1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkçı

  3. Faiz, Caiz Vaiz Lobisi-II
Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Faiz, Caiz Vaiz Lobisi-II

A+A-

Konu sadece bir faiz konusu değil ama fazla dağıtmadan değinmek istiyorum: “Kefenin cebimi var da bu kadar çalışıyorsun?” diyerek Müslümanları hedeften kaydırıcılara “Hayır, ben kefenin cebinde götürmek için değil, gelecek nesle birikim olması için çalışıyorum.” diyecek dedelerimiz olmadığı için, “Bu dünya ahretin tarlası, tarlayı işlemezsen, ekmezsen, kıyamet günü neyin hasadını kaldıracaksın?” diye soran dedelerimiz olmadığı için Müslüman ülke ekonomileri fakirlik çukurunda.
*
Bu tür fikir ve fetvaları üretmesini ümit ettiğimiz din adamlarımız aldığı maaş ile bir ay nasıl geçineceğini hesaplamanın dışında ekonomi bilmek zorunda olmadığı için doğru soruları soramadığı, dolayısı ile sorulan sorulara da hazırlıksız yakalandığında durumu kurtaran geçici cevaplar ile hayatımızı yönlendirmek zorunda kaldıkları için, hatta soru sormayı bile günah ilan ettikleri için, soruna konuya ne kadar hakim oldukları, ne tür hangi hedeften kaydırıcıların etkisinde oldukları analiz edilmelidir.
*
Dün dedelerimizin ve onların dinlediği vaizlerin, sorulara cevap, sorunlara çözüm yerine, Müslümanın hedeflerine uygun fikirler üretmek, günü anlayıp, geleceğe hazırlanmak yerine ‘eski köye yeni adet olmaz’ diyerek durumu kurtarma yolunu seçtikleri için ve başarısızlık başlayınca dünyadan soğudukları ama bu soğumayı da meşru göstermek için vaazlar vermeyi tercih ettiklerinden yarıştan iyice koptuklarından, bugün her ‘Elhamdülillah Müslüman’ım’ diyen bireyin aklını bizzat kendisinin kullanması gereği ortada. Tarihimizde İslam düşmanı hurafecilerin “ticaret de faize benzer, aldığını artırarak satıyorsun, haram olmasa bile şüphelidir” diyerek Müslümanları ticaretten bile uzak tutan malûm melun güçlere, hayır diyemeyen ve Müslümanları aydınlatmayan ‘Âlim güçlerimizin’ de katkıları ile İslam dünyası ekonomi oyununa mağlup başladı. Müslümanlar bireysel ve bölgesel ticareti aşamadığı için global üretici olamadı ve sermaye birikimi yapamadı.

Günümüzde durum ne kadar farklı?
‘Faiz haram’ diyerek halkı bankalardan uzak tutan din adamlarımız, tasarrufunu ‘Enflasyon karşısında’ değer kaybetmeden korumak isteyenlere bir alternatif sunacak bilgiye sahip olmadığı için, insanların küçük birikimlerini yabancı ülke paralarına veya altına yatırmasına yol açmakta. Bu masum durum ise şu demek; bize faiz karşılığı borç veren, İslam’a karşı her türlü düşmanlığı ardına koymayan dış güçlerin ülkelerin ekonomisi, bizim fakir halkımızın emeği ve alın teri ile beslenmekte.
*
İşten değil dişten artar diyerek, geleceği için bir kenara ayırdığı üç beş kuruşunu haram diyerek bankaya yatırmak yerine, caizdir diyerek döviz bürolarına gidip yabancı ülke parasına yatıran bir gariban Müslüman, alıp da yastığı altına koyacağı, üzerinde Dolar veya Euro yazan kâğıt parçaları karşılığında hiçbir menfaati olamadan bu parayı matbaasında basan ülkeye kredi vermiş oluyor.
*
Bu, üç beş kuruşlar ile alınıp, bankanın gölgesinde bile durmayın diyen vaizlerin etkisi ile yastık altına konulan yabancı ülke parası dövizlerin 1999 yılındaki değeri 80-100 milyar ABD Doları olarak tahmin ediliyordu. Şimdi durum nedir bilmiyorum. Yani gariban Müslümanların 100 milyar Dolar değerindeki emek ve alın teri, Müslüman’a kurşun sıkma konusunda gözünü kırpmayan ülkelerin ekonomilerini besliyor.
*
Faizin haramlığını tartışacak değiliz ama neyin faiz olduğunu neyin olmadığını anlayıp, anlatacak âlimlere ihtiyaç duyulduğunu kabul edip bu yönde harekete geçmeliyiz.


Yerel borsalar faiz lobisini durdurur
Faiz lobisinden, vaiz lobisinden rahatsız olan Başbakanımıza acizane önerimiz; faiz korkusu ile tasarrufunu nasıl değerlendireceğini şaşırdığı için ekonomi dışında kalan milyarlarca TL’lik tasarrufu ekonomiye kazandırabilirseniz faiz lobisi gücünü kaybedecek. Bunun en kolay yolu, banka sistemine girmeyen, kendi yağı ile kavrulmak isterken gerektiği kadar gelişemeyen hatta yok olup giden Anadolu’daki cevherleri parlatacak, gün yüzüne çıkaracak şekilde yerel borsaların kurulması. Yerel borsalar elbette sihirli değnek değil ama potansiyeli uygun illerde spekülasyona kapalı olmak üzere, tasarruf birikimi ile sermaye ihtiyacını doğrudan karşılaştıracak menkul kıymet borsaları tasarlanmalı ve kurulmalı. Küçük olsun benim olsun yerine, birlikte olalım güçlenelim diyen fikirler kalkınsın. Bencillik içinde kaynaklarımızı boğan, dış güçlere peşkeş çekenler yerine, paylaştıkça kazanacağına inanan evrensel Müslümanlar kalkınsın. Şüpheliye mecbur kalan insanımıza, helal yoldan kazanacakları yollar açılsın.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.