1. HABERLER

  2. POLİTİKA

  3. ‘Ekonomik krizin sorumlusu hükümet’
‘Ekonomik krizin sorumlusu hükümet’

‘Ekonomik krizin sorumlusu hükümet’

‘Ekonomik krizin sorumlusu hükümet’

A+A-

Türkiye’nin Ağustos 2018’den bu yana ekonomik krizin içerisinde olduğunu söyleyen CHP Konya Milletvekili Abdüllatif Şener, “Bu ekonomik krizin sorumlusu hükümetin ta kendisi. Uygulamış olduğu yanlış politikalar yüzünden kriz halen devam ediyor. Bütün gelir grupları 1.5 yıldır büyük sıkıntı içinde” dedi.

 

Mehmet Günnar

CHP Konya Milletvekili Abdüllatif Şener, Konya ve Türkiye gündemini değerlendirmek üzere basın toplantısı düzenledi. CHP İl Başkanlığı’nda düzenlenen programda Milletvekili Abdüllatif Şener’e Antalya Milletvekili Aydın Öner, CHP Selçuklu İlçe Başkanı Ali Naci Çobanoğlu, CHP Karatay İlçe Başkanı Refik Serttaş ve partililer eşlik etti.

CHP Genel Merkezi’nin yaptığı program çerçevesinde 5 milletvekili ile beraber Konya olduklarını, vatandaşları ziyaret ederek, ekonomik krizin etkilerini ölçmeye çalıştıklarını ifade eden Şener, “Her hükümetin  ekonomik programının özünde bütçesi vardır. Bütçe geçen hafta TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda tamamlandı. Maalesef Ağustos 2018’den bu yana ekonomik krizim içerisindeyiz. Bu ekonomik krizin sorumlusu hükümetin ta kendisi. Uygulamış olduğu yanlış politikalar yüzünden kriz halen devam ediyor. Tarım sektörü, esnaf zor durumda. Pek çok sektörde daralma var. Bütün gelir grupları 1.5 yıldır büyük sıkıntı içinde. Krizin en temel göstergesi de işsizlik. İşsizlik korkunç derecede arttı. 8 milyonun üzerinde işsiz var. TÜİK’in rakamlarına göre çalışıyor görünenlerin yüzde 36’sı da kayıt dışı çalışmakta. Dolayısıyla Türkiye’de korkunç bir geçim sıkıntı var demektir. Geleceğe umutla bakmadan, iş garantisi görmeden çalışan insanların milyonlara ulaştığı bir Türkiye’den bahsediyoruz. Böyle bir tablo hükümetin 17 yılı aşkın süredir ekonomiyi yanlış yönetmesinden kaynaklanmakta” dedi.

Paralar yanlış harcanıyor

Paranın ve kaynaklarının yanlış yere harcandığını iddia eden Şener, “Kamu özel işbirliği denen projeye bütçenin büyük bir kısmı aktarılıyor. 2020 bütçesinde bir trilyon lira bulunuyor. 140 milyar lira açık var. 140 milyar lira faiz ödemesi var. SGK iflasa sürüklendi. 220 milyar liralık SGK açığı var. Personel gideri 282 milyar lira. 3 yıllık kamu özel işbirliğinde devletten para almadan yatırım yapıyoruz dedikleri rakam ise  120 milyar liradan fazla. 2020 bütçesinde çiftçiye doğrudan tarım destekleri olarak 22 milyar lira verilecek. Normalde kanuna göre 46 milyar verilmesi gerekiyor. Sadece şehir hastanelerine bu sene 10 milyarın üzerinde para aktarılacak. Bu rakam gelecek yıl 25 milyara yaklaşacak. 2020 bütçesinde devlet özel işbirliği diye yapılan işlere ödenecek para 2 milyon çiftçiye verilen paradan fazla. Bir avuç işadamı, yandaşa verilen para 8-10 milyon çiftçi ailesine doğrudan verilen destekten daha fazla. Parayı yanlış toplayan yanlış dağıtan bir hükümet var. Krizin maliyetlerini hiçbir zaman yandaş, akraba ve ranta dayalı gelirlerle sürdüren kesime yıkmayan, faturayı dar ve sabit gelirliye yıkan bir hükümet var. Bunu enflasyon rakamları ile görebiliyoruz. En son gösterilen enflasyon rakamı yüzde 11. Ama mutfaktaki fiyat artışlarının yüzde 11 olmadığı herkes tarafından bilinmekte. Gerçek enflasyonla, resmi enflasyon arasındaki fark her geçen gün artıyor” diye konuştu.

Çiftçi perişan

Reel gelirlerin azalması neticesinde esnafın sıkıntıda, tarım kesiminin perişan olduğunu söyleyen Şener sözlerini şu şekilde bitirdi: “Tarım giderleri her geçen gün artıyor. Bazı gider maliyetleri 2 katına kadar çıktı. Çiftçi ve tarım destekleri yeterli değil. 110 milyarın üzerinde çiftçi borcu var. Borcundan dolayı çiftçinin tarlası, traktörü icra altında. Her yerden feryatlar gelmekte. Hayvancılıkta da durumlar aynı. Besici hayvanını kesime götürüyor parasını 2-3 ay sonra anca alabilirse alıyor. Sıraya koyuluyor vaktinde işlem yapılmıyor. Konya tavukçuluk sektöründe ülke genelinde ilk sıralarda yer alırken dış ilişkilerde hükümetin yaptığı yanlışlar, Konya’daki yumurta tavukçuluğunu bitirme noktasına getirdi. Üretim potansiyeli gelişmeli. Tarım Türkiye’nin en önemli üretim avantajlarından biri ama maalesef tarıma bile sahip çıkılmadı.”

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.