1. YAZARLAR

  2. Hakan Karayanız

  3. Ekol Yaratmak İçin Üretken Olmalıyız
Hakan Karayanız

Hakan Karayanız

Altyapıya Dair
Yazarın Tüm Yazıları >

Ekol Yaratmak İçin Üretken Olmalıyız

A+A-

Ülke futbolumuzun temel sorunlarından biri neden başarılı olamıyoruz, neden futbolcu çıkartamıyoruz. Futbolumuzun kanayan yarası olan ve halen çözüm bulunmuş değil. Koltuk sevdası, birilerine iyi görünme ve iş yapar gibi görünerek günü kurtarma düşüncesine halen hakim bulunmaktayız. Milli takımlar ve kulüpler bazında bakıldığında ‘’Türk futbolu’’ olarak nitelemek bakımından kaliteli olmadığını görüyoruz. Ülkemizdeki liglere baktığımız zaman futbolumuz nerede diye sonucu ortaya çıkıyor ve bu yüzden nitelemek olarak düşünülüyor. Bu düşünceden kurtulabilmek için yeni bir Ekol olarak belli bir seviyeye gelebilmek adına, Avrupa sahnelerinde kabul görmüş, kendine has futbol özelliğini ortaya koyan, bunu da devamlılık haline getiren düzeyde futbol kalitesine sahip olmak gerekiyor. Biz insanlar olarak taklit etmeyi çok seviyoruz, bu her alan için geçerli. Taklit etmek yerine kendimiz bir şeyler üretip geliştirmeliyiz, yaptıklarımızla da bir ekol yaratmalıyız. Bu futbol içinde böyledir. ‘’Futbolu kendi kurallar çerçevesinde başkaları gibi oynamak ve düşünmek o koşullarını yerini getirmek onlar gibi oynamaya çalışmaktır.’’

Bakınız Avrupa futboluna özelliklede Alman ekolüne disiplin ve sorumluluklarından taviz vermemeleri onlara ekol olarak milli bir unsur olduğunu gösteriyor. Bunun sadece disiplin ve sorumluluk duygusundan ibaret olmadığını gösteriyorlar. Onlar her şeyden önce evrensel olan futbolun teknik, taktik, kondisyona dayalı tüm uygulamalarını yerlerine getiriyorlar. Ulusal olarak tipsel ve değerlerine uygun özgün bir futbol anlayışındalar.

Kıtalar arasında futbol kültürüne sahip belli başlı ülkeler özellikle Brezilya’da ekol olarak düşündüğümüz düzeyde futbolu kendileri gibi olmayacak şekilde oynayıp, yerelde kalmayarak, üzerine koyarak başarmışlar ve başarıları dünya futbolunda kabul görmüş.

Ülkemizde ise bizim ekolümüz ‘’kendimize özgü değerlerimiz ve insan tiplerini ayırt etme yöntemimizdir’’ (Tipiloji).

Bizim futbol anlayışımız ise;

Ağır oyun, hızlı oyun, güce dayalı ve ritmik oyun dediğimiz oyun anlayışımıza yakındır. Biz dört mevsimi bir arada yaşayan ülkeyiz.

Hem sabırlıyız, hemde tez canlı dediğimiz bir yapıya sahibiz. Bizim tek eksiğimiz üretkenlik, oyun anlayışı, varyasyon zenginliğimizin olmaması.

Peki bunu nasıl geliştiririz; iyi bir altyapı eğiticisi ve eğitimle çözebilir ve zenginleştirebiliriz. Yapılması gerçek olan tek şey zaman içerisinde temel eğitimin iyi alınması, ve kararını verdiğin ekole uygun da futbolcuyu yetiştirmek. Bunun için altyapı eğitimlerinin iyi olması gerekiyor. Altyapı eğiticilerini, üst yapılara geçişte basamak olarak düşünülmesinden uzak tutmalıyız. Altyapılarda eğitim vermek, eğitmek üst yapılarda çalışmaktan daha önemli, daha zor ve değerlilik arz eder.

Eğitici olmak var, eğitici olmak var!

Her kez Antrenör olabilir ama eğiticilik farklıdır. Donanımlı, üretken, yeterliliği olan eğitici olmalı.

Unutmayın;  Önemi olmayan hiçbir şey değer arz etmez.

Ülke futbolundaki kulüpler bir şeyin özünü, çekirdeğini (Nüve) bilerek futbola uygun modelle başlayabilirler. Aksi bir durumda temel eğitimi altyapıda başlayan futbolda ekol yaratmada istenilen sonucu vermez. ‘’Ülke futbolu Milli seviyede yaratılacak bir düzey olmamalı, Milli takımlara yansıyacak olmalı.’’ Saygılarımla…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.