1. YAZARLAR

  2. Turan Aydın

  3. Filistin, Kudüs ve Mescid-i Aksa-2
Turan Aydın

Turan Aydın

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Filistin, Kudüs ve Mescid-i Aksa-2

A+A-

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ve bu konuda yetki sahibi bütün kurumlara seslendiğini belirterek, şu önerilerde bulunmuştu:

İsrail ile normalleşme hedefinden vazgeçmeli, ilişkiler askıya alınmalıdır. Mavi Marmara davası yeniden başlatılmalıdır. Barış Gücü gönderilmesi için gereken hukukî altyapı vardır ve bu konu bir an önce karara bağlanmalıdır. Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin geçtiğimiz Şubat ayında aldığı işgal altındaki topraklarda işlenen savaş suçlarıyla ilgili kararı önemlidir ve bu noktada UCM’yi harekete geçirecek girişimler yapılmalıdır. İsrail ile normalleşme anlaşması yapan ülkeler dahil, her İslâm ülkesi ile hukuku ve adaleti önemseyen bütün ülkeler, elçilerini geri çağırmalıdır. D-8 Dönem Başkanı Bangladeş, Kudüs ve Mescid-i Aksa gündemli bir toplantıyı ivedilikle organize etmelidir. Askerî veya stratejik bütün ortaklıklar gözden geçirilmeli ve yeni anlaşmalar yapılmamalıdır. Filistin’i tarih sahnesinden silmeyi hedefleyen sözde “Yüzyılın Anlaşması” gibi yol haritalarının yok hükmünde olduğu ve asla kabul edilmeyeceği açıklanmalıdır.

DÜNYA KUDÜS GÜNÜ

İran İslam Cumhuriyeti Ramazan ayının son Cuma gününü Dünya Kudüs Günü olarak iilan etmiş Türkiye ve diğer bazı İslam ülkelerinde Kudüs günü kutlama, hatırlanma ve hatırlatma Siyonist İsrail karşısında Filistinli kardeşlerimizi yalnız bırakmamak adına çeşitli etkinlikler ve programlar yapılmaktadır. Bu salgın döneminde de Dijital platformlarda, çeşitli mecralarda da devam etmektedir.

Terör devleti İsrail’in Filistin ve Kudüs’teki tahribatı, 250’nin üzerinde şehit, 2 bine yakın yaralama ile sonuçlanarak nihayetinde ateşkes yapılmıştır. İsrail’in ateşkes ilanına rağmen Mescid-i Aksa’da saldırılarına devam etmekte, Cuma namazına gelen ve namaz kılanların üzerine yine mermi yine biber gazı ile saldırmış, tutuklamalar, gözaltılar, işkenceler yapmaktadır. Bu da gösteriyor ki İsrail’in zulmü bitmeyecek, saldırıları artarak devam edecektir.

Türkiye olmak üzere İslam coğrafyalarındaki Ulusal ve Uluslararası Müslüman teşkilatlar Filistin, Kudüs ve Mescid-i Aksa olmak üzere Afganistan, Keşmir, Arakan, Çecenistan, Azerbeycan, Irak, İran, Yemen, Libya, Sudan, Suriye, Doğu Türkistan ve Avrupa Ülkelerinde İslam karşıtlığı-ırkçılıkla karşı karşıya bulunan coğrafyası ve milliyeti ne olursa olsun Müslümanlar sıkıntı ve zulüm görmekte ve buna benzer sayamayacağım birçok mazlum ve mağdur coğrafyalarda yaşayan Müslümanları unutmamak, hatırdan çıkarmamak, saldırı olmadan sürekli gündemde tutmak için Müslüman milletlere ve sivil teşkilatlara görev düşmektedir.

‘Kudüs için laf yetmez, hareket, aksiyon ve çözüm gerekir’ diyen Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın Kudüs için söylediği sözler bugünü özetlemeye yetiyor. Erbakan “Görevi layıkıyla yapmak başka bir şeydir. Bir şey yapıyormuş gibi lafla geçiştirmek başka bir şeydir. Laf yetmez hareket, aksiyon ve çözüm gerekir” buyurmuştur.

Mevcut iktidarın yaptığı/yapamadığı da tam manası bir şey yapıyormuş gibi lafla geçiştirmekte, kamuoyunda millete karşı İsrail’i telin ediyor, kınıyormuş gibi yapıyor, ancak Devlet/Hükümeti yönetmesine rağmen kurumları harekete geçirip askeri ve siyasi olarak yaptırım ve icraatta bulunmamıştır.

İsrail saldırılarının başladığı ilk günde İktidar/hükümet İsrail’i kınadığı, telin ettiği kadar sözde de olsa “Malatya Kürecik’te konumlanan radar sistemini ve İncirlik üssünü kapatıyorum” dese yine Büyükelçini sınır dışı ediyor, gönderiyorum, ticari ilişkileri askıya alıyorum dese sözü bile çaydırıcı olabilecekti. Bu zamana kadar katliamlarını yapamayacağı gibi Filistin ve Kudüs’te bu kadar tahribat da İsrail yapamayacaktı. Siyonist İsrail Başbakanı Netanyahu diyor ki “Türkiye ile ticaretimiz olmadığı kadar yüksek seviyededir.”

Türkiye içerisinde neşvünema bulan 1969 yılında faaliyetlerine başlayan Milli Görüş hareketi ve onun merhum lideri Necmettin Erbakan, başta Türkiye Müslümanları olmak üzere tüm coğrafyada etkin bir bilinçlendirme faaliyeti yapmış, yaklaşan tehlikeyi görmüş ve göstermiştir. Elbette ki bu hareket yani Milli Görüş, bedelini de ödemiştir. Erbakan ve teşkilat mensuplarının somut olarak ödediği ilk bedel, Milli Selamet Partisinin Konya’da yaptığı Kudüs Mitingi sonucu yapılan 1980 darbesi ile Partinin kapatılması, cezalı duruma düşmeleri-cezaevlerinde tutuklu olarak cezalandırılmaları olmuş ve siyasi yasaklı olmuşlardır.

Erbakan; Türkiye’de koalisyon hükümetleri ile iktidar olduğu dönemlerde Siyonist hedefin amacına ulaşmasını engelleyecek bir dizi girişimlerde de bulunmuştur. Bunun da en son somut örneği D-8 oluşumudur. “İsrail ancak güçten anlar” diye sık sık dile getiren Erbakan İslam ülkelerinden sekizini bir araya getirerek Batı’nın ve İsrail’in karşısına ciddi bir güç olarak çıkmış, bu şekilde İsrail’in hedefine ulaşmasını engellemiştir.

Kalın sağlıcakla, kalabilirseniz.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar