1. YAZARLAR

  2. Duran ÇÖLCÜ

  3. Ekonomide Kaygının Önüne Geçilmeli
Duran ÇÖLCÜ

Duran ÇÖLCÜ

GÖZLEM
Yazarın Tüm Yazıları >

Ekonomide Kaygının Önüne Geçilmeli

A+A-

Son günlerdeki siyasal tartışmalar sonucu oluşan gerginlikler ve belirsizliklerle birlikte ülkemizin komşularında yaşanan olumsuz gelişmeler hepimizi kaygıya itiyor. Hatta buna döviz kurlarındaki yükselişler, gıda ürünlerine ve akaryakıta yapılan zamlar da eklenince ister istemez ekonomik olarak da endişelerimiz artıyor. Toplam tüketim harcamalarının büyük bölümünün konut, kira, gıda ve alkolsüz içecekler ile ulaştırma harcamalarının oluşturması da ayrı bir endişeye yol açıyor. Oluşan kaygılardan dolayı da doğal olarak tasarrufa yönelirken, para da daha az harcanıyor. Herkes kendince çeşitli tedbirler alırken, parayı az harcama yollarına başvuruyor. Para biriktiriyor, her zaman olduğu gibi parayı yastık altında saklıyor. Bütün bunlardan dolayı da ticari faaliyetler ister istemez yavaşlamaya doğru gidiyor. Ticari faaliyetlerin yavaşlaması ve para hareketin azalması piyasalarda bir moral bozukluğunun oluşmasına neden oluyor.

***

Bütün bunlardan kurtulmanın yolu da elbette insanların kaygılardan kurtarılması ve paranın biriktirilmesi yerine yatırıma dönüşmesinin sağlanmasından geçiyor. Konunun daha iyi anlaşılması için yapılan bir araştırmayı sizlerle paylaşmak istedim. Finansal Okuryazarlık ve Erişim Derneği (FODER) tarafından, Visa ve Türkiye’deki 22 bankanın desteğiyle 'Paramı Yönetebiliyorum' projesi kapsamında gerçekleştirilen “Türkiye Finansal Okuryazarlık Araştırması”nın sonuçlarına göre durum iyi değildir. Türkiye’de genel kamuoyunun finansal okuryazarlık düzeyini tespit etmek, finansal ürün ve hizmetler konusundaki tutum ve davranışları anlamak amacıyla gerçekleştirilen araştırma Ipsos Sosyal Araştırmalar Enstitüsü tarafından 26 ilde 2 bin kişi ile yüz yüze görüşülerek yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, Türkiye’de minimum finansal bilgiye sahip olan bireylerin oranı yüzde 70’tir. Bilgi düzeyi kavramsal ve aritmetik beceriler olarak 2 alt grupta incelendiğinde ise, matematik bilgisi gerektiren konularda finansal becerinin göreceli daha düşük olduğu ortaya çıkarken, paranın da ‘kaygı’ nedeniyle biriktirildiği gözleniyor. Ülkemizdeki her 5 kişiden 2’sinin son bir yılda para biriktirdiği görülürken, bireyleri birikim yapmaya iten temel nedenlerin içinde geleceğe ilişkin belirsizlik ve kaygının öne çıkıyor olması da düşündürücüdür. Para biriktirenlerin yarısı (yüzde 49) sağlık sorunu, doğal afet, aniden işsiz kalma gibi beklenmedik durumlara karşı tedbirli olmak için yaptıklarını söylüyor.

***

Bir hanede para kullanımına yönelik günlük kararlara dahil olma oranı kadınlarda yüzde 74 iken, erkeklerde bu oran yüzde 85’e çıkıyor. Araştırmanın en önemli sonucu da tasarruf yapan finansal tüketicinin yarısından fazlasının, tasarruflarını geleneksel yöntemlerle biriktirmeyi tercih etmesi önemlidir. Anlaşılan ülkemizdeki her beş kişiden ikisinin para biriktirmeye yönelik davranışları artarak devam edeceği görülüyor. Tabi ki bunun önüne geçilmesi ve gereken tedbirlerin alınması önemlidir. Hem de acilen yapılacak ne varsa yapılmalıdır. Toplum ekonomik kaygılardan uzaklaştırılmalıdır. Öncelikle insanları kaygıya iten nedenler ortadan kaldırılmalıdır. ‘Yarınım ne olacak?’ sorusundan kurtarılmalıdır. Paranın yastık altında biriktirilmesinin yerine yatırıma yönlendirilmesi sağlanmalıdır. Bu durumdan kurtulmanın başka da bir yolu yok gibidir. Ne dersiniz sizce de öyle değil mi?     

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.