benim yalnızlığım?

Ve içimde gezerim ucu sivri bir bıçakla

Söylesem size söylerim ey ipini kendi gerenler

Kedere kederle, ağrıya ağrıyla karşı çıkarım.

Masam ki şuracıkta solgun bir köy akşamı

Bir uzun yoksul, bir başka yoksul

Düşer ellerim bir çağın artıklarına

Çatalımda kemikler, ölü gözleri

Ve iniltiler, çığlıklar

Benden bir şey sorulamaz gibiyim. Biri gelsin şu tabağımı kaldırsın

Çatalımı da

İğrenmenin, tiksinmenin en eskisiyim

İki eşya arasında bir hiçlik

Ne iskemle, ne masa, tam orda tökezlenirim.

Bir haziran, bir temmuz nasıl olsa gelir de

Sorsanız size söylerim ey ipini kendi gerenler

Ben döğüşken olanlara açılmış bir mendilim.

***

MAKBERİ BEKLERKEN

 

Gönlünü sen yorma, bekleme artık

Vefasız sevgili üzmesin seni.

Lale devri gibi geçmişte kaldık…

Hercai menekşe, güzdedir şimdi!

 

Nesrin Erkan Sabuncu

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.