1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkçı

  3. Faiz -Caiz Vaiz Lobisi – I
Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Faiz -Caiz Vaiz Lobisi – I

A+A-

Başımıza ne zaman bir musibet gelse, sorunu anlamak ve gidermek için çalışmak yerine, içimizi rahatlatacak şekilde dış güçleri, iç hainleri hatırlar, suçu onlara atar ve kendimizi aklarız. İçimiz rahatlar ama gerçekler değişmez. Bir süre sonra tekrar yaşarız benzer sorunları farklı görüntülerde.
*
Dış güçler, dünyayı yöneten global sermaye sahipleridir. Paranın meşrebine uygun hareket ederler. Ellerindeki en önemli silah medya eşliğinde, faiz ve menfaat uğruna vatanını, milletini satan insanlardır.
*
Müslüman bir ülke olarak global sermaye sahiplerinin bazı saldırılarını İslam karşıtı görmemiz normal olmasına rağmen bu global sermaye sahipleri arasında Müslüman işadamlarının daha doğrusu Müslüman(!) şeyhlerin, kralların varlığını görünce de şaşırıyoruz. Şaşırmamızın sebebi ‘vaiz dinleyen bireylerin parasal birikimlerini, caizci din adamları eliyle faizsiz sistem adı altında global sermayeye yani dış güçlerin gücüne kolayca eklemleyebilmeleri.’
*
Anlıyoruz ki paranın dini, imanı olmuyor. Para, duygular ile değil bazı bilimsel gerçekler ile hareket ediyor ve bu gerçekleri anlamayan ülkelere uğramıyor. Sermaye hiçbir ülkeye, gideyim de onları kalkındırayım diye gitmez. Kalkınmak isteyen ülke sermayenin kendisine gelmesi için gereken ortamı, ekonomi biliminin tanımladığı gerçeklere uygun olarak hazırlamalı ve gelen sermayenin kar etmesini sağlarken kendisini de zenginleştirecek politikalar uygulamalı. Aksi halde sömürülmüş olur.
*
Ekonomi biliminin tespitleri yanında bir de dini gerçekler var. Örneğin faiz, kitaplı tüm dinlerde yasaklandı ama ekonominin işlemesinde de vazgeçilmez bir yere sahip. Bu yüzden kimisi adına faiz der kimisi kar payı. Faiz konusundaki tanım kısır döngüsüne girmeden önce bir tecrübemi paylaşmak istiyorum: İkinci el makine ithalatı işine henüz başladığım 1990 yılında, Almanya’dan bir makine getirdik. Makineyi, söküp dağıttık, aşınan parçaları yenileyip tekrar topluyoruz. Çelik dişililer arasında plastiğe benzer bir dişli gördüm, çelik olmamasına anlam veremedim. Alman malzemeden çalacak değil ya, vardır bir açıklaması. Mühendislerimize sorduğumda öğrendim ki, bu plastikimsi dişli, makinede bir sıkışma olunca çelik dişliler kırılmasın makine zarar görmesin diye sisteme eklenen bir sigorta görevi yapıyor. Sıkışma anında kolayca kırılıyor ve makine zarar görmeden boşa çıkıyor, zayıf halka yani. Makinenin çalışmasını ve ürettiği gücü aktarmasını sağlayacak kadar da sağlam olmak zorunda. İşte ekonomi içindeki faiz de böyle; faiz düşük olursa sermaye başka ülkelere kaçıyor, faiz yüksek olursa ülkenin kaynakları sömürülüyor. Faiz yerine kar payı desek de olur.
*
Burada bir anlaşma yapalım, yazıyı sonuna kadar okuyup anlamadan eleştiri yapmayacağınıza ve yarıda bırakmayacağınıza söz veriniz. Dinimizin hükümlerini eleştirecek değiliz ama şunu sorabiliriz: Peygamber Efendimizin ayakları altına aldığı nedir? Faiz! Peki faiz nedir? Peygamber efendimizin ayakları altına aldığı şey, ekonominin işlemesinde çarkların dönmesine yarayan şey mi? Günümüzdeki bankacılık sisteminde faiz ve kar payı olarak tanımlanabilecek on, on beş kadar parasal mekanizma var. Bunlardan hangisi Peygamber Efendimizin lanetlediği ve kitaplı dinlerin yasakladığı faiz acaba? Faiz ile kar payı arasındaki fark ne? Arasındaki farka rağmen faiz oranları ile kay payı oranları niçin aynı veya yaklaşık? Ekonomide görünmez bir el bu oranı hesaplıyor da birileri sadece adını değiştirerek mi pazarlıyor? “Ameller niyetlere göredir” vecizesi bu sorunu çözmeye, Müslüman ülke ekonomilerinin geri kalma sebeplerini anlama ve anlatmaya yeterli mi?
*
Konu sadece bir faiz konusu değil ama fazla dağıtmadan değinmek istiyorum; “Kefenin cebi mi var da bu kadar çalışıyorsun” diyerek Müslümanları hedeften kaydırıcılara “hayır, ben kefenin cebinde götürmek için değil, gelecek nesle birikim olması için çalışıyorum” diyecek dedelerimiz olmadığı için, “bu dünya ahretin tarlasıdır, tarlayı işlemezsen, ekmezsen, kıyamet günü neyin hasadını kaldıracaksın?” diye soran dedelerimiz olmadığı için Müslüman ülke ekonomileri fakirlik çukurunda.
Yarın devam edeceğiz…
 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.