1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkçı

  3. Ergenekon Destanı
Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Ergenekon Destanı

A+A-

Geçen ay “Allah’ın parmağı var da gözüne mi sokacak?” diye başalmıştım. Terör sözcüğünü Ergenekon ile birlikte kullanacak kadar kindar Türk düşmanları, her ne kadar Müslüman gibi görünseler de aslında İslam düşmanı hainler ve kalleşler sayesinde bazı Türk çocukları Ergenokon Destanı gerçeğini öğrendi… Bunu yazmaya niyetlenmiştim ki, son birkaç yılda yaşanan olaylar, Türk düşmanları yüzünden Türklüğümüzü konuşamaz olduğumuz gerçeğini gözümüze soktu.

*

Bazı Türk çocukları gerçeği öğrendi dedim çünkü bazıları hala dinlediği yalanların tatlı sıcaklığına kanma tercihine devam ediyorlar.

*

Anlamak isteyenler, basiret ve feraset ile arar bulur gerçeği, bulduğunu anlamaya çalışır ve anlar. Ancak “yapanın yanına kar kalıyorsa” yaptığı yanlışlar, gerçeği niçin arasın ki bunlar? İşine gelen yalanlara kanarlar sonra da kandırıldım deyip, yalanlardan elde ettiği menfaatler üzerine konarlar. Peki, adalet buna izin verir mi? İnsanların etkisi altındaki adaleti bilemem ama ilahi adalet buna izin vermez.

*

Tarihi olayları, anılardan dinleyenlenler bunu anlayamıyor işte sorun da burada! Tarih bir an değildir. Tarih birbiri ile etkileşim halindeki anlardan oluşan bir süreçtir ve bu süreç bilmediğimiz bir geçmişten günümüze kesintisiz akmaktadır. Süreci bir an ile veya bir anı ile anlatan ne kadar hain ise duyduklarını sorgulamadan kananlar da o kadar cahildir. Cahil deyip geçmeyiniz bunlar hainlere tekerlek olan cahillerdir. Bu tür cahillerden olmamak için gözünü açmak her müslümanın ve Türkün görevidir.

*

Kendisi ordu olan Türk Milleti’nin ordusundaki komutanları iftiralar ile mahkemelerde süründüren, zindanlarda çürüten zihniyet bu süreçte “Ergenekon Terör Örgütü” diye bir ifade kullanmıştı. Tüm millet sarsıldı bunu duyunca, bilenler için bir travma idi bu ifade. Olabilir miydi? Sonuçta, komutanlar da beşer, bazen şaşar bazen düşer Türk ordusunda da yanlış, yanılmış komutanlar olabilirdi elbette. Ama konunun bu kadar basit, masum veya dürüst olmadığı ortaya çıktı… Yalanlar ne kadar hızlı yayılsa da gerçekler elbet tarihin yüzüne çıkacaktı. Öyle de oldu.

*

Türk Milleti’ne yapılan bu ihanetten sağlanan menfaatlerin, ihaneti organize etmek için yalan uyduranların ve yalanları yayanların yanına kalmaması milletin vicdanındaki adalet duygusunun işlemesine bağlıdır. Türk milleti hain terör iftirası ile Ergenekon sözcüğünü birlikte kullananların amacını anlıyor. Gerçekler yalanlar kadar hızlı yayılmaz ve tarihin de bir acelesi yoktur.

*

Müslümanlaşmaya çalışırken farkına varmadan Araplaşan Türkler, İslam dini yerine Arap geleneklerine ve hurafeye din diye sarılan Türkler, İslam düşmanı emperyalistlerin kucağında oturan işbirlikçi Arap hanedanlarının gerçek yüzünü görmesi istenmeyen Türkler, Türk’ün şanlı ve kutlu destanını öğrenmesin diye hatta nefret etsin diye böyle kendisi gibi alçak bir ifade kullanılmıştır. Terörist Müslüman görünse de haindir, kalleştir!

*

Sonuçta tarihin gerçekleri, yalancıları boğdu ve gerçeği ortaya çıkardı, Ergenekon terör örgütü diyenlerin, Müslüman maskesi takarak aslında Türk düşmanlarına hizmet eden hainler olduğu ortaya çıktı. Namaz kılan adamdan zarar gelmeyeceği doğrudur ancak zararlı adamların da namaz kıldığı ve namaz gösterisi ile milleti kandırdığı ortaya çıktı.

*

Türk çocukları, Müslüman (!) Araplar ile haçlı bakiyesi sömürgeci kapitalistlerin hatta dinsiz komünistlerin Türk düşmanlığında birleştiğini düşünmeye başladı. Selam ve dua ile…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.