Yılmaz Sandıkcı

Yılmaz Sandıkcı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Eller

A+A-

Server-i kainat, son peygamber Hz Muhammed (SAV) efendimiz, Allah’ın huzurunda, namazda dururken ellerini önde bağlardı. Biz de ondan öğrendik bu duruşu. Kur’an-ı Kerim’de olmayan bir çok detayı kendisinden öğrendiğimiz gibi.

*

Peki, bu duruşu başka insanların önünde devam ettirmek doğru mudur? Eller önde bağlı ayakta duruşun arkasından eğilmek gelir, yani rüku… Gerçek Müslüman için bu hareket sadece Allah’ın önünde yapılacak bir harekettir.

*

Bu konularda konuşan hocaları dinliyorum, namazda yapılan hareketlerin hikmetleri, kerametleri konusunda konuştukça konuşuyorlar. Ama sadece konuşuyorlar. "Eller önde bağlı şekilde kıyamda duruş insanın, Allah huzurunda durma şeklidir, bu duruş insanın, insan önünde durması için uygun değildir” diyenini duymadım!

*

İnsanın, başka insan önünde namazın kıyam duruşundaki gibi durması, kula kulluk etmeye meyilli olmayı, hatta kula kulluk etmekten rahatsız olmamayı gösterir... Bazıları iyi niyetle böyle düşünmezler ve bazıları da durumun farkında bile değildir…

*

Farkında olmak ve anlamak için namazın şekli hakkında soru soranların, namazın manası hakkında da sorular sorması gerekir. Namazın şekli üzerinde konuşanların, namazın manası üzerinde de konuşması gerekir.

*

Örneğin, namaz dinin direğidir, ne ala.. Peki, bu direği üzerine dikeceğimiz temel nedir? Yüz milyonlarca Müslüman, her gün beş defa dinin direğini dikiyorken bu bina niçin yükselmiyor? Temelde zayıflık mı var, doğru mu atılmamış? Yoksa direkte mi sorun vardır?

*

Mana üzerinde konuşmak düşünmeyi gerektirdiği için hatta düşünce üzerinde de düşünmeyi gerektirdiği için, bu tarafa fazla girmiyor bizim hocalar.

*

Hal böyle olunca, Müslümanlar düşünerek, anlayarak iman etmek yerine, düşünmeden, taklit ederek iman ediyorlar. Bu yüzden Müslümanlar, altında yatan manayı anlamadıkları şekiller üzerinden bir birine düşerken, dünya nimetlerini İslam düşmanlarına kaptırdıklarını da fark etmiyorlar. Bu aymazlık hali İslam aleminin her tarafına yayılıp gidiyor.

*

Müslümanlar, yanlış giden bir şeyleri fark ettikleri zaman kızıyorlar tabi ama bu yanlışta kendi kusurları olabileceği üzerinde hiç düşünmüyorlar ve hemen başkalarını suçluyorlar, dikkatleri başka taraflara kaydırıyorlar, düşmanları suçluyorlar. Düşünme becerileri yeterince gelişmediği için düşmanın düşmanlık etmek için var olduğunu anlamayanlar, düşman bizim hangi eksiğimizden veya yanlışımızdan buldu düşmanlık edecek fırsatı veya cesareti? diye soramıyorlar. Sormadan düşünmeden anlamadan, şekiller üzerinden kinleniyorlar. Sövüyor, sayıyor, kindar kindar konuşuyorlar ama keskin sirke misali sonuçta birbirlerine düşüyorlar.

*

Müslümanları düştüğü durumdan kurtarmak için uyaran Müslümaları da düşman safına itiyor bu düşüncesizler ve kindar kalabalıklar olarak yaşarken, düşünen toplumların planlarına, projelerine hizmet etmeyi din zannediyorlar.

*

Müslümanlar, zannetmek yerine düşünseler, taklit etmek yerine anlamaya çalışsalar, canın ve rızkın sahibi olan Allah’ın huzurunda elleri önde bağlı durma şeklinin, başka insanların gücü önünde ve başka insanlardan gelecek menfaatler uğruna, Müslümana yakışır dik duruşu bozmamak gerektiği bilincini vermeye çalıştığını anlarlardı. Müslümanlar dinin direği olan namazda, Allah’ın huzurunda elleri önde bağlı durmanın manasını anlasalardı, kim olurlarsa olsun başka insanların önünde, böyle durulmayacağını anlasalardı eşitlik, adalet, hak, hukuk sistemleri konusunda tüm dünyaya Müslümanlar örnek olurlardı…

*

Olabilecekler mi? Ramazan Bayramınız kutlu olsun. Selam ve dua ile…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.