1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkçı

  3. Faiz ve Körlerin Fil Tarifi
Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Faiz ve Körlerin Fil Tarifi

A+A-

Faiz gibi son derede hayati bir kavramı 14 yüzyılda anlamamış, çözümlememiş ve anlatamamış insanlardan insanlık için ne gibi fayda bekliyor olabiliriz? Diyanet İşleri’nin 6 Şubat 2014 tarihli “Faiz, Caiz, Vaiz Lobisi” başlıklı yazıma gelmesine de sevinemiyorum. Yıllardan beri biz bunları söylerken bize saygısızlık edenlerin şimdi saygısızlık ettikleri düşünceler ile kendilerini savunmak durumuna düşmeleri üzücüdür.

*

Faiz gibi bir son derece hayati öneme sahip bir kavram hakkı ile anlaşılmadığı ve anlatılmadığı için Müslümanların ömrü, arasında uçurumlar olan dengesizlikler içinde geçiyor. Bir yanda önünde altın arabalar duran saraylarda yaşayan zengin Müslümanlar ve altından yapılma mikrofona konuşan hocalar diğer yanda karnını doyurmak için çöpleri karıştıran, hatta karıştıracak çöp bile bulamayan ve açlık, sefalet içinde yaşamak zorunda kalan Müslümanlar. Bir de bu manzarayı gösterip İslam dini fakirlik sebebidir, gericiliktir gibi kara proganda yapan İslam düşmanlarına fırsat veren bilgisiz vaizler…

*

Faiz gibi teknik bir konuyu ekonomi biliminden habersiz veya yetersiz bir şekilde tanımlamaya çalışan din adamları Müslümanların içinde bulunduğu dengesizlik ve fakirlikten sorumludur. Gerçek iman sahibi hiçbir din adamı bu sorumluluğu taşıyamaz ve işin aslını anlamak için bilim ile ilim işbirliğinde işin aslını anlamak için çalışır ve gerçeği hakikati Müslümanlara anlatmak için ömrünü feda eder. Olması gereken, beklenen budur.

*

Peki olan nedir? Faiz konusunu, körlerin fili tarif ettiği gibi anlatmaya çalışan din adamlarının cezasını çekiyor tüm Müslümanlar. Bu durumda her Müslüman işin aslını anlamayı kendine görev edinmelidir.

*

İşin aslını anlamak için tanımak ve tanımlamak gereken bir konuyu sadece gördüğün açıdan değil, tüm açılardan ve zaman sürecini de dikkate alarak bütünsel olarak tanımlamayı gerektirir.

*

Acizane önerim şudur, ilahiyat fakültesinden mezun olup da fetva makamına atanacak din adamlarının en az bir bilim dalında yüksek lisans yapmalarını sağlamak gerekir. Örneğin bir ilahiyatçı gitsin fizik, biyoloji, sosyoloji, kimya, psikoloji matematik, astronomi, jeoloji, ekonomi, istatistik, ekonometri, diplomasi, kamu yönetimi vb. alanlardan birinde yüksek lisans seviyesinde bir eğitim daha alsın.

*

Emimin ekonomi, ekonometri, istatistik gibi alanlarda uzman seviyesinde eğitim alan din adamları faiz gibi konuları daha iyi anlayacak ve anlatacaktır. Kuran-ı Kerim’de farklı anlaşılmalar üzerinden Müslümanların parçalanmasına sebep olan bir çok konuyu, “ilim ve bilim bütünlüğünde” eğitim alan bu din adamları çözebilecektir.

*

Faiz konusunda benim asıl sorum şudur; Diyanet, Arapça "riba" sözcüğünü nasıl oluyor da Türkçe'ye yine Arapça olan "faiz" sözcüğü ile çeviriyor? Ribayı anlamadan faizi anlatmak Müslümanları açlık ve sefalete sürüklemektir. Bu yanlıştan dönmek için neler yapabiliriz? Selam ve dua ile.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.