1. YAZARLAR

  2. Mustafa Güden

  3. Erdoğan’ı Yalnızlığa İtenler- 2
Mustafa Güden

Mustafa Güden

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Erdoğan’ı Yalnızlığa İtenler- 2

A+A-

Erdoğan hakkında dava açıldığı günlerde ‘çil yavrusu gibi’ dağılanları bilmez miyiz?

Gazeteci arkadaşımız Mustafa Alakır, fotokopi marifetiyle çoğalttığı ‘Şiir Okuyan adam seni seviyoruz’ yazılı afişleri birkaç arkadaşının dükkanına astığı için kendisini önce Emniyet Müdürlüğü’nde, ardından Cumhuriyet Savcısı’nın karşısında bulmuş, ‘Suçu övmek’ suçlamasıyla hakim karşısına çıkmıştı.

Alakır bu afişleri asarken kendisine ‘Etme, başına iş alma’ diyenler de olmuştu elbette.  Beraat etmesine rağmen günlerce ‘Alakır ne yapmaya çalışıyor’ diye sorup gıyabi tedirginlikler yaşayanlar da! 

***

Erdoğan o dönemde yargılanırken, bizim Derbentliler Dayanışma Derneği Başkanı Hamdi Acar’da İlim Yayma Cemiyetini temsilen Gazeteci Yazar Veyis Ersöz, Sendikacı Mustafa Baran ve İşadamı Ramazan Biberci ile birlikte Gazeteciler Cemiyeti Salonunda Basın toplantısı yapıp ‘Şiir okumanın, hele de böyle milli bir şiiri okumanın neresi suç’ demişti.

Bu, koskoca Konya’da Erdoğan’a destek amaçlı yapılabilen tek basın toplantısıydı.

Acar bununla da kalmamış, yemin ettirilmeyen Milletvekili Merve Kavakçı’ya destek olmak üzere HUDER ile birlikte basın toplantısı düzenlemek istemişti.

Cumhuriyet Savcısı, ‘Böyle bir toplantı yaparsanız hakkınızda işlem yapmamız gerekir. Siz dilekçenizi geri çekip toplantıyı iptal edin, ben de işlem yapmayayım’ demiş, sürecin devamında Acar dernek başkanlığını bırakmıştı.

***

Geçen gün bu olayları konuşurken sendikacı Mustafa Baran, 28 Şubat’a karşı yaptıkları bir basın toplantısını anlattı.

‘Birçok STK bir araya gelip ertesi gün basın toplantısı yapmak üzere karar aldık. Ne var ki toplantı salonunda ‘Timur’un huzurundaki Nasreddin Hoca misali’ kendi başıma kaldım. Buna rağmen çıktım sözümü söyledim, 28 Şubatçıları eleştirdim.  Büroya döndüğümde bir Yüzbaşı telefon ediyor ‘Sen kimsin, ne yapmaya çalışıyorsun’ diyerek hesap sormaya çalışıyordu.

***

Erdoğan milyonların omuzlarında Pınarhisar’a uğurlanırken ‘Onun bir daha muhtar bile olamayacağına’ inananlar, ne garip ki,  o AK Parti’ye can verip iktidara taşıdığında ‘Erdoğancı olduklarını’ hatırladılar!

Sonra bir baktık; hayatında, Erdoğan’a hiç oy vermemiş insanlar teşkilatlarda yönetici oldu!

Oysa beraber yürümemiş, beraber ıslanmamışlardı. Şiirden de, şarkıdan da bihaberdiler. Ne davayı anlayabilirlerdi, ne de anlatabilirlerdi.

Ama oluyordu işte. çark kendi dişlerini de tüketirdi!

***

Aslında Pınarhisar’a giden yol Erdoğan’ın yalnız olmadığını göstermişti.

Onun, 15 Temmuz İşgal Girişimi’ne karşı ‘Sokaklara çıkın’ çağrısına katılan halk gücü de gösterdi ki Erdoğan asla yalnız kalmayacak.

Onu yalnızlaştıranlar, 90’lı yıllarda ‘O da şiir okumasaydı’ diyenlerdi.

17-25 Aralık sürecinde ‘Ama canım bunlar da yolsuzluk yapmışlar’ diyen hane halkı mensuplarının bir kısmıydı.

15 Temmuz gecesi işgalci çete bomba yağdırırken ‘Hakkımızda hayırlısı olsun’ deyip beklemeye koyulan, sokak çağrısına da şafağa doğru intikal edebilenlerdi.

Bütün ‘rahatlık pozlarına’ rağmen yaşamakta oldukları iç tedirginlikler o kadar belli oluyor ki!

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.