1. YAZARLAR

  2. Berat Eren

  3. Fetih ve Ayasofya (2)
Berat Eren

Berat Eren

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Fetih ve Ayasofya (2)

A+A-

Fatih, İstanbul’u aldıktan sonra, Ayasofya’yı Cami olarak düzenledi ve ilk Cuma namazı Ayasofya’da kılındı.

İlk Cuma kılınması için cemaat toplanır. Fatih etrafındakilere; aranızda ikindi namazı sünnetini hiç kaçırmayan var mı, varsa o imamlık yapacak; diye söyler. Akşemseddin dâhil, hiç kimseden ses çıkmaz. Bunun üzerine, Fatih; hayatımda ikindi namazı sünneti dâhil hiç namaz kaçırmadım; der.

Ve Fatih imamlık yapmak için, cemaatin önüne geçer. Birinci tekbir alır namazı bozar, ikinci tekbir alır namazı bozar, üçüncü tekbir alır namazı kıldırır. Namazdan sonra neden öyle yaptığını sorarlar, hatta bazıları padişah kibirlendi böyle yaptı diye düşünür. Fatih cevap verir; ilk tekbirde Kâbe görünmedi, ikincisinde gene görünmedi, ama üçüncü tekbiri getirince Kâbe göründü o şekilde namaz kıldırdım; diye cevap verir. Akşemseddin de olayı şöyle anlatır. Baktım birinci tekbir de Kâbe görünmedi, ikinci tekbirde de görünmedi, üçüncü sefer de Kâbe göründü ve Hızır Aleyhisselam geldi, caminin yönünü Kâbe’ye cevirdi ve arka safa geçip namaza durdu; diye cevap verir.

İşte; Fetih’te böyle sırlar var.

Daha sonra Eyüp Sultan’ın kabrinin, gene Akşemseddin’in kerametiyle bulunması ve oraya türbe yapılması var.

Burada Eba Eyyub el Ensari’nin ileri yaşına rağmen, Peygamber Efendimizin övgüsüne layık olmak için sefere çıkması ve kabrinin surların yanında olması, gençlere mücadele azmi için, çok güzel bir örnektir.

Bıkmadan usanmadan istikrarlı bir şekilde mücadele, sonunda başarıyı getiriyor.

Günümüze kadar gene, İstanbul’da Yavuz Sultan Selim ile birlikte Topkapı Sarayı’nda Mukaddes Emanetler bölümünde Kur’an-ı Kerim okunması, Sultan Ahmet Cami ve Ayasofya arasında karşılıklı ezan okunması ayrı bir anlam ifade etmektedir.

Ayasofya sadece bir cami değildir. ‘Ayasofya Fatih in vakfiyesidir, emanetidir. Ayasofya fethin sembolüdür. Devletin bağımsızlığının gücünün göstergesidir’.

Bu gün İspanya’da Endülüs Emevi Devleti zamanında muhteşem medeniyetin göstergesi olan ve Yunanistan da ecdadımızın eseri olan sonradan kiliseye çevrilen camilere kimse ses çıkarmıyor.

Ama Ayasofya için Dünya ve insanlık mirasıdır, mimarlık harikasıdır deniyor. Ne hikmetse yaparsın yapamazsın diye söyleniyor.

Bu çok anlamlı ve bir o kadar da lüzumsuzdur.

Ayasofya’nın tapusu Türkiye’ye aittir. Kimse karışamaz!

Bu arada, şimdilerde birilerinin zulüm 1453’de başladı diye demeleri çok ilginçtir.

Bizim teyakkuzda olmamız gereğini ortaya koyması bakımından, önemlidir. Aslın da bunlara hem kızmamız, hem de kendimizi sorgulamamız gerekmektedir.

Neden böyle oluyor? Demek ki; ‘  Fethin sırrını onlara tam olarak anlatamadık’…  

Bu duruma dikkat etmek gerekmektedir.

Hz. Mevlana eğitim meselesinin çok önemli olduğunu ifade ediyor… Eğitim de sevgi dili kullanmak gerektiğini belirtiyor. İnsanın olgunlaşmasının lazım olduğunu, bunun sabırla mümkün olduğunu ortaya koyuyor.

İnşallah, sabırla gayretle eğitime devam edeceğiz. Fetih aşkıyla dolu nesiller yetiştireceğiz.

Gönüller fethedilecek!

Sonuç olarak; gereken liyakate sahip olunacak.  Hem Allah’a kulluk,  hem Peygamber’e ümmetlik, hem ecdada evlatlık, görevi yapılmaya çalışılacak.

Fetih ruhundan hareketle, günümüze bakarsak Türkiye koronavirüs sonrası toparlanmaya çalışıyor.

Ayasofya da Fetih suresi okundu, insanlar camilere koştular. Camiler, açık alanlar, futbol sahaları, her taraf doldu taştı. Bizler gözyaşları içinde şahit olduk, belki meleklerde dâhil oldu bu manzaralara.

Bu süreçte; gerek yurtiçinde, gerekse yurtdışında, ihtiyaç sahiplerine yardımlar yapılıp dualar alınmaya çalışıldı.

Sağlıkta yaptıklarımız dünya çapında takdir topladı. İç güvenlik alanında ve askeri alanda başarılar elde edildi.

Ekonomide ciddi emekler sarf ediliyor, göstergeler alınan sonuçlar iyiye gidişi ortaya koyuyor.

Türkiye gayret ediyor. Türkiye Allah’ın izni ile bütün mazlumların ümidi olarak, yeniden dünyada yer alma noktasına doğru ilerliyor.

Bu idrak içinde çok çalışmak,  gayret etmek lazımdır.

Cenab-ı Hak bu güzel millete lütfü ile merhameti ile muamele buyursun. Ve nice fetihler nasibe eylesin, inşallah.

Allahümme ya müfettihal ebvab ifteh, lena hayral bab!

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.