1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkçı

  3. Ekonomi Yazısı-3
Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Ekonomi Yazısı-3

A+A-

Geçen hafta, ekonominin babası kabul edilen Adam Smith’in insanı kendi menfaatini ençoklamak için çalışan birey olarak tanımladığında kalmıştık.
Ekonomi insanının menfaatini ençoklama çabasını, bunun azgın kapitalizme yol açtığını eleştirmeden önce, bu insanın “realist birey” (gerçekçi) olarak kabul edildiğini de eklemeliyiz. Çünkü insan kendi menfaatini ençoklamak için uğraşmazsa ve bu uğraşı sırasında realist davranmazsa ekonominin tüm hesapları sapıtmaya başlar.
Peki, batıda bunlar tartışılır ve ekonominin temelleri atılırken, bizimkiler ne yapmış? ‘Durun kardeşim, bu yaptığınız insanlığa sığmaz! Bir avuç insanın refahı, lüksü için bu kadar insanı fakr-u zaruret içinde sefalete itmeye değer mi?’ diyen biri çıkmamış. Bir kısmı tutmuş kapitalizm daha iyi onu isteriz demiş. Bir süre sonra, bu acımasız menfaatçi düzene başkaldıranlar sosyalist, komünist fikirleri ortaya çıkarınca da, bu daha iyi görünüyor, biz de sosyalizm isteriz diyenler olmuş.
Mevcutlar üzerinde hizipleşip, çatışmışlar. Bir eleştiri yok, bir katkı yok! Uğruna ölmeyi cennetin garantisi saydığımız İslam dininin özündeki paylaşmayı hayatımıza ve hatta ekonomi bilimine ekleyecek birileri çıkmamış.

Peygamber efendimizin, “komşusu açken, tok yatan bizden değildir” sözü ile, yok kardeşim insan menfaatini ençoklamak ister ama realist insan “komşusunu da düşünür”, çalıştırdığı insanın “teri soğumadan ücretini verir”, “kendinden daha güçsüz bir insanın ekmeğini gasp ederek zenginleşmeyi onursuzluk sayar” diyerek bir tartışma bile açamamışlar. Zekat nedir? Niçin Allah’ın emridir? Ekonomi biliminde yeri ne olabilir? gibi sorular sorup, cevaplar üzerinde fikirler geliştirememişler.
Asırlar önce sorulması, tartışılması gereken bu ve bir çok diğer soru es geçildiği için, bugün tüm Müslümanlar bir ezilme ve eziyet içindedir. Belki biz bu soruları soruyoruz diye gülünç duruma düşüyoruz. Belki geçti Bor’un pazarı diyenler var içinizde.
Hepiniz hatırlarsınız, kısa bir süre önce onlarca Holding vardı. Konya başta olmak üzere birçok Anadolu şehrinde. Ve sadece 10-15 yılda hepsi yok oldu gitti. Sadece ortaya model olarak ilk çıkanlar, İttifak ve Kombassan Holdingin adını duymaya devam ediyoruz. Peki Konya’da 10-20 holding kalsaydı. Kayseri’de, Yozgat’ta, Malatya’da, Denizli’de, ne bileyim, her şehirde, bunlara benzer 3er, 5er holding olsaydı kötü mü olurdu?
Peki niçin kalmadı? Çünkü Müslüman duyguları ile ülkesine, milletine ve dinine hizmete için yola çıkan insanlar yeterince “realist” değildi! Daha kötüsü bilgili değildi. Hesaplar değil, duygular öndeydi. Devlet ve onu temsil eden güçler de aynı derecede cahilce ve hatta bazı durumlarda geldikleri duygusal veya duyumsal gazın beyinlerine etkisinden olsa gerek hatalı plan ve politikalar ile bu holdinglerin yok olmasına sebep oldular. Batıp giden holdinglerin hepsi sahtekar mıydı? Elbette hayır. Ama kurunun yanında yaş da yandı. Bedelini tüm Türkiye ödedi ve ödemekte. Japonya 1972 de yaşadığı ekonomik krizi bu model ile aştı, bu modeli geliştirip yönetelim diyen ne bir siyaset adamı ne de bir bilim adamı çıktı.

Kötü mü olurdu Konya’da Kombassan Holding gibi beş tane daha, Türkiye genelinde elli tane daha holding olsa? Okuyun da kendiniz cevap verin;
Kombassan, Konya bölge ekonomisine 1 milyar TL’nin üzerinde katkı sağlamış geçen yıl. Sadece bölgemizde çalışanlarına ödediği maaş 48 Milyon TL. Türkiye’nin en büyük 1000 şirketine 6 şirketle girerek Konya ekonomisinin statüsünü yükseltiyor.

Daha geniş bir açıdan bakarsak Konya yanında İstanbul, Sakarya, Muğla, Tekirdağ, Afyon, Aksaray, Burdur, Karaman, Antalya, Düzce, Aydın olmak üzere 12 ilde ve yurt dışında 18 şirket, 32 tesis ile 6 bin direkt, 15 bin endirekt çalışana ekmek kapısı olmuş.
Evet, ne dersiniz? Bu holdingler bir model olarak ele alınsa ve ülkenin kalkınma duvarına taş koyan herkese şükran duyulsa, çürük taş koyanlar ile taşları renklerine göre ayırıp duvarda delikler açan, duvarı zayıflatanlar oyundan atılsa…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.