1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkcı

  3. Eğitim Kanmak mı, İnanmak mı?
Yılmaz Sandıkcı

Yılmaz Sandıkcı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Eğitim Kanmak mı, İnanmak mı?

A+A-

 

Eğitim öğretim dönemi bu hafta sonu yarıyıl tatiline giriyor ama bizim geleceği üzerine kuracağımız temelde yani eğitimde kafa karışıklığımız devam ediyor. Bu sebeple yaptığımız bir çok konuşma, tartışma zaman kaybı oluyor.

*

Geleceğimizin güvencesi olan çocuklarımızın eğitiminde yöntem olarak seçebileceğimiz bir çok yol vardır ancak basitleştirirsek iki ana yol önemlidir;

i- Yolun birisi çocukların hafızasını besleyen, ezberi ve itaat etmeyi teşvik eden yoldur. Bu yoldaki çocuklar hayal kurmayı, merak etmeyi, sorgulamayı unutur ve duygusal etki ile ikna olmayı kabullenir.. Bu yolun sonu kanma - kandırılma uçurumuna gider.

*

ii- Yolun diğeri çocukların aklını besleyen, zeka ile öğrenmeyi teşvik eden yoldur. Bu yoldaki çocuklar hayal kurmayı, merak etmeyi, sorgulamayı ve muhakeme etmeyi geliştirir, bilgi ile ikna olmayı öğrenir.. Bu yolun sonu anlama - inanma uçurumuna gider.

*

Göreceğimiz gibi her iki yolun da sonu uçuruma gidiyor. Uçurumun birisi aşağı doğrudur. Takip edenler çukura düşer. Uçurum diğeri yukarı doğrudur. Takip edenler, çukurdaysa çukurdan çıkar, zirvelere yükselir.

*

Kanmak ile inanmak arasındaki farkı anlamadan eğitim hakkında konuşanlar boşuna zaman harcıyorlar. Aradaki farkı şöyle izah etmeye çalışıyorum;

*

Kanmak, insanoğlunun beyin organı ne işe yarıyor? sorusunu henüz cevaplamadan önceki yani kafatası içinde beyaz bir şey var bir işe de yaramıyor dedikleri, düşünme eylemini beyin ile değil de kalp ile yaptıklarını zannettikleri dönemlerden kalma bir alışkanlıktır. Kanmak duyguya dayalı olarak “zan” ile ikna olmaktır diyebiliriz. Bir sözün doğru olduğunu kabul etmek için söylenmiş olmasını yeterli görmektir kanmak.

*

İnanmak ise insanoğlunun beyin organını tanıdıktan sonra, duygunun yerini bilginin almasından sonra, insanoğlunun bilgilerin sorgulanabilir, tartışılabilir, değişebilir ve gelişebilir olduğunu anladıktan sonraki dönemde gelişmiş bir beceridir. İnanmak bilgi ile öğrenerek ikna olmaktır diyebiliriz. Söylenen bir sözün doğru olduğunu kabul etmek için alınan bilgiyi, eşref-i mahlukat olan insan seviyesine yakışır şekilde bilgi ve vicdan süzgecinde işlemenin sonucudur inanmak.

*

Bu sebeple kanmak yerine inanarak iman edenlerin imanı daha güçlü olur. Zira, kanmayı tercih eden kişiler anlamadıkları şeyleri inkar ederken, anlamadıkları kişileri dışlayıp düşmanlaştırırken, anlamamakta ısrar ederler ve inanmayı tercih eden insanlar ise anlamadıkları şeylerin doğru çıkması halinde sonumuz ne olur? diye sorgulayarak, anlamadığı şeyleri anlayacak şekilde anlayışı geliştirmek için çabalarlar.

*

İşte bu çaba insanlığı geliştiren cehdin, cihadın kıvılcımıdır. Bu kıvılcım anlayarak, öğrenerek inananların elindeyse aydınlatır, ısıtır ama zan ile kananların elindeyse yakar, karartır, kurutur. Sizce eğitimde hangi yoldan gidilmelidir?

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.