1. YAZARLAR

  2. Senem Orta

  3. Ege’den İç Anadolu’ya Selam Var!
Senem Orta

Senem Orta

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Ege’den İç Anadolu’ya Selam Var!

A+A-

Geçmişten günümüze dilden dile dolaşan bir tabir var: “İnsanın doğduğu yer mi yoksa doyduğu yer midir memleketi?” Duymayanımız, bu konu üzerine yorum yapmayanımız yoktur neredeyse. Ben bunun üzerine düşünmeye üniversiteye hazırlandığım dönemlerde başladım. Manisa’nın küçük ama bir o kadar da şirin bir ilçesi olan Akhisar’da doğmuş büyümüş ve kısa seyahatler dışında oradan pek de ayrılmamış bir kız çocuğu… Sınavlara girildi, tercihler yapıldı ve o gergin bekleyiş başladı. Sonuç: Konya Selçuk Üniversitesi… Konya? Nasıl olacak, nasıl yapacağım derken zaman su gibi akıp geçti ve kendimi Konya’da buldum. Hiç bilmediğim bir şehirde… Tanıdığım tek bir insan bile yok. Tamam, itiraf ediyorum biraz önyargılı yaklaşmış olabilirim. Taşların arasında ağaç yeşeren bir yerde büyüdüm ben. Kendimi birden sadece coğrafya derslerinde görmüş olduğum Bozkır iklimin içinde bulunca bocalamamdan doğal ne olabilirdi?

***

Ama alıştım… Alışmaya önce havasından başladım. Baktım ki, Ege sularından giydiğim ince kıyafetlerle olmuyor kalın kazaklar, montlar, tabanı kaymayan botlar edindim. Sonra bir düğüne denk geldik. Düğün pilavı diye bir adet varmış burada. Onsuz düğünler eksik olurmuş. Bu noktada Ege düğünlerinin olmazsa olmazı keşkek geldi aklıma. Ege efeleri ile süslenmiş Zeybek’li Harmandalı’lı düğünlerimiz vardır bizim. Konya’daki düğünler de kaşık havası olmadan olmazmış. Doğduğum günden beri olmazsa olmazım olan bol zeytinyağlı sebze yemeklerinden sonra bol yağlı et yemeklerine alıştım zamanla. Sonra öğrendim ki Ege’nin genelinde kullanılan “gari” sözcüğünün her yöredeki karşılığı farklıymış. Konya’da da “hazar”denirmiş. Ona da alıştım. O kadar kısa bir sürede benimsedim ki ben bile inanamadım. Sonra ne mi oldu? Sonlara gitme vakti yaklaştı. Gitmek için gün sayarken dedilerki “Konya öyle bir şehir ki dönüp dolaşıp geri gelirsin.” Bu da buraların kuralıymış.

***

Mümkün değil diye düşünmüştüm. Ama öyle bir denk geldi ki Konya’da bir hayat kurdum. Her şey kontrolüm dışındaydı adeta. Bu süreç içerisinde Konya da bana alışmış olacak ki her aşamada pek çok kolaylık sundu bana. Anlayacağınız, gitmeme razı olmadı. Etrafımdaki herkes “Konyalı sayılırsın sen artık, daha da buradan başka yere gidemezsin” diyor bu konular açıldıkça. Ne zamana kadar burada olurum inananın hiçbir fikrim yok. Hesap yapmayı da bıraktım, nasıl olsa tutmuyor. Sadece “Konya beni ne kadar daha sarıp sarmalarsa o kadar daha buradayım” diyebiliyorum. Evet, şuanda da gördüğünüz gibi Konya bana yeni bir kapı açıyor. İlk köşe yazımı sizlerle paylaşıyorum. Öyle bir heyecan ki yıllardır aklımdaki düşünceleri, daha önce karşılaşmadığım insanlarla paylaşmak, tarifi mümkün değil. O zaman bu bir ‘merhaba yazısı’ olsun. Size bu büyük heyecanımla “Merhaba!” derken bundan sonraki haftalarda da birlikte olacağımızı belirtmek isterim. Ha unutmadan, Ege’den çok çok selam var!

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum