1. YAZARLAR

  2. Berat Eren

  3. Fetih ve Ayasofya (1)
Berat Eren

Berat Eren

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Fetih ve Ayasofya (1)

A+A-

Korona virüs dolayısıyla epey zamandır namazlarda camiye gidemedik. Artık camiye namazına gidiyoruz. Elimizde seccadelerimiz, yüzümüzde maskelerimiz, Fatih’in otağ kurduğu, Otağtepe’de Cuma namazını kılmak da, bizim nasibimize düştü.

İki güzellik bir arada oldu.

Birincisi, Fatih’in bu şehri fethinden sonra ilk defa bu kadar ara ile camide namaz kılınamadı. Ama çok şükür yeniden cemaatle namaz kılındı.

İkincisi, fethin sırrına işaret olarak; Ayasofya Camii’nde ‘inna fetahna leke fetham mübina’ diye, fetih suresi okundu.

Hepimiz duyguluyuz, gözlerimiz yaşlı.

İbret nazarıyla hadiseleri değerlendirmek lazım. Kaybettiğimiz zaman daha iyi anladık, cemaatin caminin önemini.

Allah bir daha kaybettirmesin. Allah bizleri böyle bir imtihandan muhafaza buyursun, inşallah.

Şimdi, tevafuk fethin yıldönümünde cemaate, camiye kavuştuk. Allah, bizlere bu vesile ile nice fetihler nasip eylesin.

Fethi anlamak lazım. Fethin sırrını idrak etmeye çalışmak lazım.

Fetih; önce muhabbet, sonra liyakat, gayret ve netice en sonunda muvaffakiyettir.

Allah cc, Fatih Sultan Mehmet Han’a bu hasletlerin hepsini nasip etmiş.

Önce Sevgili Peygamber Efendimizin; ‘İstanbul elbette fetholunacak, İstanbul’u fetheden asker ne güzel asker, fetheden komutan ne güzel komutandır’ hadis- i şerif i gereği bir muhabbet etmiş. Öyle bir muhabbet ki genç şehzade fatih, odasında sabahlara kadar uyumuyor. Fetih planları çiziyor, bu işe kafa yoruyor. Gece yarısı odasına gelen; neden uyumuyorsun; diye soran hocasıyla konuşurken; ‘aramızda kalsın İstanbul’un fetih planlarını yapıyorum’ diyor.

Bu muhabbet işidir, aşk işidir. Bu bir rüya işidir.

Gençler aşk ve muhabbet etmediğiniz ve rüyasını görmediğiniz, uykusuzluk çekmediğiniz işte başarılı olamazsınız.

Fatih yabancı dil biliyor, matematik biliyor, fizik biliyor edebiyat biliyor, İslami ilimleri biliyor, namazını geçirmiyor. İstanbul’ un fethinde kullanılan topların planlarını kendisi çiziyor, gemileri karada yürütüyor; Rumelihisarı’nı yaptırıyor. Askeri taktik için gereken çalışmaları yapıyor.

Her şeyin hakkını veriyor, kılıç ve duayı birleştiriyor. Bu iş için gereken liyakate sahip oluyor.

Daha sonra bıkmadan bir gayret gösteriyor.

Aylarca kuşatma devam ediyor. Fatih, atını denize sürüp; ya İstanbul beni, ya ben İstanbul’ u; diyecek kadar aşk dolu.

Akşemseddin dua ediyor, Ulubatlı Hasan surlara sancak dikiyor ve zafer kazanılıyor.

 Fetih esnasında manevi yardımlar geliyor.

İstanbul Fethi sırasında Fatih Sultan Mehmet Han Allah’a dua eder ve zamanın kutbunu yardıma göndermesini ister. Übeydullah Ahrar Hazretleri, talebeleri ile otururken atının hazırlanmasını ister ve öğleden sonra atına binip Semerkant’tan dışarı çıkar ve epey bir müddet sonra tekrar dönüş yapar. Kendisine yolculukla ilgili sorulunca; Türk Sultanı Mehmet Han’a yardım etmeye gittim, elhamdülillah Fetih müyesser oldu; der.

Çok zaman geçer, sonra Übeydullah Ahrar Hazretleri’nin oğlu İstanbul a gelir, Sultan Beyazıd Han’la görüşür. Sultan; babam Fatih anlattı, fetih anında Allah’a dua ettim, zamanın kutbunun yardımını istedim. O geldi, Korkma zafer senindir dedi, cübbesin açtı. Cübbesinin içinden sel gibi akan bir ordu gördüm. Bu ordu sana yardıma geldi; dedi, diye anlatır.

İşte fetihte böyle sırlar var.

Sonunda fetih gerçekleşti, İstanbul alındı.

İstanbul da halka can mal güvenliği olduğu, herkesin inancında hür olduğu ilan edildi. Bu sefer adaletle, iyilikle, insanlıkla, sevgi ile muamelat ile gönüller fethedildi. Yarın devam edeceğiz

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.