Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Ekaterinburg

A+A-

Avrupa ile Asya arasındaki kara sınırı olan Ural dağları üzerinde yeşil orman ve mavi göller ile süslenmiş güzel bir şehir. O da İstanbul gibi iki kıta üzerinde bulunuyor. Bir sanayi şehri olduğu kadar bir kültür ve eğitim şehri Ekaterinburg. Ekaterinburg genç bir şehir ve 1723 yılında Rus Çarı Büyük Petro (bizde Deli Petro denilen Rus Çarı) tarafından bölgedeki demir madenlerini işlemek üzere kurulan fabrikalar için doğan şehir. Bu haline rağmen adını Çar’ın eşi Katerina’dan almış ve ağır sanayi şehir olması yanında orman ve göller arasına yerleşmiş dikey mimari ile yeşil alanı azaltmadan doğayı yaşam içinde tutan zarif, güzel bir şehir olarak gelişmiş.

*

Ekaterinburg bu güzelliği yanında tarihsel bir acıya da ev sahipliği yapıyopr; son Rus Çarı olan II. Nikolay ve ailesinin, Bolşevik devrimi sonrasında sürgünde olduğu sırada katledildiği şehir burası. Şehrin müzeleri de meşhurmuş ama bizim gezmeye zamanımız olmadı her zamanki gibi. Biz bölgenin sanayi ve teknoloji potansiyelini yansıtan Innoprom Fuarı için gittik. Fuarın bu yıl ki Partner Ülkesi Türkiye oldu. Türkiye’nin ihracat potansiyelini artırmak ve tanıtmak için çok büyük bir fırsat … Milli organizasyon ile katılan Türkiye’nin Makinecileri Türkiye’yi başarılı bir şekilde temsil ettiler.

*

Birinci gün Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Sayın Mustafa Varank, Rusya Federasyonu Ticaret ve Sanayi Bakanı Sayın Denis Valentinovich Manturov ile birlikte standlarımızı ziyaret etti. Biz de kendileri ile kısa da olsa ayak üstü konuşma fırsatı bulduk ve dilimiz döndüğünce öneri ve beklentilerimiz ifade etmeye çalıştık.

*

İkinci gün, Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Sayın Putin fuarın resmi açılışını yaptı. Açışla katılması büyük ümitler ile beklenen Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan’ın gelmemesi Türkiye’nin makinecilerinin fuarı da aşarak dünya çapında tanıtılmasına ciddi katkı sağlayacak olan bir fırsatı kaçırmış olduk… Bu durum, ihracatta dönüşüm planlayan ve 2023 yılında 100 milyar dolarlık makine ihracatı hedefleyen hükümetimizin her fırsatı en üst düzeyde değerlendirmesini bekleyen Türkiye’nin makinecileri için bir üzüntü sebebi oldu.

*

Bu arada Deli Petro’ya değinmeden geçemeyeceğim. Kendisi Rusya’ın modernleşmesi ve dünya politikasında söz sahibi olabilmesi için dönemin şartlarında büyük reformlar yapmış birisi olarak Büyük Petro diye anılır ama muhalifleri ve düşmanları kendisine Deli Petro demeyi tercih ederler. Bilen bilir Osmanlı Devleti son savaşını kaybedip teslim olmayı kabul ettiği yıkım şartlarında bir kurtuluş hayali ile ortaya çıkan adamlara da deli denmiştir, Mustafa Kemal de onlardan birisidir. Deli yakıştırması Mustafa Kemal Atatürk üzerinde durmadığı için başka yakıştırmalar yaptı düşmanları… Ve bu yakıştırmalara bu gün bile kananlar var aramızda maalesef.

*

Hakikati arayanlar bilir, büyük adamlara deli de deseniz başka bir şey de onlar hakkında son sözü tarih söyler ve haklarını teslim eder, yalancılar ve hainler ise unutulur. Selam ve dua ile.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.