1. YAZARLAR

  2. Mustafa Güden

  3. FETÖ İddianamesi Darbeyi Önceledi mi?-2
Mustafa Güden

Mustafa Güden

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

FETÖ İddianamesi Darbeyi Önceledi mi?-2

A+A-

İddianamede başka çarpıcı detaylar da var: Hrant Dink cinayeti: Örgütün, amacını gerçekleştirmek için başlatacağı kumpas soruşturmalarının önünde engel olarak gördüğü bir müdürü hedef haline getirdiği, ortadan kaldırılması için işlenecek bir cinayeti bilerek önlemediği, cinayetin her aşamasından haberdar olan örgüt mensuplarının olayı kullanmak istediği, Hrant Dink’in öldürülmesi olayını kasten engellemediği, Dink’i korumak için alınması gereken tedbirlere de engel olup kamu gücünün FETÖ örgütünün emrine uygun olarak kullanıldığı, Necip Hablemitoğlu cinayeti ile ilgili bölümde şu satırlar dikkat çekici;
“Hablemitoğlu, Cemaat’e karşı açıktan mücadele vermiş bir kişi idi ve adeta baş düşman bellemişti.” Danıştay saldırısı konusunda da şu satırlar var; “FETÖ’nün doğrudan karıştığı olay, Danıştay saldırısıdır. Alparslan Arslan adındaki bir avukat, ateşli silahla Danıştay’ı basarak İkinci Daire Başkanı Mustafa Yücel Özbilgin’i öldürüp yanındaki üç kişiyi de ağır bir şekilde yaralamıştır.”
***
Van Cezaevi’nde tutuklunun intiharı, MİT görevlisinin ölümü, Yarbay Ali Tatar’ın intihar etmesi, Tuğamiral Cem Aziz Çakmak, Kurmay Albay Murat Özenalp, hâkim adayı Didem Yaylalı’nın ölümü, öğrenci Erkan Eryiğit’in ölümü de bu iddianamedeki detaylardan bazıları. Emniyet Genel Müdürlüğü yöneticilerinin, İlhan Cihaner’in tutuklanması, Tahşiye Davası, Cumhurbaşkanı’nı tehdit etmek, MİT TIR’larının durdurularak aranması da iddianamede yer alıyor.
***
Şimdi kişisel bazı tespitlerimize gelelim; Yaşandığı günden bu yana; Rusya uçağının düşürülmesinde NATO ve FETÖ ile ilgili bir komutanın bu işi yapıp Türkiye ile Rusya arasını açıp, Türkiye’yi NATO’ya mecbur ettiği yönünde düşüncelerimiz vardı. Darbe girişimi sonrasında bu düşüncelerimizde yalnız olmadığımızı gördük. Devletin, elbette o gün devlet olmanın gereğiyle olayı sahiplenmesi gerekiyordu. Bir başka detay, BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun öldüğü helikopter kazasına ilişkindi. Helikopterden kritik parçaları söktüğü belirlenen TSK mensubunun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Marmaris’te kaldığı otele operasyon yapan ekipte bulunması da bu konudaki şüphelere haklılık kazandırıyordu.
***
Netice olarak, suç dosyası bu şekilde ortaya konan bir örgütün, iddianamenin kabul edildiği gün, nihai amacını öncelemesini yaşamış olduk. Darbe amacına ulaşmasa da, iç savaş görüntüsüyle NATO’nun Türkiye’ye müdahale etmesi çağrısı yapılabilecekti. Bunun denemesi daha önce de güneydoğu vesilesiyle yapılmıştı. Başta Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım olmak üzere hükümet ve devlet görevlileri Cuma akşamını çok iyi yönettiler. Erdoğan’ın İstanbul’a gelmesini ve kameraların karşısına geçmesini sağlamak da kayda değerdi. Halk çağrılara kulak verip sorumluluk hissederek meydanları doldurdu ve kalkışmayı bastırmada büyük rol üstlendi. Sokağa çıkın çağrılarının son derce yerinde olduğunu söylemek lazım. Meydanlara darbe şakşakçıları inmeden darbe karşıtlarının inmesi, sürecin seyrini etkiledi.
***
Gelinen noktada, bu yapının en son ferdine kadar, hepsinin pasifize edilmesi sürecinin hızlandığını görüyoruz. İkinci bir kalkışmaya fırsat vermeme adına, “Meydanları boş bırakmayın” çağrısının doğruluğunu biliyoruz. Halk demokrasiye o kadar sahip çıktı ki, uykusuz günlerden kimse şikâyetçi değil. Konya meydanlarında AK Partili, MHP’li, CHP’li, Saadetli BBP’li herkesi bir arada görüyoruz. Selamete çıktığımızı Erdoğan’dan duyana kadar vatandaşın sokakları, meydanları bırakmayacağı da görülüyor.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.